Dün Yazdık Bugün Yaşanıyor: Kentsel Dönüşümde Acı Gerçekler
Bazı yazılar vardır... Kaleme alındığı gün değil, aradan zaman geçince değeri daha iyi anlaşılır.
Ben bu köşede İzmir Büyük Şehir Belediyesince Kentsel dönüşüm adı altında yürütülen kooparatifleşme sürecinde yaşanan ve yaşanacak aksaklıkları 2023 ve 2024 yılı boyunca, Usül ve esasa uymayan işler oluyor. Kentsel dönüşümmü, rantsal dönüşümmü. Ev sahibi olayım derken dert sahibi olacaklar, başlıgı altında, “onlarca” yazılar kaleme almıştım.
O günlerde bu uyarıları kimi çevreler “abartı” olarak gördü. Kimi çevreler iftira ve istinat dedi. Ama bu gün geldiğimiz noktada, o süreçte ne kadar haklı oldugum ve soruların ne kadar yerinde oldugu dahada net anlaşılıyor. Bu gün kamuoyuna yansıyan gelişmeler, yargı sürecine konu olan iddialar ve yürütülen soruşturmalar meselenin ciddiyetini göz önüne seriyor.
Kooparatif yönetimlerinde yer alan bazı isimler hakkında işlem yapılması, gözaltı süreçleri ve devam eden hukuki gelişmeler... Tahsin Güzel abartıyor ve politika yapıyor diyenler herhalde utanıyordur.
Altını özellikle ciziyorum: Yargı süreci devam etmektedir ve nihai kararı elbette bagımsız yargı verecektir. Ancak şu da bir gerçek ki; Ortaya çıkan tablo, yıllardır dile getirdiğim konu ve iddiaların göemezden gelinmesinin artık mümkün olmadıgını gösteriyor.
Hiç kimse, siyasi kimliği ne olursa olsun vatandaşın alın teri üzerinden tartışma konusu olacak bir sürecin parçası olmamalıdır. Siyaset, vatandaşa hizmet için vardır. Vatandaşın umutlarını tüketmek için değil. Eğer ortada bir usülsüzlük varsa, bunun üzeri örtülerek değil, üzerine giderek cözülmesi gerekir. Çünkü adalet geçikirse, güven tamamen azalır. Bu gün susarsak yarın daha büyük mağduriyetlerin önünü açarız.
Ev sahibi olma hayaliyle yola çıkan insanlar... Bu gün hem maddi hem manevi olarak büyük bir belirsizlik içinde. Ve şimdi sorulması gereken sorular daha da net: Bu süreçler neden zamanında denetlenmedi? Vatandaşın yaptıgı ödemler hangi aşamalarda nasıl değerlendirildi.
Arsa yok, Plan yok, Proje yok, onlarca kooparatif kurulup Belediyenin mensubu oldugu CHP İzmir İl başkanı, Ankara İl başkanı İstanbul’ un bir İlçe yönetim Kurul üyes, yöetici olması ve olmayan bazı porjelere teminatsız milyonlarca avans vermesi.
Vatandaşa Otuz iki ay deyip % 60’ ın üzerinde ödeme alındıgı halde temel dahi atmamak ahbap çavuş ilişkisiyle işleri götürmek üsül ve esasa uymayan uygulama içinde olmak elbet partinin suçu değil ama hesap sormaması yaşanan bu olay karşısında sesiz kalınmasının hesabı sorulmalıdır.
Görevde olan da, geçmişte sorumluluk taşıyan da, şunu bilmelidir: Hiç bir makam, vatandaşın hakkından daha büyük değildir. Bu gün gelinen noktada bazı isimlerin gözaltına alınması ya da tutuklanması süerecin ciddiyetini ortaya koyarken; aynı zamanda kamu vıcdanının da cevap beklediğini gösteriyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen ve kooparatif modeliyle ilerleyen bazı kentsel dönüşüm projelerinde ortaya atılan iddialar, artık görmezden gelinecek boyutu çoktan aşmış durumda. Üstelik bu koopratiflerin yönetiminde siyasetin gölgesinin hissedildiği de bir gerçek.
Konuyla ilgili CHP Ankara il başkanı ve oglunun da tutuklanması, Ülkemiz de Siyasetin halka hizmet için bir araç olmaktan ziyase partileride töhmet altında bırakan bazı kişilerce ikbale amaç olarak kullanıldıgını akla getiriyor.