Görünür Kıldığımız Karanlık

16 Nis 2026 - 21:27 YAYINLANMA

Her trajedi sonrası aynı yerden kırılıyoruz. Ama artık sadece üzülmenin ötesine geçip, elimizdeki kalemin gücünü sorgulama vakti.

İletişim, sadece görünürlük yönetimi değildir; anlam ve meşruiyet inşa etme sanatıdır. Bugün tanık olduğumuz trajedilerin kökeninde, şiddeti estetize eden o “tehlikeli” anlatıların payı yadsınamaz.

Bir içeriğin şiddeti eleştirmesi ile onu hayranlık uyandırıcı bir görselliğe büründürmesi arasındaki çizgi, mesleki etik sorumluluğumuzdur. 

Kolektif bir etik barikat kurulmadığı sürece, sadece bireysel tepkilerle bu akışı değiştirmek çok zor.

Suçu başarıyla, zorbalığı karizmayla özdeşleştiren her anlatı, algı sınırlarımızı geriye çekiyor. Bir iletişimci olarak; kadına, çocuğa ve doğaya yönelik şiddeti sıradanlaştıran hiçbir projenin paydaşı olmayı kabul etmiyorum. 

Sektörümüzün ihtiyacı olan şey daha fazla ‘etki’ değil, daha fazla etiktir.

Belki de en büyük yanılgımız burada başlıyor: Görünür kıldığımız her şey, sonunda bizi de içine alan bir gerçeğe mi dönüşüyor?

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: