On Yıl Kimin Cezası ? 3

23 Eyl 2026 - 06:42 YAYINLANMA


III. BÖLÜM — ADALETİN EN TEHLİKELİ CÜMLESİ

Dün Osman Turan Önal dosyasının yargılama sürecine baktık. Önal’ın mektubunda aktardığına göre istinafın ardından yeniden yargılandığı sırada mahkeme başkanı kendisine “Suçsuz olduğunuzu biliyorum” dedi; yine Önal’ın anlatımına göre savcı da “Anayasayı ihlal suçundan beraatine” yönünde mütalaa verdi. Buna rağmen hüküm ağırlaştırılmış müebbet oldu. Bu nedenle yeni bir delil bulunup bulunmadığını, beraat isteyen mütalaanın karşısına hangi delilin konulduğunu ve Önal’ın “Birliğimden çıkmadım, başkasının fiili bana yüklendi” şeklindeki esaslı savunmasına gerekçeli kararda nasıl cevap verildiğini sorduk. Bugün artık dosyanın son ve belki de en ağır yerine geliyoruz: Eğer gerçekten bir yargı hatası varsa, bir insanın hayatından alınan on yılın hesabı nasıl verilecek?

Üstelik bu soru yalnızca Osman Turan Önal için sorulmamalıdır.

Bugün cezaevlerinde bulunan ve haklarındaki hükmün kişiselleştirilmiş, somut delille açıklanmadığını ileri süren herkes için aynı hukuk geçerlidir.

İsim değişebilir.

Rütbe değişebilir.

Dava değişebilir.

Siyasi görüş değişebilir.

Hukuk değişemez.

Suç şahsiyse ceza da şahsi olmak zorundadır.

Suç ispatlanıyorsa cezası verilir.

İspatlanamıyorsa insanın üzerine suçlu etiketi yapıştırılıp hayatından yıllar alınamaz.

Osman Turan Önal mektubunun sonunda kendisini anlatmak için uzun cümleler kurmuyor.

Şöyle diyor:

“Bu süreçte ne mağduriyetler yaşadığımı anlatmama gerek yok. ‘9 yıl’ ifadesi yeter sanıyorum.”

Bazen bir sayı bütün sıfatlardan ağırdır.

Dokuz yıl.

Mektubu yazdığı gün öyleydi.

Oysa üzerinden bir yıl daha geçti.

Bugün aynı cümlenin sonundaki sayı artık dokuz değil.

On.

Peki yarın dosya açılır ve gerçekten bir hata yapıldığı ortaya çıkarsa ne olacak?

Kapı açılacak.

Bir insan dışarı çıkacak.

Sonra?

“Pardon” mu denilecek?

On yıl nasıl geri verilecek?

Kaçırılan hayat nasıl iade edilecek?

Annesinin beklediği on yıl?

Kaybedilen meslek?

Kaybedilen gençlik?

Kaybedilen özgürlük?

Hangisi geri konulacak?

Hiçbiri.

Bu nedenle adaletin hatayı düzeltme zamanı, insan ömrü tükendikten sonrası değildir.

Üstelik hukuk, kesinleşmiş karar karşısında tamamen çaresiz de değildir.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311'inci maddesi, kesinleşmiş bir hükümden sonra sanığın beraatini veya daha hafif cezalandırılmasını gerektirebilecek yeni olay veya yeni deliller ortaya çıkarsa hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesine imkân tanıyor.

O halde çözüm “Birileri bu dosyaya bir baksın” demek değildir.

Önal'ın ileri sürdüğü kişi-fiil karışıklığı iddiası belge üzerinden incelenmelidir.

Birlikten kimin çıktığı kayıtlarla belirlenmelidir.

İsnat edilen her eylem kişi bazında ayrıştırılmalıdır.

Önal'a yüklenen fiilin hangi delille ona bağlandığı açıkça ortaya konulmalıdır.

Beraat yönündeki mütalaa ile mahkûmiyet arasındaki hukuki gerekçe açıklanmalıdır.

Yargıtay incelemesinde bu temel savunmaya verilen cevap ortaya çıkarılmalıdır.

Eğer mevcut ya da yeni ortaya çıkacak deliller CMK'nın yargılamanın yenilenmesi koşullarını oluşturuyorsa, o yol işletilmelidir.

Hata yoksa hükmün delili gösterilmelidir.

Hata varsa hüküm düzeltilmelidir.

Bu kadar.

Bir hukuk devleti için üçüncü bir seçenek olmamalıdır.

Osman Turan Önal suçluysa, suçunu ve delilini gösterin.

Hükmün neden doğru olduğunu anlatın.

Bu yazının bütün soruları orada biter.

Fakat başka bir insanın fiilinin cezasını gerçekten Osman Turan Önal çekiyorsa…

O zaman artık mesele yalnızca onun beraat talebi değildir.

Devletin kendi adaletine olan borcudur.

Adaletin en tehlikeli cümlesi:

“Artık çok geç.”

değildir.

Daha tehlikelisi şudur:

“Hata olduğunu biliyoruz, ama düzeltemiyoruz.”

Bir insanın hayatından on yıl alınmışsa adaletin önünde hâlâ tek bir soru duruyor:

Osman Turan Önal kendi suçunun cezasını mı çekiyor, başkasının suçunun cezasını mı?

Cevap birincisiyse:

Delili gösterin.

Cevap ikincisiyse:

Mektubunda yazdığı dokuz yıl çoktan geçti.

Bugün on yıl.

On yıl çoktan geçti.

Bir insanın ömründen alınan on yılın on birinci yıla dönüşmesini beklemek için daha neyi bekliyoruz?

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: