Ötekiler

30 May 2026 - 15:40 YAYINLANMA

Şimdi size izlediğim ve bitişine şaşakaldığım bir filmi anlatmak isterim.

Konuları bağlayacağıma söz veriyorum! :)

Filmin Adı ; The Others. Türkçesi, Ötekiler!

(Spoiler Alert var; baştan söyleyim, okuyup bitirdikten sonra gönül koymak yok!) Film, ABD'de 10 Ağustos 2001'de Dimension Films tarafından sinemalarda gösterime girdi ve ben 2002 ‘de izledim…

Eleştirmenler, Amenábar'ın senaryosunu ve yönetimini, atmosferi ve oyuncu performanslarını (özellikle Nicole Kidman'ı) öve öve bitiremediler… Ve haklıydılar. Çünkü filmin sonuna kadar ‘mağduru’ iyi oynadı. Film, 1945 yılında Grace Stewart adında bir kadının kocası Charles’ın savaşta ölümü ardına, Almanlar tarafından önceden işgal edilen Jersey’de iki genç çocuğu ile yaşadıkları bir evde geçiyor…

Çocukların her ikisi de ışığa karşı ciddi bir hassasiyete sahip. Bu nedenle, Grace evi büyük perdelerle karartır, aydınlığa tahammülü yok! Bir gün, kapıya hizmetçi olan Bayan Bertha Mills, bahçıvan Edmund Tuttle ve dilsiz bir kız olan Lydia gelir ve Grace onları işe alır.

Buraya kadar normal… 

Anne, kızı, evde sesler duyduğunu söylemeye başlar. Victor adında bir çocuktan bahsediyordur. Grace bunun bir hayal olduğunu sanar ancak kendisi de ayak sesleri ve bedensiz sesler duymaya başladıktan sonra, evin aranmasını emreder ve içeride ‘izinsiz kişiler!’ olduğunu düşünür. Hayalet de olabilir! :) Bir depo odasında, ölü bedenlerin fotoğraflarını içeren on dokuzuncu yüzyıla ait bir fotoğraf albümü bulur.

Bayan Mills, 1891'de birçok kişinin verem salgını nedeniyle ayrıldığını anlatınca, Grace, evde doğaüstü varlıkların olduğundan korkmaya başlar, ancak bunları katı Katolik inancıyla bağdaştırmakta zorlanır. İşler iyice karışır.

Akşamları piyano kendi kendine çalar, kapılar açılır kapanır, sesler gece ve gündüz duyulmaya başlar… Ertesi sabah, Grace, evdeki birilerinin tüm perdeleri çıkardığını, Anne ve Nicholas'ı güneş ışığına maruz bıraktığını görür ve çok kızar… Servisçilerin bunu yaptığını düşünür ve onları evden kovar. O gece, çocuklar mezarlıktaki mezar taşlarının servisçiler üçlüsüne ait olduğunu keşfeder ve sonra onların kendilerine yaklaştığını görünce kaçarlar. 

Grace, Bayan Mills, Tuttle ve Lydia'nın verem salgını sırasında hayatını kaybettiği cesetlerin fotoğrafını bulur.

Bayan Mills, Grace'e "izinsiz girenlerle" konuşmasını söyler. Dananın kuyruğu burada kopar; Grace eve gider. Tavan arasına ilerler; bir masa ve etrafında insanları ve kör kadını: medyumu görür…

İşte bu sahnede, dona kalırsınız!

Çünkü… Victor'ın ebeveynleriyle bir seans düzenliyorlardır ve otomatik yazı yoluyla kendisinin, Charles'ın savaşta ölmesinin ardından umutsuzluğa kapılarak çocuklarını bir yastıkla boğarak ardından intihar ettiğini öğrenir…

Dehşete kapılan Grace, "diğerleri" nin evdeki yaşayan ailenin olduğunu ve hizmetçiler gibi, kendisi, Anne ve Nicholas'ın hayaletler olduğunu; yani aslında hayalet olanların, ölmüş olanların “onlar” olduğunu fark eder…

Yaaa… — Evde olan bütün olaylar, perdelerin sürekli kapatılması, gelen sesler, gıcırtılar… aslında onların hayalet olarak lanetlendikleri ve anneleri tarafından öldürüldükleri o evde asıl ‘rahatsız eden’ oldukları son ana kadar ‘mağduru’ oynayan Grace’in oyunculuğu ile o kadar iyi kapatılmış ki… Gelelim gerçek hayata…

Bazen mağdur neredeyse evdeki hayalet olsa bile iyi oynayan insanlar ile çevrili dünyalar olur. Onlardır, asıl rahatsız eden. Onlardır, asıl evi işgal eden. Onlardır, asıl musallat olan.

Ama — gelin görün ki — ancak bir medyum! tarafından ayılana kadar mağdur edilenin karşı taraf olduğu çok sonra ortaya çıkar! Zarar artık verilmiştir. Kurban Rölü bitmiştir.

Sıra Zalim tarafını görmeye gelmiştir.

Zalimleşeceğini bildiğiniz hayaletleri etraftan kovmanın tek yolu, kapatılan o perdeleri sonuna kadar aralamak olmalıdır!

Evin gerçek sahibi emekçilerin evine sahip çıkma vakti geldi!

O hayaletlerin kim olduğuna doğru karar verme zamanıdır!

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: