Yargının Bağımsızlığından Bahsedecek En Son Parti CHP’dir

13 Şub 2026 - 21:07 YAYINLANMA

Yeni bakanların yemin töreninde çıkarttıkları olaylarda haklı olduklarını iddia eden CHP temsilcileri ve onların sözüm ona medyası bu iddiasını da Adalet Bakanının Başsavcılık görevinden istifa etmeden atanmasının mümkün olmadığı tezine bağladılar. 

Biz onların Sayın Akın Gürlek’te besledikleri kinin ve nefretin sebebini Silivri’ye gönderdiği CHP’lilerden biliyoruz, hiç kimse akmak değil! 

Siz o kürsüyü Silivri’de yatanlar adına gasp etmeye, kavga çıkartmaya çalıştınız, gerisini külahıma anlatın!

Sayın Cumhurbaşkanının atama kararı Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi, TBMM’nin ilk genel kurulunda ant içmeye geldikleri anda otomatikmen eski görevlerinden istifa etmiş sayılıyorlar. İllaki istifa mektubu hazırlayıp bunu da CHP genel merkezi önünde deklare etmeleri gerekmiyor.

Peki, bunu CHP’liler bilmiyor mu? Bal gibi biliyorlar ama dedim ya, Sayın Gürlek’le olan nefretlerine yenik düşüp “hırsla kalkıp yedikleri dayakla oturdular.” Akın Gürlek’in başlattığı ve İmamoğlu'nun 'suç örgütü lideri' olmakla suçlandığı yüzyılın yolsuzluğunu “siyasi” olarak niteleyen CHP, eline geçirmişken Sayın Gürlek’e yemin töreninde saldıracak darp edeceklerdi, Allahtan muvaffak olamadılar.

CHP ve bağımsız(!) yargı…

Yargı CHP’nin değirmenine su taşır ise bağımsız, karşısında durursa bağımlı! Karşısında durursa derken aslında görevini layıkıyla yerine getirmelerini kastettim.

CHP’nin yargının bağımsızlığı çığırtkanlığını ele almadan önce konu hakkında hislerime tercüman olacağını düşündüğüm bir fıkrayla başlayayım.

İki kör oturmuş, aynı tabaktan dolma yiyorlarmış. Körün biri diğerine:

Dolmaları ikişer ikişer yiyorsun, demiş.

Şaşıran diğer kör: Nereden anladın ikişer ikişer yediğimi? Demiş.

İkaz eden kör gülmüş: Nerden olacak, ben ikişer ikişer yiyorum da ondan! Demiş. Böylece kahramanlığını anlatmak isterken hırsızlığını sıralayan kıptinin durumuna düşmüş. 

Her platformda “ADALET”, “YARGI BAĞIMSIZ OLMALI” diye feveran eden CHP’nin yargı ile olan yoldaşlığına bir göz atalım:  

- İki dönem Anayasa Mahkemesi Başkanlığı yaptım... 28 yıl boyunca CHP'ye hizmet ettim" itirafında bulunan Yekta Güngör Özden'den başkası değildir!

- Erzincan eski Başsavcısı İlhan Cihaner ve Yargıtay eski tetkik hakimi ve YARSAV Başkanı Emine Ülker Tarhan, görevlerinden ayrılarak, CHP'den aday oldular ve milletvekili seçildiler.

- Eski HSYK Başkanvekili Kadir Özbek, genel seçimlerde CHP'den adaylık için Yargıtay üyeliğinden istifa etmiş ancak listelere girememişti.

- Eski Yargıtay 3. Ceza Dairesi Başkanı Yusuf Kenan Doğan da Malatya'da CHP'nin 2. sıra adayı olmuş ancak seçilememişti.

- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi eski Başkanı Mustafa Kıcalıoğlu ise, CHP kontenjanından İş Bankası Yönetim Kurulu üyeliğine getirilmişti.

Yani bunlar yargıdaki görevlerinden istifa veya emekli oldukları gün mü CHP’li oldular? Sağdan yürüyün cüzdan bulursunuz!

Bu yargı mensuplarının aldıkları karar ve başlattıkları soruşturmalarda tarafsız olduklarını hangi vicdan sahibi dillendirebilir? Hele ki muhafazakar olduğunuzu anladıklarında…

CHP’nin yargı bağımsızlığından anlatmak istediği yargı benden olmalı tezidir. Yani bize mübah olan size günahtır diyorlar.

İşte TBMM’de başlattıkları kavganın sebebi de öz olarak budur! Başlattıkları diyorum, çünkü ekranlardan izlediğim kadarıyla fitili ateşleyen CHP’li Mahmut Tanal, dayağı da yiyen o dur!

Başlatan diyorum, çünkü bu tür olaylarda hep önde Mahmut Tanal’ı görüyoruz. 

Nerede bir terör olayı olsa CHP’li Mahmut Tanal hemen o örgütlerin yanında saf tutuyor. Gezi eylemlerine destek veren Tanal, PKK’ya ve FETÖ’cülere de kol kanat gerdi ve Meclis’e girmek isteyen DHKP-C’lilerin görüştüğü isim yine o...

1 Mayıs 2014’te İstanbul Beşiktaş'taki korsan gösteriye polis müdahale etti. Adaleti kendisi sağlamaya çalıştı polise saldırdı, tokat attı.

250'den fazla şehit verdiğimiz 15 Temmuz darbe girişimini yapan FETÖ'cülere açık bir şekilde destek verdi. Darbecilere direnen halkı o gece, “Tüm halkımızı sağduyulu davranmaya çağırıyorum. Evlerine dönmelerine, gerginlikten kaçınmaları diliyorum" diyerek engellemeye çalıştı.

2013 yılında FETÖ'nün elebaşısının çağrısı üzerine Bank Asya'ya gitti, hesap açtırdı, para yatırdı. FETÖ'cüleri alkışladı. Eylemlerine katıldı.

FETÖ'nün medya ayağı Kanaltürk ve Bugün TV'ye kayyum atanmasını protesto etti. "Bu bir iş yerinin işgalidir, mülkiyet hakkının ihlalidir" diyerek hainlerin yanında boy gösterdi.

Muğla’daki Akbelen’ de Jandarmaların üzerlerine yürüdü onları kovaladı.

Ergenekon davasını takip etmek üzere gittiği Silivri'de duruşma salonuna ulaşmak isterken güvenlik barikatının üzerinden atlayarak sol ayak topuğunu kırdı…

En sonunda da burnu kırıldı.

İnanın bana CHP sakin ve yapıcı bir muhalefetlik yapsın, hele birde yolsuzluklarla suçlanan belediye başkanlarına “aklanın da gelin kardeşim” desin, oy patlaması yaşar, benden söylemesi.

Tanalın vukuatlarını anlat…

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: