Birinin Elinde PKK ve Kandil, Diğerinin Gözünde Yaş ve Elinde Mendil

19 Oca 2026 - 19:48 YAYINLANMA

Al birini vur diğerine! Birinin bir vekili meclis kürsüsüne çıkıyor 40 bin şehidimizi göz ardı ederek katil terör başı ve üç beş PKK militanının mezarının olmadığı martavalını okuyor. Diğerinin bir vekili de çıkıyor hakim savcı ne varsa dümdüz gidiyor, şerefli silahlı kuvvetler mensubu askerimize şerefsiz diyebiliyor, dahası soykırımcı katil İsrail’in askeriyle şanlı askerimizi bir tutuyor.

Güç dengelerinin değiştiği, yeni dünya düzeninin tartışıldığı, güçlü devletlerin güçsüz devletleri ezdiği uluslararası hukukun ayaklar altına alındığı günümüzde dosta ve düşmana karşı tek vücut olup aynı dili konuşmamız  gerekirken  DEM ve CHP bazı  temsilcilerinin politika adına zırvalaması, bazılarının da Yunan ve İsrail siyasetçileri gibi ulu orta konuşmaları fanatik taraftarların hoşuna gitmiş olsa da  bu durumun sağ duyu sahibi halkımızın  genelinin hoşuna gitmediği bir gerçek, bu densizlere mensubu olduğu gerek parti yöneticileri ve gerekse yandaş medyaları tarafından gösterilen hoşgörüde rahatsızlık vericidir.

Malumunuz HDP Türkiye partisi olmayı beceremiyor, bu yolda bir çabası da yok, bunu biliyoruz da Cumhuriyetimizle yaşıt olan, Cumhuriyeti kuran- doğrusu bu olmasa da- parti olmakla övünen CHP’ yi anlamak mümkün değil, bazı milletvekillerinin hal ve hareketi, genel başkanının sabah başka akşam başka konuşması ülke gerçeklerinden uzak olduklarını net olarak görüyoruz.

R. Tayyip Erdoğan’a düşmanlık ve onu yıpratma adına devletimizi dünyaya şikayet etmesi, ülke istikrar ve huzurunu bozma adına halkı galeyana getirmek için tribünlere oynaması tam bir zavallılık, bu davranışların sadece ülkemize değil partisine de zarar vermekte olduğunu anlamamaları da gaflettir.

CHP yetkilileri ve genel başkanı günümüzde ayyuka çıkan İmamoğlu ve ekâbir takımı ile ilgili bunca şaibe varken hukuki süreç devam ederken, kolluk kuvvetleri ve yargı mensuplarına karşı yakışık olmayan sözler etmeleri olayı sulandırmaktır. Çıkar amaçlı suç örgütü lideri olmakla suçlanan İmamoğlu için ellerinde mendil gözlerinde yaş halkı galeyana getirme gayretlerindeler. Bu hareketlerle ellerine geçen birinci parti olma gibi tarihi bir fırsatı hovardaca harcamalarına neden olduklarını görememektedirler.

Sayın Özel yerelde iktidar olmanın güç zehirlenmesiyse yapılan yolsuzluğu meşru sayan bazı belediye başkanlarının kusurlarını araştırmak yerine seçimlere seneler varken koruma altına almak için Cumhurbaşkanı adayı yapması, CHP gibi bir partiyi iki kişiye kurban etmesidir, bu davranışla partiye gönül veren kişileri dahi partiden uzaklaştırdığı gibi eline geçirdiği tarihi fırsatı da kaçırmasıdır...

Erdoğan yağmur yağmasın duası ediyor, emekli maaşları için TBMM’de nöbet tutuyoruz, deprem bölgesinde yağmur yağarken halk burada gel gör Erdoğan gibi tutarsız davranışlara milletin karnının tok olduğunu görmelidir, boş nakaratları bırakıp susuzluk için projesi nedir, asgari ücret ve emekliler için, çözüm nedir, enflasyon nasıl düşer ekonomik programı nedir bunları anlatması gerekir. İşin enteresan tarafı ise kitlesi parti yöneticilerinin bu davranışlarından gayet memnun, belli ki onların da derdi Erdoğan!

Bir Milletvekili 275 bin lira maaş alıyor. Eğer emekli milletvekili ise ve halen de milletvekili isen toplamda 450 bin lira maaşı alıyorlar ki bu parada hakkım olan kısmı hepsine haram ediyorum. CHP’li vekiller samimi yiğit iseler buna bir sınır getirmek için nöbet tutsunlar! Milletvekili maaşlarını en yüksek devlet memuru maaşı sınırına çek, iki yıl vekillik yapıp ömür boyu 185 bin lira emekli parası alınmasına engel ol da yiğitliğinizi görelim, dahası da var ama…

Milletvekilliği sıfatı ile bu ülkenin her türlü yasal haklarından faydalanan buna rağmen bir türlü Türkiye partisi olmayı beceremeyen, bir elinde PKK diğer elinde Kandil olan DEM Parti’ye değinmek istiyorum. Sözde Kürt kökenli vatandaşların temsilcisi, ancak idarecileri Kürt olmayan HDP yönetici ve temsilcileri haddini aşıyor. Son günlerde bunların ibretlik tavır ve davranışlarına şahit oluyoruz ve bu durum ziyadesiyle canımı sıkıyor...

Bir densiz çıkıyor TBMM’de Kürt, Türk demeden kadın, çocuk, yaşlı kırk bin vatan evladını katleden emperyalist uşağı üç beş caninin mezarının olmadığından söz ediyor, bir diğeri de Irak ve Suriye’deki katil İsrail ve emperyalist güçlerin maşası teröristlere Suriye hükümetince yapılan operasyondan söz ediyor, bu ülkenin parlamenteri değilmiş gibi bir eline teröristleri diğer eline kandili alıyor martaval okuyor. Baba ve oğul Esad ailesinin iktidarı döneminde Kürt vatandaşların kimliğinin olmadığı ve insan yerine konulmadıkları, her tür eza ve cefaları göz ardı ediyorlar.

SDG’ nin avukatlığına soyunan DEM Parti Eş Başkanı hiç sıkılmadan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a, “Sana ne, sen Suriye’nin bakanı mısın” diye soruyor. Hakan Fidan Suriye’de yapılanan ve Türkiye’yi tehdit eden terör yapılanmalarına elbette haddini bildirecek, burada önemli olan Türkiye’nin bekasıdır. Ya DEM Parti Eş Başkanı, sana ne SDG’den! Sen SDG’nin temsilcisi misin ki Dışişleri Bakanımıza laf yetiştiriyorsun? DEM Parti’nin bu tavrı karşısında ise CHP yöneticileri ve fondaş medyaları üç maymunu oynuyorlar. Mehmetçiğe “şerefsiz” ve “İsrail’den gelmesiniz” diyen bir güruhtan da fazla bir şey beklememek gerekir.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: