Siyasetçinin En Büyük Sermaysei Tutarlılığıdır Özgür Bey

08 Mar 2026 - 08:42 YAYINLANMA

Ana muhalefet partisi CHP’nin genel başkanını ve çeşitli kademelerdeki yöneticilerini uyaran sadece ben miyim? Hem de yüzlerce kez…

Hep diyorum ya CHP’nin konforlu siyasetini bırakın Türkiye’yi dünyanın hiçbir yerinde göremezsiniz. Öyle bir kitle oluşturdu ki, ne versen sorgusuz sualsiz yiyip yutuyorlar.

Tuvalet terliğine oy vereni gördüğünüz gibi.

Oduna oy vereni de orada bulursunuz… 

Türkiye’de siyaset ciddi bir iştir. Hele ki bir ana muhalefet partisinin genel başkanlığı gibi bir sorumluluğu taşıyorsanız, kullandığınız dil yalnızca sizi değil temsil ettiğiniz kitleyi de şekillendirir. Ne var ki son dönemlerde Özgür Özel’in söylemlerine baktığımızda, bu sorumluluğun gerektirdiği siyasi ağırlığı göremiyoruz.

Ana muhalefetin görevi, ülkenin meselelerine alternatif üretmek, güçlü projeler ortaya koymak ve toplumun farklı kesimlerini ikna edebilecek bir siyaset dili kullanmaktır. Fakat bugün gelinen noktada CHP genel başkanı ve yöneticilerinin sık sık sokak tartışmasını andıran bir üsluba sığındığını görüyoruz. Boş laflar sert sözler, günü kurtarmaya dönük polemikler...Bunlar belki sosyal medyada alkış alabilir; narkozlu seçmenleri mutlu edebilir ancak devlet ciddiyeti olan siyasete katkı sağlamaz.

Türkiye gibi büyük ve güçlü bir ülkede siyaset yapmak, sloganlarla değil akılla olur. Eleştiri sürekli itiraz eden ama somut bir yol göstermeyen bir siyaset anlayışı, kendi ağırlığını kaybeder. Bugün toplumun dikkatle izlediği şey şudur: Söylenen sözlerin gerçekten bir devlet aklı var mı? Yoksa anlık gündemlerin peşinde koşan duygusal, çıkışlarla yön bulan bir politika mı izleniyor?

Sokak diliyle siyaset yapılabilir sanmak, bırak CHP’yi siyasetin kendisine de haksızlıktır, çünkü siyaset; öfkeyle değil, akılla yürür. Gürültüyle değil, vizyonla büyür. Bu ülkenin geleceği hakkında konuşan bir liderin kelimeleri tartarak seçmesi gerekir. Bugün Türkiye’nin ihtiyacı olan şey daha fazla tartışma değil, daha fazla sorumluluk duygusudur. Siyasi liderlerin de bu sorumluluğu taşıyacak olgunlukta bir dil kullanması beklenir. Siyasetçinin gücü sesinin yüksekliği değil, sözünün ağırlığıdır.

Toplum artık polemik değil, ciddiyet görmek istiyor. Çünkü Türkiye’nin geleceği, sokak tartışmalarıyla değil; aklıselimle yapılacak bir siyasete ihtiyaç duyuyor. Duyuyor ama sözde iktidara namzet Ana muhalefet partisinin lideri havanda su dövüyor ne bir ağırlık ne de bir tutarlılık var.

Bölgemizde sorun yok mu kardeşim? Çevremiz ateş çemberinde dünya ekonomik krizin eşiğinde, soysuz devletlerin hedefinin ne olduğu belli, gece İmamoğlu’yla yatıp sabah Tanju ile kalkıyorsun, kürsülerden yolsuzlukları aklıyorsun, hakim savcı mısın, bırak yargılansınlar aklansınlar, devletin bir düzen ve intizamı olur. Siyasetçi asker değil, polis değil hakim savcı hiç değil, ayrıca bu kurumların üstünde hegemonya kuramaz haddini aşarak bu kurumları eleştirip hakaret edemez.

CHP’nin bu tutumları yüzünden maalesef siyaset ayağa düştü, mitinglerdeki konuşmalara ve TBMM toplantılarına bakıyorsun hep sokak ağzı jargonu…Siyasetçilere bakıyorsun adeta pavyon kabadayıları. 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: