Bir Siyasi Parti Genel Başkanı Düşünün…

25 May 2026 - 12:42 YAYINLANMA

Yazımın başlığını “Bir siyasi parti genel başkanı düşünün...” Diye attım, ama böyle bir genel başkanı düşünmek dahi istemiyorum! CHP’ye de yakıştıramıyorum böyle birisini. Ama onlar kendilerini yakıştırdılar: Baklava kutuları…Valizler…Para kuleleri…Bantlanan kameralar…Pavyon köşelerinde delege satın almalar…Belediyelerinde dönen akçeli işler…Derken elbette işin sonu MUTLAK BUTLAN!

 Bu kadar şaibenin sonunu kim hayırlı bekler ki?

Mutlak Butlan; Büyük bir ‘mutlak buhrana’ dönüştü. Kendi genel merkezini harabeye dönüştürecek kadar şuursuzluğu siyasi hayatımda hiç görmedim.

 Allah, bilinçli, sağ duyulu ve vatansever CHP’lilere yardım etsin.

Kısaca özetleyelim…

Devletin kanunlarıyla siyaset yapacak, yine o devletin hukuk sistemi sayesinde seçimlere girecek, milletvekili olacak, kürsü sahibi olacak... Fakat aynı hukuk kendi yanlışlarına dur dediğinde bir anda devleti suçlayacak, mahkemeleri hedef gösterecek, sokak çağrılarıyla toplumu germeye çalışacak.

Hakkı gasp edilen CHP’li, şikayet eden CHP’li...Otel lobileri, pavyon köşeleri, restoran ve kafelerde delege iradeleri satın alınarak entrikalar yapılacak, Alicengiz oyunlarıyla seçim kazanılacak, hakkı gasp edilenler üvey evlat; erki eline geçiren Zat-i Muhteremler ise öz evlat olacak?

Hukuka aykırı kazanımlar ellerinden alınınca, devlet nizamına meydan okunacak, şerefli hakim ve savcıları taraf yaparak her tür edep dışı sözler sarf edilerek zan altında bırakılacak…  

Demokrasi; işine gelmediğinde reddedilecek bir düzen değildir. Hukuk; sadece kendisine avantaj sağladığında kabul edilen, aleyhine karar verdiğinde yok sayılan bir mekanizma hiç değildir.

Bugün Türkiye’de en büyük tehlikelerden birisi, siyasetin sorumluluk dili yerine sokak gerilimi üzerinden yürütülmek istenmesidir. Genel başkanlığı sona eren ana muhalefet partisinin bir milletvekili statüsündeki Özgür Özel’in kullandığı dil; toplumu sakinleştiren, sağ duyu çağrısı yapan bir siyaset dili olmaktan uzaklaşmış, aksine devlete meydan okuyan bir çizgiye kaymıştır.

Bir siyasetçinin görevi halkı sokağa dökmek değil, milletin huzurunu korumaktır. Hele ki hukuk süreçleri devam ederken insanları kışkırtacak açıklamalar yapmak; demokratik hak arayışı değil, toplumsal tansiyonu yükseltme çabasıdır.

Türkiye bir hukuk devletidir. Eğer bir hak varsa mahkemeler verir, bir yanlış varsa yine hukuk ortaya çıkarır. Kimsenin kendisini kanunların üstünde görmeye hakkı yoktur. Siyasi kimlikler kişilere dokunulmazlık değil, millete karşı sorumluluk yükler.

Muhalefet yapmak başka şeydir, devletin kurumlarını hedef haline getirmek başka şey... Eleştiri yapmak başka şeydir, sokak üzerinden baskı oluşturmaya çalışmak başka şey...

Bugün milletin beklediği şey bağıran, tehdit eden, kriz büyüten siyaset değil; aklıselimle hareket eden, ülkenin huzurunu düşünen bir anlayıştır. Çünkü bu ülke sokak kavgalarıyla değil, hukukla ve demokrasiyle büyümüştür.

Devlete güveni zedeleyen, mahkemeleri tartışmalı hale getiren, gençleri öfkeye yönlendiren her söylem; siyasete değil Türkiye’ye zarar verir. Ana muhalefetin görevi kaos üretmek değil, çözüm üretmektir.

Unutulmamalıdır ki; Devleti ayakta tutan şey sadece seçimler değil, kanunlara duyulan saygıdır. Kanunu sadece kendi lehine olduğunda savunanlar, demokrasiye değil şahsi çıkarlarına hizmet eder.

Özgür Özel’in derdi ne partisi ne devlet ne de millettir derdi; koltuğu, ekabir takımlarıyla birlikte çıkarlarıdır. Özel’den bırakın devlet adamlığını siyasetçide olmaz. Cumhuriyetle yaşıt Mustafa Kemalin mirası olan CHP’ ye ise zarardan başka bir katkısı da olmaz. Devlet adamında sorumluluk olur, ağzından çıkan cümlelerin neye mal olacağını bilir.

Bir önceki yayınlanan yazımda asgari ücretli ve emeklilerin hali malumken sistemden beslenenler ve 400 bin lira maaş alan vekillere değineceğimi söylemiştim, ama malumunuz CHP Manisa milletvekili Özgür Özel beyefendinin devlete meydan okuması canımı sıktı...

Yahu sizde zerre miktarı kadar ahde vefa yok mu?

Sizi milletvekili yapan, grup başkan vekili yapan Kılıçdaroğlu değil mi?

2023’te bu insan sizin cumhurbaşkanı adayanız değil miydi?

Yoksa ilk genel seçimlerden sonra Silivri korkusu mu sardı sizi?

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: