Bir Milletin Hafızasına Dokunan İnsan
“Mesele hayattan ne kadar aldığınıza bakar. Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır.”
Her toplumun hafızasında yer eden insanlar vardır. Onlar yalnızca mesleklerini yapan kişiler değildir; bir kuşağın düşünme biçimine, geçmişi algılayışına ve kültürel hafızasına dokunurlar.
Prof. Dr. İlber Ortaylı da bu isimlerden biriydi.
Kendisini yakından tanıma ve sohbetini dinleme şansım oldu. Saatler süren bir sohbetti, ama zamanın nasıl geçtiğini anlamak mümkün değildi. Çünkü o yalnızca tarih anlatan bir akademisyen değildi; tarihin içinden konuşan, geçmişi canlı bir hikâyeye dönüştürebilen nadir insanlardandı.
Bir cümle kurar ve o cümlenin içinde imparatorluklar dolaşırdı. Bir soruya cevap verdiğinde yalnızca o sorunun karşılığını değil, arkasındaki yüzyılların izini de görürdünüz.
Belki de onu bu kadar etkileyici kılan şey buydu: bilgiyi ağırlaştırmadan ama asla hafifletmeden anlatabilmek… Zekâsının keskinliği, kültürünün derinliği ve kendine özgü üslubuyla tarih bir anda kuru bir bilgi olmaktan çıkar, yaşayan bir hafızaya dönüşürdü.
Onu dinlerken insanın aklından hep aynı düşünce geçer: karşımızda yalnızca bir tarihçi yoktu; adeta yaşayan bir kütüphane vardı.
Bilgi sahibi insan çoktur. Ancak çok azı bildiklerini bir millete sevdirebilir. İlber Ortaylı bunu başarabilen nadir isimlerden biriydi.
Tarihi anlatan çok kişi çıkar. Bir milletin tarihle kurduğu bağı güçlendirenler her zaman azdır.
Bugün aklımda en çok kalan, anlattığı bilgiler değil; bir kuşağın zihninde bıraktığı iz.
En sevdiğim kitabı “İnsan Geleceğini Nasıl Kurar?” idi. Kitaptaki bir söz, İlber Hoca’dan aldığım en büyük ilham oldu:
“Bir hedef bulacaksınız, o uğurda çalışacaksınız, hedefinizi gerçekleştirmek için bir yol arayacaksınız; yol yoksa da o yolu yapacaksınız. Bir defa geçtiğiniz yoldan da bir daha geri dönmeyeceksiniz… Hedef bulmak, yol açmak ve aynı yoldan geri dönmemek… Hayattaki gayemiz budur.”
Bir bilgenin gidişi, sadece kendisini tanıyanlar için değil, tüm kuşağın hafızasında bir eksiklik bırakır. Çok üzgünüm; ışığın yolumuzu aydınlatmaya devam edecek, hocam. Huzur içinde uyu.