Kuzgun Neden Hep “Bir Daha Asla” Der?

09 Eyl 2026 - 17:50 YAYINLANMA

 

Edgar Allan Poe hayatı boyunca kaybetti.  Babası gitti. Annesi o daha çocukken öldü.

Onu büyüten Frances Allan’ı kaybetti. The Raven yayımlandığında eşi Virginia ağır hastaydı; iki yıl sonra o da tüberkülozdan ölecekti. Belki bazı insanlar ölümü çok düşündükleri için karanlık yazmazlar.

Ölüm onlara hayat boyunca fazla yakından baktığı için yazarlar.

Poe, The Raven’ı 1845’te yayımladı. The Raven, kuzgun.. Şiirde bir adam, kaybettiği Lenore’un ardından gece yarısı odasında otururken kapısı çalınır. İçeri bir kuzgun girer. Adam ona sorular sormaya başlar:

Bu acı geçecek mi?

Unutabilecek miyim?

Onu bir gün yeniden görecek miyim?

Kuzgun her defasında aynı cevabı verir…

Nevermore. Bir daha asla.

Ama şiirin beni asıl etkileyen tarafı kuzgunun cevabı değil.

Adamın cevabı bildiği halde sormaya devam etmesi.

Çünkü insan zihni kaybı matematik gibi öğrenmiyor. Bir insan öldüğünde, gittiğinde ya da artık hayatımızda olmadığında gerçeklik bunu bir saniyede bilir.

Ama beyin bilmez. Yıllarca kurulmuş sinirsel yollar, alışkanlıklar, sesler, kokular, bekleyişler bir ölüm haberiyle ortadan kalkmaz.

Bu yüzden bazen kalabalıkta ona benzeyen birine dönüp bakarız. Bir şarkıda dururuz. Bir şehrin sokağında yıllar önce söylenmiş bir cümleyi hatırlarız.

Telefonun ekranında artık hiç belirmeyecek bir ismi bekleriz.

Çünkü insan yalnızca insanları kaybetmez.

Onlarla birlikte kurulmuş geleceği de kaybeder. Belki yasın en ağır tarafı bu sanki..

Olmuş olanlardan çok, artık olmayacak olanların yasını tutarız.

Poe’nun kuzgunu beni o sebeple etkilerdi.

İnsan umut eder. Hafıza geri çağırır. Kalp pazarlık eder.

Kuzgun ise gerçeğin bildiği tek kelimeyi tekrarlar durur..

Nevermore.

Ve belki hayatımızdaki bazı insanlara tekrar tekrar dönmemizin nedeni de budur.

Onları hâlâ sevdiğimiz için olabilir. Özlediğimiz için olabilir.

Ama bazen çok daha insani bir nedenle döneriz:

Hikâyenin başka türlü bitebileceğine inanmak istediğimiz için. Bir mesaj daha. Bir karşılaşma daha. Bir konuşma daha.

Belki bu kez başka bir cevap gelir diye. Oysa bazı kapılar kapanmıştır.

Bazı insanlar gitmiştir.

Bazı ihtimaller artık yalnızca hafızanın içinde yaşamaktadır.

Ve insanın yetişkinliği belki de her şeyi unutabilmesi değildir.

Unutmadan da yürüyebilmeyi öğrenmesidir.

Poe yalnızca 40 yaşında öldü. Ölümünün nasıl gerçekleştiğini bugün bile kesin olarak bilmiyoruz.

Ama tuhaf biçimde, hayatı boyunca kaybı yazan adamın kendisi kaybolmadı.

Neredeyse iki yüzyıl sonra da babamın ölümü ardına odaya girmiş sineği öldüremesem de o, odanın kapısını çalıyor. Ve benim kuzgunum hala orada.

Belki bize “unut” demiyor. Şey diyor.. Bazı şeyler geri gelmeyecek. Ama sen yine de yaşayacaksın. Çünkü insanın asıl meselesi kuzgunu susturmak değildir.

“Nevermore”u duyduktan sonra hangi kapıdan çıkacağını bulmak!

Seç…

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: