Siyasetçinin korunması, hiçbir şeyi kabul etmemek!
26 Tem 2026 - 13:50
YAYINLANMA
Siyasi Partilerin içerisinde ki son durumlar. Hepsi için değil ama bazı partiler için ve öne çıkan CHP içerisindeki kavgalar yıllardır hiç bitmediği gibi tüm hızıyla devam ediyor. Benim görüşüm, gazeteci ve köşe yazarı olarak bu konulara fazla girmeden, kendi içlerindeki iç çekişmelerde “Ne halleri varsa görsünler” demektir…
Ülkesi için çalışan, Oylarını aldıkları seçmenleri unutmayan, Vatandaşını düşünen partileri tüm bu yazdıklarımın dışında tutarak tenzih ediyorum. Kendi iç çekişmelerini dışa vurmayan ve “kol kırılır, yen içinde kalır.” Diyen Siyasetçileri de tebrik ediyorum…
Günümüzde siyaset ve siyaseti yöneten siyasetçiler çok konuşulmaya başlandı. Özellikle, yolsuzlukların konuşulduğu, Belediye Başkanlarına suçüstü baskınların yapılıp suçları ortaya çıkanlar, yıllarca hapislerde kalacaklarını anlayınca bülbül olmaya karar veriyorlar. “Pişmanlık yasasından yararlanmak” istiyorlar…
Pişmanlık yasası nedir?
“Ben bu suçları yaptım ama yaptığım bu suçlardan şimdi pişmanlık duyuyorum. Yaptığım suçları ve kimlerle işi birliği yaparak suç işlediğimi anlatacağım. Adaletin işleyişine yardımcı olmak istiyorum.” Demektir…
Peki, her kim olursa olsun, suç işlediği zaman bir gün bu işin ve suçun meydana çıkacağını unutanlar, suç işlemeye devam ettiler. Alan memnun, alamayan Savcılıkların yolunu tuttu. Suçlayan aynı partiden. Suçlanan aynı partiden olması şaşırtıcı!
Siyaset içerisinde “Bu Devran böyle devam edecek” diyenler “Yerin kulağı var” Atasözünü unutmuşlar. Şikâyet edende, Şikâyet edilen aynı parti içerisinden çıkıyor. Haydi, hayırlısı, bu işlenen suçlar ve suç işleyenler nereye kadar devam edecek. Adaletin eli yakalarındayken sonuç ne olacak. Bekleyip göreceğiz?
Siyasette artık en zor bulunan şey vizyon değil, samimiyet.
Çünkü modern politikacı profiline baktığınızda çok ilginç bir ortak özellik görüyorsunuz: Başarısızlık olabilir, hata olabilir, yanlış hesap olabilir, tutulmayan söz olabilir ama kabul etmek yok. Asla.
Ekonomi kötü gider… Suç savaşlar ve dış güçlerin…
Şehir planlaması çöker… Suç önceki yönetimin…
Verilen sözler tutulmaz… Şartlar değişmiştir…
Vatandaş şikâyet eder… Vatandaş meseleyi anlamamıştır…
Şehir planlaması çöker… Suç önceki yönetimin…
Verilen sözler tutulmaz… Şartlar değişmiştir…
Vatandaş şikâyet eder… Vatandaş meseleyi anlamamıştır…
Siyasette adeta yeni bir meslek tanımı oluştu: Her şey kötü giderken bile çok iyi gidiyormuş gibi konuşabilme sanatı. Daha ilginci şu: Bazıları kürsüye çıktığında söylediği vaatlere kendisinin bile tam inanmadığı hissediliyor. Cümle ağızdan çıkıyor ama gözler başka bir şey söylüyor. Halk bazen konuşmayı değil, mimiği gözler. Mimik bazen şöyle der: “Ben de çok emin değilim ama bir deneyelim.”
Her seçim döneminde aynı cümleleri duyuyoruz:
“Büyük projeler geliyor.”
“Yeni bir dönem başlıyor.”
“Yeni bir dönem başlıyor.”
"Vatandaşların istekleri ön planda olacak.
Her seçimlerde bunları dinleriz. Seçilen ise kendi bildiklerini okumaya devam eder. Sizin anlayacağınız Vatandaşlar, projeden çok fragman izlemeye devam eder...
Bugün buna yeni bir madde eklenebilir: Hata yapmış olsan bile asla kabul etme!
Oysa dünyanın birçok gelişmiş demokrasisinde istifa bazen erdem sayılır. Bizde ise koltuğa veda etmek, sanki kişisel trajedi gibi sunuluyor…
Belki siyasetin ihtiyaç duyduğu yeni vaat şudur:
“Yanlış yaparsam kabul edeceğim.”
İnanın, şu an kulağa en dürüst söylenen söz ve vaat bu geliyor.
Bu ülkeye gram faydası olmayan kişilerin, Hatta biraz bırakmayı da düşünün, derneklerin başında olmayı, devlet dairelerinin başında olmayı, defalarca milletvekili olmayı biraz bırakmayı deneseniz. Koltuk sevdasından vazgeçseniz…
Bu ülkeye gram faydası olmayan kişilerin, Hatta biraz bırakmayı da düşünün, derneklerin başında olmayı, devlet dairelerinin başında olmayı, defalarca milletvekili olmayı biraz bırakmayı deneseniz. Koltuk sevdasından vazgeçseniz…
İnanın size de iyi gelecek. Bu Ülkeye de bize de iyi gelecektir...