Esnaf Oda Seçimlerinde Yaşanan Kavgalar Hizmet Adına mı?

13 Oca 2026 - 12:09 YAYINLANMA

TAHTAYA VURAYIM DA NAZAR DEGMESİN

Anadolu’da eskiden Ford kamyon ve minibüs meşhur bir markaydı…Aynen günümüzde esnaf teşkilat başkanlarının kendilerini marka gördüğü gibi! Öyle ki, Ford kamyonu olmayana kız vermezlerdi. Hikaye o dur ki, o günler köylünün birisi bir Ford minibüs alıyor, şehre gitmek üzere köylü halkını dolduruyor minibüse, havalı bir şekilde direksiyona oturup gövdesinin yarısı camdan dışarıda, aynı günümüzde has bel kader esnafın temsilcisi olup koltuğa oturunca kendini bir halt sanıp eksiklerini eleştiren üyeleri asan, kesen tehdit eden havalı bazı kabadayı sözde başkanlar gibi. Dönelim hikayemize, bizim havalı şehre gitmek üzere  basıyor gaza birinci viraja sert giriyor, önden bir vatandaş cılız bir sesle yavaş gider misiniz şoför bey diyor,  havalı ona sen Ford minibüs nedir biliyor musun diyor, vatandaş sesini kesiyor, ikinci viraja daha hızlı giriyor  bu defa ortadan bir hanım efendi aynen yavaş gider misin deyince ona da aynı sözü söylüyor,  üçüncü viraja  daha da  hızlı girince bu  defa arkadan bir zat yavaş git ulan diye bağırıyor  ona da  aynen sen Fort minibüs nedir biliyor musun  deyince  o zatta  biliyorum ulan deyince, bizim havalı o zaman sen bunun freni nerede onu da biliyor musun diyor....Bizim havalının Ford minibüsü var ama arabanın freninin nerede olduğunu bilmiyor.

Esnaf odalarının seçim sathına girdiği günümüzde yaşananlara bakınca başta sözüm ona odaların ildeki en üst kuruluşu esnaf birliğinin başında olan zatın kanun, usul esas bilmediğini görüyoruz, bunun yanı sıra beyimiz anti demokratik uygulamalar yanında krallık ilan etmiş, asıyor kesiyor… Adam birlik başkanı olduğu halde kendine  muhalif odalara karşı  tarafsız olması gerekirken bazı parti ve kendini bilmez siyasileri kullanarak  yandaş oda başkanlarını da yanına alarak  muhalif odalara mobbing uyguluyor, aynen başkanı olduğu ayakkabıcılar oda seçiminde kendine muhalif olan üyelere basında vücut bulan kabadayılık yaptığı gibi.

Kamuoyu ve garip esnaf söz konusu esnaf teşkilatlarında yaşananları bilmediği gibi genel kurullarda ne dolapların döndüğünü de bilmez, bana soruyorlar, ya buralarda kavgalar neden oluyor diyorlar evet buralarda bir esnaf üyenin yıllık üç bin liraya yakın zorunlu aidat yanında alacağı her evrak ve işlem için 600 lira para ödemesi var, ülke genelinde iki milyon, İzmir’de ise 280 bin esnaf var. Toplanan bunca para bu paranın ne devlete ne de bir üyeye zerre katkısı var, kavga koltuk kavgası!

Değerli okurlar sevgili, dostlar yazdığım bu ve benzeri konularla ilgili herkesi memnun etmek mümkün değil, memnun olanlar yanında memnun olmayan, darılan ve alınanlar bir hayli çok, istisnalar lütfen üzerlerine almasın. Yürürlükteki 5362 sayılı kanun TBMM ilgili komisyonunda görüşülürken maaş konusu gündeme gelince eski 507 sayılı yasada sürdürülen saltanat ve üç-beş yerden maaşa mani olmak için yeni yasada maaşlara sınır getirmek için mücadele verdim. 2005’te yürürlüğe giren bu yasada sadece bir yerden maaş alabilme hakkı yasallaşınca Türkiye’de ne kadar Oda, Birlik ve Federasyon, Konfederasyon başkanı varsa %80’i bana düşman oldu, kıytırıktan bahanelerle bana onlarca dava açıldı kızanlar çantasında buz bulundursun. Hani sizinkisi para, koltuk değil hizmet aşkıydı?  

Ben bu teşkilatlarda adam gibi görevini yapanları tenzih ediyorum, benim derdim bu kurumlara has bel kader gelip kurumla kişilik ve kimlik kazanıp sistemin bozukluğundan yaralanarak buraları babalarının şirketi gibi kullanan, her tür usulsüzlüğü yaparak saltanat sürdürenlerledir.

Seçilen kişiler esnafın derdiyle dertlenmeli, esnaf tanımına uymalı, maliye kaydı kâğıt üzerinde değil aktif olmalı. Yedi bin sülalesine iş yaratmamalı kurum kesesinden hovardalık yapmamalı esnafın yıllık cirosu rakamlarını aşan miktarlarda seçim kazanma ve iradeyi ipotek altına alma adına, binlerce kişiye yemek, lüks otellerde kurumun parasını harcamamalı, seçimi garantiye almak için saat, kahve makinası gibi hediyeler dağıtılmamalı. Kesemden dağıtıyor yedirip içiriyorum sana ne diyenler var, ama bunu benim külahıma anlatsınlar! Emekliye 20 bin TL, asgari ücretinde 25-28 bin TL’nin tartışıldığı günümüzde sözde kesesinden hovardalık yapanların da maliyeye beyanlarında yıllık kazanç ve ödedikleri vergi miktarlarına bakılmalı, yetkililer bu konuyu dikkate almalı.

Devamı yazımda her oda başkanına ikinci ekmek kapısı olan ve babadan oğula saltanat sürdürülen sözde esnafa para kaynağı gibi görünen esnaf sanatkar kefalet kredi kooperatiflerindeki krallığa dikkat çekeceğim. Ardından da küçük sanayi siteleri yapı kooperatiflerine el atacağım, bakalım kim nerede hafriyata başlamış, inşaat ne aşamada bakacağız. Başkanlarında veya yakınlarında sebepsiz bir zenginleşme var mı görüp öğreneceğiz. Henüz araştırma halindeyim.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: