Anlayana Sivri Sinek Saz Anlamayana Ne Söylenirse Az

29 Eyl 2026 - 21:14 YAYINLANMA

İhtisas alanım olan esnaf teşkilatlarında hak hukuk tanımadan hizmet adına kılıf uydurarak yanlış işler yapan gösteriş budalası bazı densizleri yazıyorum diye genel ile alakası olmadığı halde  alınan ve darılan bazı zavallı esnaf temsilcileri yanında;  yazılarıma konu olan, sistemden beslenen bazı asalakların yanlışlarının hesabını sorması gerekirken, makam sahibi diye koltuk değneği olan ve resim çektirmek için yarış yapan başta mensubu olduğum Ak Parti İzmir teşkilatının bazı mensubu ve bazı milletvekillerine sözüm, onlara diyorum ki Allah sizleri bildiği gibi yapsın...

Söz konusu beyzadeler! Ben bu teşkilatların geçmişte tepe kuruluşu olan TESK’ in başkanı Derviş Günday, İzmir eski Birlik Başkanı M. Ali Susam ve benzeri onlarca bu kurumları basamak yapan zatlara karşı mücadele verdim.Beni yazar yapan da siyaset ortamındaki densizlikler ve esnaf teşkilatlarındaki kanunsuz, kuralsız ve keyfi uygulamalardır. Geneli tenzih ediyorum, bazı siyasi partilerle kişilik ve kimlik kazanan; esnaf teşkilatlarına seçilipte kendini bir halt sanarak dokunulmaz görenler, mücadelemin aslen iki milyon esnaf için verdiğimi idrak edemiyorsunuz. 

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları kanunu hazırlanırken, 2005 yılında, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu çalışmalarında bir oda başkanı olarak esnaf teşkilatlarının meseleleriyle ilgili görüşlerimi aktaranlardan biriydim. O günlerde mesele makam değildi.Mesele esnafın hakkını koruyacak, teşkilatların işleyişini düzenleyecek, yöneticilere sorumluluk yükleyecek bir hukuk düzeni oluşturmaktı.                              

Aradan yıllar geçti. Kanun yürürlükte. Fakat bugün bazı idareciler, esnaf zor durumda kan ağlıyor…BAĞ-KUR’unu vergisinin ödeyemiyor…Her gün binlerce esnaf kepenk kapatıyor… Diye feryat figan ediyorlar, diğer taraftan ise başta Kıbrıs ve Antalya olmak üzere sahil kentlerinde 3-5 gün sözüm ona esnafın sorunları (!) temalı uyduruk organizasyonlu saltanat gezileri yapıyorlar. Ha bir de 3-5 brüt asgari ücret maaş alıyorlar.

Bu gezme meraklılarına sormak istiyorum: Bu toplantıların çıktısı nerede? Esnafın hangi problemi tartışıldı ve çözüldü? Hangi kararlar alındı? Hangi düzenleme için çalışma yapıldı? Hangi esnafın derdine çare üretildi? Bunların cevabı kamuoyuna açık ve tatmin edici biçimde verilmiyorsa, bu konuda eleştiride sınır tanımıyorum. Bu ve benzeri uygulamaların hesabını sormayanlara da sınır koymam. Çünkü burada mesele kişilerin şahsı değil. Mesele, esnaf adına kullanılan makamların nasıl idare edildiği. O koltuklar kimsenin kişisel iktidar alanı değildir. O koltuklar emanettir. O koltuklarda oturanlar, kendilerini o makama sahip zannetmemeli; o makamın esnafa ait olduğunu unutmamalıdır.

Ama ne hikmetse hem esnafın perişan halini haykırıyorlar hem de 500-1000 dükkanlık sanayi sitesi başlatıyorlar. Madem esnaf bu kadar perişan, iş yok, kepenk kapatıyor ise o sanayi sitesini kime yapıyorsun? Mesela Madeni Eşya Federasyonunun başkanı? Maşallah her TESK seçimi öncesi eleştiri yağmuru yağdıran bu arkadaş federasyondan ve başkanı olduğu sanayi sitesi kooperatifinden kaç para maaş alıyor bizimle paylaşıversin. Madem esnaf bu kadar perişan, iş yok, kepenk kapatıyor ise Ankara’ya gelen teşkilat heyetlerini ağırlamaktan gurur duyduğu Ankara Keçiören’deki ‘kendi işyerini’ hangi kazandığı para ile yaptığını bizimle paylaşsın.

Kanunun etrafından dolaşmak marifet değildir. Hovardalığa harcamalara kılıf bulmak da yöneticilik başarısı değildir. Asıl maharet, esnafın parasını harcarken kendi parasını harcıyormuş gibi titiz davranmaktır.

Esnafın siftah yapmadığı, borcunu çevirmekte zorlandığı, dükkan kirasını ve çalışanın maaşını düşünürken, yöneticilerin günlerce süren yüksek maliyetli “Başkanlar kurulu”, “esnafın sorunları semineri” vb. kelimelerinin arkasına sığınarak sadece oy kullanacak idareci kadrolara saltanat gezileri düzenlenmesi kabul edilecek durum değildir.

Esnaf teşkilatı idarecilere tatil organizasyonu sunan kurumlar değildir. Başkanlık makamı da konfor makamı değildir. Bu teşkilatların asıl görevi esnafın sorunlarını çözmek, haklarını savunmak ve geleceğine katkı sağlamaktır.

Ben yıllar önce bu yasanın hazırlanması sürecinde esnafın sesi duyulsun diye konuştuysam, bugün de yanlış gördüğüm uygulamalar karşısında susacak değilim. Çünkü benim için mesele başkanlık değil, esnafın hakkıdır. Makamlar geçicidir, yapılanlar kalıcıdır.

Esnafın hakkını korumak için konulan kanunlar, yöneticilerin kendilerine rahat bir hayat kurmak için değil; temsil ettikleri insanların hakkını ve hukukunu korumaları için vardır. Esnafın sözde sıkıntısını anlatırken göz yaşı döküp parasıyla delege iradelerini gasp için saltanat gezileri yapan, hediyeler ve paralar dağıtan, sistemden beslenen liyakatsizleri kamuoyu ile paylaşmak ve eleştirmek benim için görevdir. Hem de ağır bir görev; O koltuklar saltanat makamı değil, hizmet makamıdır.

En büyük usulsüzlük, hukuksuzluk, adaletsizlik, mafya düzeni, esnaf teşkilatlarının üst kurulları olan Birlikler, Federasyonlar ve Konfederasyondadır, kurumların maddi ve manevi güçleri silahlarıdır. Vatandaş küçük esnaf idareci olur, karne düzelir. Bakarsın marifetlerin Kooperatif başkanı olur. Milletvekili olur olur, olur ha olur… 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: