Açtırmayın Ağzımı Söyletmeyin Kötüyü

11 Şub 2026 - 21:04 YAYINLANMA

Ceketin bir yüzü bir de astarı olur, astarı içindedir. Eğer iki tarafı da yüz olsaydı buna iki yüzlü ceket denirdi. Ama cekette haysiyet olduğu için astarını ve yüzünü de saklamaz, harbidir. Ama ceketin dahi bu haysiyetine karşılık türü insan olan fakat haysiyet yoksunu iki yüzlü insanlar çevremizde mutlaka vardır, bunlar dalkavukluğu meslek edinmiştir. 

Yazılarımda dikkat çektiğim konulardan ziyade gazeteciliğime takılan bu hem zavallı hem de dalkavuklara tekrar da olsa hatırlatayım, ben sanayici bir iş adamıyım. Eleştiri yaptığım siyaset kurumlarında üst düzey görev aldım, şimdi ise cesaret edemediğiniz öz eleştiriyi yapıyorum. Esnaf teşkilatlarında uzun süre Başkanlık yaptım bu kurumlarda -geneli tenzih ediyorum- dönen dolapları biliyorum, %80’ninin ne halt işlediğini biliyorum, konuşmak çare olmadığı içinde 40 yıla yakındır da yazar oldum ve yazıyorum;

Sahibinin seslerine diyorum ki, bu ülkede on bir bini sarı basın kartlı olmak üzere yüz binin üstünde gazeteci var %40-50’ si basın yayın mezunu olsa da diğerleri (Örnğ. Herkes tanıdığı için isimlerini veriyorum. Ahmet Hakan ilahiyat mezunu, Emin Çölaşan işletme bilimleri mezunu). Bu ülkede akademisyen yazar…Sanayici yazar…Sanatçı, kanatçı yazar…Reçber, çiftçi yazar…Velhasıl yazar oğlu yazar! Gazetecilik, layıkıyla yaparsan aynı zamanda kamu görevidir. Bende sanayici yazarım, ele aldığım konularda kamuyu ilgilendiriyor, mesele devletse yazmakla kalmam çizerimde.

Benim gazeteciliğimi bırakın da yazdığım konuları araştırın. Çünkü, birçok yazımda en son ise bir önceki yazımda hepsi asırlık, binin üzerinde tarihi eserin bulunduğu İzmir Ayakkabıcılar Odası bünyesindeki müzeye ne olduğunu, sözde esnaf sevdalısı Ayakkabıcılar Odası ve aynı zamanda İzmir Esnaf Birliğinin yalan söylemeyi hizmet sanan başkanı bey efendinin bu eserleri ne yaptığını ayakkabıcı meslektaşlarım adına soruyorum. Siz bunu merak etmiyorsunuz, kalkıp benim gazeteciliğimi sorguluyorsunuz. Siz uyuyorsunuz diye bende mi kulağımın üstüne yatacağım, çok beklersiniz!

Söz konusu bu müzeyi, üniversitelerin bilim adamları, 2000 yıllardan 2016 yılına kadar İzmir’e gelmiş valiler, başbakanlar, meclis başkanı ve onlarca bakan ziyaret etmiş, lütfen bu müzeyi koruyun ve ayakta tutun, değerini bilin demişlerdi. Bu müze Türkiye’ye değil dünya örnek bir müzeydi. Ziyaret edenlerin hayran olduğu bu örnek müzenin akıbeti nedir? İçerisindeki eserler ne oldu? Allahtan korkup kulundan utanmıyorsunuz, köy kahvesi martavalı okuyorsunuz;

Şimdi inanmayıp ziyaret eden başbakan, bakan ve meclis başkanı kimdi diye merak ediyorlardır! Allah sağlıklı ömürler versin bir çoğu sağ, meraklanan gitsin eski başbakan Tansu Çiller, Devlet Bakanı Ufuk Söylemez, rahmetli Recai Kutan’a soramazlar,  Numan Kurtulmuş, Sanayi Bakanı Kenan Tanrıkulu, Bayındırlık ve iskan Bakanı Abdülkadir Akcan, Ulaştırma Bakanı Oktay Vural, meclis Başkanı Bülent Arınç, Devlet  Bakanı Mehmet  Aydın, M. Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Sanayi Bakanı Ali Çoşkun, Zafer Çağlayan gibi onlarca üst düzey yetkilinin  ziyaret etiği ecdat emaneti olan tarihi eserlerin sergilendiği müzeyi ne yaptı esnaf sevdalısı zatı muhterem, hırsızlara mı kaptırdı?

Yazdığım her konu ayakkabı sektörünü ilgilendirdiği gibi kamuoyunu da yakından ilgilendiriyor. 86 milyon insanın olmazsa olmazı en az temel gıda maddesi kadar önem arz eden ve ihtiyacı olan ayakkabıyı üreten sektörün ufkunu açacak, teknik eleman yetiştiren milyonlarca değerinde makina ekipmana sahip olan okulu birileri kapatacak sonra da esnaf sevdalısı olacak!

Sözde esnaf birlik başkanı bıraksın 250 bin esnaf edebiyatını, önce başkanı olduğu ayakkabıcı esnafının   onuru olan müzenin hesabını verecek; devamı yazımda eğitime son verdiği okulun milyonlar değerinde makina ve ekipmanı şimdi kimler kullanıyor kime hizmet ediyor ondan söz edeceğim. Ayrıca gerçekleşmeyecek hayali bir proje için tüyü bitmediğin hakkı olan devletin on beş milyonunu hiç etmesine eşlik eden proje müellifi başkan yardımcısı, Hulusi Çıtak, yönetim kurul üyeleri Mehmet Özsevgin ve diğer ekip arkadaşları yanında ticarethane yapılan söz konusu bu okulda görev yapmış Müdürler Nurettin Güven ve Ertan Pekmezci’ den söz edeceğim; Bunlar herhangi bir kurs düzenlenip düzenlenmediğini toplama kişilerle resim çektirip sözde kurs verildi oyununa eşlik edip etmediklerini soracağım.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter:

Haluk bozkur
2026-02-11 22:35

Sabırsızlıkla yazının devamını bekliyorum