Biz Onu Büyütüyoruz Sanırız. Bazen O, İçimizde Bizi Onarıyordur

07 Eyl 2026 - 11:04 YAYINLANMA

Annelik biyolojik olarak büyük bir verme hikâyesidir. 

Anne oksijenini verir, glikozunu verir, demirini, kalsiyumunu, antikorlarını verir.

Bir başka bedeni kendi dolaşımının içinde büyütür.

Ama alışveriş tek yönlü değildir.

Gebelik sırasında bebeğe ait az sayıda hücre plasentayı aşarak annenin dolaşımına geçer.

Fetal mikrokimerizm denilen bu biyolojik olayın en şaşırtıcı tarafı ise doğumla sona ermemesidir.

Çocuğa ait bazı hücreler annenin bedeninde yıllarca, hatta onlarca yıl yaşayabilir.

2012’de Circulation Research’te yayımlanan Kara ve arkadaşlarının çalışması bunun daha da çarpıcı bir tarafını gösterdi. Araştırmacılar gebelik geçirmiş farelerin kalplerinde hasar oluşturduklarında, fetüse ait hücrelerin hasarlı anne kalbine doğru göç ettiğini gördüler.

Üstelik yalnızca orada bulunmuyorlardı. Bu hücrelerin bir bölümünde kalp dokusuna özgü özellikler ortaya çıktı; bazıları kardiyomiyosit benzeri hücrelere, bazıları damar yapılarıyla ilişkili hücre tiplerine farklılaşma belirtileri gösteriyordu.

Yani biyolojik olarak olağanüstü bir ihtimal ortaya çıkıyordu: Bir zamanlar annenin kalbinin içinde atan ikinci kalpten kalan hücreler, yıllar sonra annenin yaralanmış kalbinde bulunabiliyordu.

Benzer şekilde Wang ve arkadaşlarının 2004 tarihli deneysel çalışmasında da fetal hücrelerin anne karaciğeri ve böbreğinde hasar sonrası yeniden yapılanma bölgelerinde yer alabildiği gösterildi.

Bilim henüz bunların insanlarda doğrudan ve sistematik biçimde “anneyi iyileştiren hücreler” olduğunu söylemiyor.

Mikrokimerizmin etkileri karmaşık; bazı durumlarda yararlı, bazı durumlarda nötr, hatta hastalık süreçleriyle ilişkili olabileceği araştırılıyor.

Ama değişmeyen biyolojik gerçek çok güzel: Gebelik iki insanın yalnızca dokuz ay yan yana yaşaması değildir.

İki beden birbirine hücre bırakır.

Biz hep annenin çocuğun bedenini yaptığını anlatıyoruz. Belki hikâyenin eksik kalan tarafı şudur: Çocuk da annesinin bedeninde kendinden bir şey bırakır.

Bazen bir dokuda. Bazen bir damarın çevresinde. Bazen yaralanmış bir kalpte. Anne çocuğunu dünyaya getirir.

Ama çocuk da annesinden tamamen gitmez. Belki doğanın anneliğe yazdığı en küçük dipnot budur: “Bir gün sen onu onardın. Bir gün, belki, ondan kalan birkaç hücre de seni onaracak.”

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: