Cemil Tugay'ın AK Parti'ye Katılması Üzerine Bir İzmir Okuması
"Rozet Değişti, Aritmetik Yerinde: İzmir’in Yeni Siyasi Denklemi"
Ben bu konuya biraz da kendi siyasi geçmişim nedeniyle içeriden bir gözle bakıyorum. 2003 yılında AK Parti İzmir teşkilatının ilk seçilmiş yönetiminde görev aldım; il başkan yardımcılıkları yürüttüm, 2019 yerel seçimlerinde Yerel Yön. Sor. İl Bşk Yrd. Olarak Büyükşehir ve İlçe Belediyelerin Seçim manifestoları ile Proje Ekibi Başkanlığı yaptım.
Ardından Karabağlar ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeliği yaparak Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görev üstlendim.
2023 yılında parti içi anlaşmazlıklar nedeniyle AK Parti'den ayrılarak İYİ Parti'ye katıldım. Kısa bir sürecin ardından ise herhangi bir siyasi parti çatısı altında olmaksızın, sivil toplum ve sosyal dernek başkanlığı görevlerimi sürdürerek siyaset dışında işime yoğunlaşan birisi olarak yoluma devam ediyorum.
Dolayısıyla bugün parti değiştirmenin ne anlama geldiğini, bunun insani ve siyasi ağırlığını teoride değil, bizzat yaşayarak bilen bir İzmirliyim.
Cemil Tugay'ın AK Parti'ye katılmasıyla İzmir'de önemli bir siyasi değişim yaşandı.
Ama değişen gerçekten ne?
Başkanın siyasi adresi değişti. Peki İzmirlinin sandıktaki tercihi değişti mi? Bu ikisini birbirinden ayırmak gerekiyor.
Benim için temel ayrım açık: Siyasetçinin tercihi başka, seçmenin tercihi başka.
Sandık Ne Söyledi?
31 Mart 2024'te Cemil Tugay, AK Parti adayı Hamza Dağ'ın yaklaşık 314 bin oy önünde Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. 2023 milletvekili seçiminde ise İzmir'de Millet İttifakı, Cumhur İttifakı'ndan yaklaşık 640 bin oy fazla almıştı.
Bugün Tugay AK Parti'de.
Ama İzmirlinin o gün sandıkta verdiği irade ve oylar değişmedi.
Meclisin Matematiği
Bugünkü 184 üyeli Büyükşehir Meclisi'nde tablo net (YENİ Parti: 91 üye AK Parti: MHP ve BBP toplamı: 47 üye CHP: 35 üye Bağımsızlar: 11 üye )
Salt çoğunluk sınırı: 93 üye
Yani:
Başkan AK Parti'de.
Ancak meclis çoğunluğu AK Parti'de değil.
İşte yeni dönemin asıl siyasi denklemi burada yatıyor.
Tugay'ın Açmazı ve Yeni Sınavı
Bütçe, borçlanma, imar, stratejik plan ve büyük yatırımlar gibi önemli kararlar meclis aritmetiğinden bağımsız alınamaz. Tugay artık hem AK Parti ile güçlü bir çalışma zemini kurmak, hem de mecliste farklı siyasi gruplarla uzlaşmak zorunda.
Bu kolay bir denklem değil. Çünkü başkanın siyasi adresi değişti, meclisin matematiği yerli yerinde duruyor.
İzmirliye ne anlatılacak?
Geçmişte belediye yönetimleri ile merkezi hükümet arasındaki uyuşmazlıklarda sürekli “Ankara engelliyor” denildi. Şimdi ortada farklı bir tablo var: Başkan AK Parti'de, meclis çoğunluğu ise başka siyasi gruplarda. Yarın bir proje meclisten geçmezse “Meclis engelledi” mi denilecek? Tugay'ın asıl siyasi sınavı da tam burada başlayacaktır.
Sonuç: İzmir Siyasetinde Artık Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak
Cemil Tugay’ın bu hamlesi, sadece bugünün yerel dengelerini değiştirmekle kalmamış, gelecekteki tüm siyasi denklemleri de yeniden yazmıştır:
· CHP Cephesi İçin: Bu geçiş, sadece bir belediye başkanı kaybı değil, aynı zamanda "kale" olarak görülen İzmir'de parti içi sadakat ve ideolojik tutkalın ne denli zayıfladığının acı bir tescilidir.
· AK Parti ve Cumhur İttifakı İçin: Bu katılım, İzmir'i "ulaşılamaz" veya "kazanılamaz" bir ideolojik kamp olmaktan çıkarıp doğrudan hizmet, proje ve icraat yarışının merkezine koymuştur.
Ama bunun bir sonraki seçimlerde sandıktaki karşılığını bugünden kesin bir dille söylemek mümkün değildir. Siyasetin gerçek hesabı rozet değişimleriyle değil, kente sunulan hizmetin somut neticesiyle görülecektir.