Görünür Kıldığımız Karanlık

16 Nis 2026 - 21:27 YAYINLANMA

Gün boyu o ışıltılı anlatıların dünyasına her dahil olduğumuzda; aslında sessiz bir anlaşmanın altına imza atıyoruz. İster o dünyayı kuran bir kalem olalım, ister o dünyayı tüketen bir göz... Bu anlaşma; reytingi ahlaktan, erişimi ise insan onurundan daha kıymetli gören bir düzeni her an yeniden besliyor. Artık trajedilerin ardından sadece yas tutmayı bırakıp, bu karanlık anlaşmanın sayfalarını yırtma vaktidir.

İletişim, sadece görünürlük yönetimi değil; anlam ve meşruiyet inşa etme sanatıdır. Bugün tanık olduğumuz toplumsal yaraların kökeninde, şiddeti “normalleştirici” anlatıların payı yadsınamaz. 

Bir içeriğin şiddeti eleştirmesi ile onu hayranlık uyandırıcı bir görselliğe büründürmesi arasındaki o ince çizgi, bizim asıl mesleki etik sorumluluğumuzdur.

Kolektif bir etik barikat kurulmadığı sürece, sadece bireysel tepkilerle bu akışı değiştirmek neredeyse imkânsız. Suçu başarıyla, zorbalığı ise karizmayla özdeşleştiren her anlatı, algı eşiğimizi sessizce aşağı çekiyor.

Peki, bu etik duruş neden bu kadar hayati?

Çünkü görünür kıldığımız her şey, sonunda bizi de içine alan bir gerçeğe dönüşüyor. Sorumluluğu sadece kurumlara devretmek, aslında kendi kapımızın önünü süpürmekten vazgeçmektir. 
Aile, Medya ve Devlet birbirini besleyen bir döngü oluşturur:

Aile tohumu eker (Karakter ve değerler).

Medya o tohumu büyütüp biçimlendirir (Rol modeller ve algı).

Devlet ise o ağacın hangi yöne büyüyeceğine karar veren iklimi sağlar (Adalet ve denetim).

Eğer ailede "dürüstlük" en büyük erdem olarak öğretilse bile, çocuk dışarı çıktığında "gücün" ödüllendirildiğini, dürüstlüğün ise "safdillik" olarak görüldüğünü fark ederse, o tohum kurur. 

Devlet ne kadar sıkı denetim yaparsa yapsın, medya aracılığıyla "vurdulu kırdılı" karakterlere hayranlık besleniyorsa, o çocuk bir şekilde o yola sapar.

Bu döngü hepimizin ortaklaşa inşa ettiği bir gerçekliktir. Eğer bu tablodan şikayetçiysek; aile, medya ve devlet aynı anda iyileşmek zorundadır. 

Aksi halde bir tarafın ektiğini diğeri kurutmaya, biz ise her trajedide aynı yerden kırılmaya devam edeceğiz.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: