Bir Yanda Sefalet, Diğer Yanda Şatafat
Dünyanın genelini etkileyen ve hemen yanı başımızda yaşanan olumsuzluklar nedeniyle zor bir süreçten geçildiği günümüzde; ayakta kalma mücadelesi veren esnafın idarecileri tam böyle bir dönemde Kıbrıs’ta lüks otellerde, başkanlar kurul toplantısı adına sözde esnafın sorunlarını tartışma bahanesiyle 3 gece 4 gündüz saltanat toplantısı düzenlemesi maalesef vicdanları yaralıyor. Mesele yalnızca bir toplantı değil; mesele, zamanın, mekanın ve tercihin yanlışlığıdır. Esnafın yükü bu kadar ağırlaşmışken, bu görüntülerin izahı mümkün değildir. Aile boyu rakı masalarında esnafın hangi sorunlarını tartıştınız?
İzmir Esnaf birliği başkanı olmak, keyfine göre her istediğini yapmak değil; aynı zamanda esnafın hissiyatını doğru okumaktır. Bugün esnafın beklentisi gösteriş değil, hassasiyettir. Hele ki bu saltanat toplantısı ve bu görüntüler, geçim sıkıntısının bu kadar yıkıcı olduğu bir dönemde yapılıyorsa edepsizliktir terbiyesizliktir. İzahı da yoktur.
Elbet toplantılar yapılır. Ancak yer ve biçim en az içerik kadar önemlidir. Mütevazi imkanlarla, ülke içinde daha sade ortamlarda yapılır. Vicdanları sızlatan sadece bu saltanat gezileri mi, seçim sathında muhaliflere karşı yapılan baskı ve irade satın almak için Birliğin imkanlarını hovardaca harcamalarda ayrı bir meseledir, bu konu da başta esnaf camiası olmak üzere kamuoyunun dikkatinden kaçmamaktadır. Unutulmamalıdır ki; esnaf ferasetiyle büyüktür aynı zamanda adalet duygusuyla da hassastır. Zor günlerde yöneticisinden beklediği şey, kendi hayatından kopuk bir tablo değil aksine derdine ortak olmaktır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; daha fazla gösteriş değil, daha fazla sorumluluktur. Daha fazla lüks hayat yaşamak daha fazla harcamak değil, daha fazla tasarruftur. Devletin acilen bu kurumlara, belediyelerde olduğu gibi neşter vurması gerekiyor; Bazı belediyelerde yaşanan yolsuzluklar, keyfi harcamalar nasıl had safhada ise söz konusu esnaf teşkilatlarında da hat safhadadır.
Ülke genelinde 2 milyon esnafın sözde temsilcisi Odalar, Esnaf Birlikleri, Federasyonlar ve Konfederasyonda idareciliği iş edinmiş 32 bin maaşlı idareci ordusu vardır, bunların %50’ sinin de işi yoktur, idareciliği iş edinmiştir. Bu kurumların zorunlu aidat yanında, evrak işlem adına topladığı paralar neredeyse bir Bakanlığın bütçesine eşdeğerdir, bu durumu iktidarı da muhalefeti de göz ardı etmemelidir. Bu paraların ne bir esnafa ne de devlete bir kuruş katkısı yoktur.
Belediyelerde bankamatik kadro, arkadaş, akraba istihdam yanında imar uygulamalarında, ihaleye fesat, ruhsat düzenleme konularında yolsuzluk ve usulsüzlükler yapılıyorsa, esnaf teşkilatlarının birçoğunda da benzeri uygulamalar yanında sözde istişare toplantıları adına saltanat toplantıları yapılarak kurumların paraları hiç edilmektedir...
Geçmişte yazmam nedeniyle bazı idareciler incelenip ceza alsalar da usulsüzlükler ve keyfi harcamalar günümüzde aynen devam etmektedir. Örnek mi? Bırakalım geneli İzmir Esnaf Birliğinin, lüks otellerde saltanat toplantılarına devam etmesi, kurum kesesinden İzzet-i ikram, ağırlama ve yemek giderleri, bünyesinde bulunan komisyonda iki-üç oda başkanına kıyak olsun diye görev vermeye devam ediliyor. Yani değişen bir şey yok.
Maalesef kurucusu ve mensubu olduğum iktidar partisinin İzmir milletvekilleri bu durumu görmezden gelmeye devam ediyorlar. Buradan onlara bir kez daha hatırlatmak istiyorum, siz esnafı memnun edecek düzenlemelere ağırlık verin, onların yöneticileriyle iyi geçinmenin esnafa bir faydası yoktur.
Üniversiteye belki ziyarete gitmiş olabilir ancak üniversite okumadığı halde üniversite mezunuyum diye bırakın esnafa yalan söylemeyi, mahkemelerde dahi hakimlerimiz eğitim durumunu sorduğunda üniversite mezunu olduğunu söyleyen mevcut başkan geçmişi bile aratıyor; Çünkü saltanat toplantılarına devam ediyor, izzet-i ikram ve reklama devem, otel lokal, otopark çalıştırmaya devam, esnaf kesesinden irade satın alma adına eleştirdiğimiz söz konusu o komisyonlara devam ettiği gibi komisyon sayısını 5-6 kişiye çıkararak 40-50 Oda başkanlarına kıyak geçmeye devam ediyormuş...
Odadaki üye sayısına göre brüt asgari ücret üzerinden aldığı aylık 150 bin lirayı bulan maaş alacak…Ayda 1-2 saat toplantı yapacak…Sadece aldığı bu maaş üzerinden edindiği gelir sebebiyle esnaf olma haddini aşacak…Bu da yetmeyecek esnafın alın terinden verdiği aidatları hovardaca harcayacak…Tüm bunlar olurken de ilgili, yetkili devlet kurumları ve milletvekillerimiz de seyredecek!
Devam edin bakalım. Nereye kadar?
Yaşanan olumsuzlukları görmezden gelen İzmir basınına, İzmir kamuoyunun dikkatini çektiği halde söz konusu zati muhtereme koltuk değneği olan ve Ankara’dan gelen her yetkilinin koluna girerek Esnaf birliğine ziyarete götüren mensubu olduğum iktidar partimin mevcut mirasyedi İzmir teşkilatları ve milletvekillerine söylenecek çok sözüm olacak, takip etmeye devam edin.