Küresel krizin 1 Mayıs kutlamalarına etkisi!
03 May 2026 - 19:27
YAYINLANMA
Cuma günü kutlanan 1 Mayıs emeğin bayramı… Ama ne yazık ki bayrama gölgesini düşüren olumsuz etkenler gündemimizin önemli başlıkları arasında…
5 yıl önceki pandemi dönemini anımsatan ve işsizliği de beraberinde getiren ekonomik kriz, kimi ekonomi yetkilisine göre pandemi dönemindekinden de beterdir…
Ekonomimizin lokomotifleri ve istihdam kaynakları turizm ve inşaat sektörleri sonu belirsiz bir çıkmazın içinde, önlerini göremeden akıntıya kürek çekmekte ve bir yandan da S.O.S. vermektedir… Kaçak işçiliğin ve kayıt dışı ekonominin nasıl bir zillete dönüştüğü herkesin dilinde iken, güvencesiz iş yerlerindeki güncel ölümcül iş kazalarında akan kanlar henüz kurumadan 1 Mayıs’ı geldi ve meydanlarda yoğun güvenlik önlemleri içerisinde kutlandı…
5 yıl önceki pandemi dönemini anımsatan ve işsizliği de beraberinde getiren ekonomik kriz, kimi ekonomi yetkilisine göre pandemi dönemindekinden de beterdir…
Ekonomimizin lokomotifleri ve istihdam kaynakları turizm ve inşaat sektörleri sonu belirsiz bir çıkmazın içinde, önlerini göremeden akıntıya kürek çekmekte ve bir yandan da S.O.S. vermektedir… Kaçak işçiliğin ve kayıt dışı ekonominin nasıl bir zillete dönüştüğü herkesin dilinde iken, güvencesiz iş yerlerindeki güncel ölümcül iş kazalarında akan kanlar henüz kurumadan 1 Mayıs’ı geldi ve meydanlarda yoğun güvenlik önlemleri içerisinde kutlandı…
İş kazaklarında ülkemiz rekortmen durumunda!
Dar gelirli emekçi sınıfları ülke nüfusunun ağırlığını oluşturur.
Dar gelirli emekçi sınıfları ülke nüfusunun ağırlığını oluşturur.
Bu ağırlıklı nüfus bir türlü denetim altına alınamayan hayat pahalılığı altında ezilmektedir… Durmaksızın yükselen gıda enflasyonu, bu yoksul sınıfların evlerindeki tencereyi kaynamayı bırakın mutfakta yangın var feryadını getirmektedir…
İşçinin ve emeğin en büyük dramlarından birinin yaşadığını vurgulayabilmek adına daha pek çok kara örnek sıralanabilir… Ama bu örnekleri bu köşenin çerçevesine sığdırmak da mümkün değil…
İşçinin ve emeğin en büyük dramlarından birinin yaşadığını vurgulayabilmek adına daha pek çok kara örnek sıralanabilir… Ama bu örnekleri bu köşenin çerçevesine sığdırmak da mümkün değil…
Dileyelim ki, tüm bu yakıcı ve hatta mahvedici sorunların çözümüne dair ayağı yere basan gerçekçi ve güncel projeleri de dinledik ama 1 Mayıs kutlamaları boş bir ritüel olmaktan öteye geçemediği görülüyor…
140 yıl kadar önce işçi devriminin başlatıldığı ve işçi haklarının kapitalizmin pençesinden söküle söküle alındığı en zengin ve en kalkınmış ülke Amerika’da bile şu anda küresel krizin olumsuz etkileri kol gezmeye başladı… ABD’deki kitlesel emekçi tepkilerinin boyutları giderek artıyor… Dünya genelindeki duruma baktığımızda da manzaralar iç açıcı değil. Yıllar boyunca kazanılan istihdam ve üretim potansiyeli birkaç haftanın içinde silindi ve yok oldu… Tahayyül bile edilemeyen, ancak kurgu romanlarda ve filmlerde rastlanan bir felaket Pandemi sonrasında dünyanın üzerine tüm ağırlığınca kâbus gibi çöktü…
Dünya tarihi krizlerle ve bu krizlerden çıkış öyküleriyle doludur. Elbette ki bu acılı süreçten de çıkılacaktı. Ama eskisi gibi bir dünya olmayacak bu sürecin sonunda. Savaş dolayısıyla hırpalanmış bir dünyayı yeniden yaratma ve küresel refaha ulaştırma sorumluluğu yine ve tabii ki emekçilerin ve üreticilerin omuzlarında olacaktır… Emek, yenidünya düzenini de oluşturacaktır… Ekonominin ve üretimin çarklarını döndürecek olan, petrolden çok emekçinin ve üreticinin alın teridir. Alın terinin dere gibi akıtılmasından başka bir çare de yoktur önümüzdeki dönemlerde… Çünkü ekonomi o alın terinin deryası içinde yüzdürülebilir ancak…
Dilerim önümüzdeki zor dönemlerde işçi ve üretici yığınları 1 Mayıs destanını yaratan dönemlerin acılarını yaşamazlar… Çünkü küresel krizi bile fırsata dönüştürerek daha da zenginleşen kapitalizmin çalışma koşullarına sömürücü egolarını sürmesi olasılığı göz ardı edilemez… Daralan iş alanlarında ekmeği aslanın ağzına verecek o ruh hali şimdiden acımasız kapitalizmi sarmalına almış durumdadır. Bu ürkütücü manzaraya bakıp 140 yıl kadar önce emek dünyasında yaşananları anımsamak da olmuyor tabii ki…
Tabi atlanan çağ ile robot işlerin fabrikalarda cirit attığı ve hatta restoran ve başka iş yerlerinde ön plana çıkmaları da İşçi kesimini endişelendirmektedir. Diliyorum Dünya da artan nüfusa karşılık bu robot işliler azınlıkta İnsan gücü daha çoğunlukta olur…