Boom, Boom Telaviv, Şimdi Tsunami Geliyor!

29 Tem 2026 - 19:21 YAYINLANMA
Bizler Sosyal Medya’da dünya geneli yaş ortalaması epey yüksek bir nesil olarak gündemi takip ede duralım, yeni nesil dijital dünyanın dinamik platformlarında bambaşka bir dalga büyütüyor…
       ABD-İran savaşı sırasında ve şimdilerde yine ABD’nin İran’a bomba saldırısı ile geçtiğimiz günlerde, özellikle İsrail’de yaşanan son füze patlamalarından sonra gençlerin paylaşımların altına ısrarla İngilizce bir slogan yazdığını fark ettim: “Boom, Boom Tel Aviv!” Pek çok ulustan gencin dilinde adeta bir protesto marşına dönüşen bu sloganın izini sürdüğümde, karşıma dünya gençliği arasında hit olmuş bir şarkı çıktı…
       Söz ve bestesi anti-Siyonist eylemleriyle tanınan İtalyan kökenli Amerikalı sanatçı Lucas Gage’e ait olan bu şarkının Türkçe sözleri oldukça sarsıcı: “Ölü çocuklarla alay ediyordunuz, ama şimdi vuruluyorsunuz. İran füzeleri tüm gökyüzünüzü aydınlattı. Mağdur rolü oynayıp ‘Bunu ben başlatmadım’ diyorsunuz ama tüm dünya yalanlarınızı görüyor. Sivillerinizin üzerine bombalar yağması nasıl bir his? İsteseydiniz önlerdiniz ama insanlık sizden, Yahudilerden asla iyi davranış beklemiyor...”
       Şarkıyı dinleyince derin bir düşünce sardı beni. Son satıra kadar söylenenlerin haklılık payı ortada. Ancak o son cümle, yani toptancı bir yaklaşımla “Yahudilerden iyi davranış beklenmediği” ifadesi durup düşünmemiz gereken asıl tehlikeyi ele veriyor…
       İsrail ve arkasındaki küresel lobiler, Gazze’de yaşanan soykırıma karşı yükselen her insani çığlığı bugüne kadar “antisemitizm” kalkanıyla, bir kurban kartı gibi kullanarak bastırmaya çalıştı. Oysa dünya, insanlar antisemit olduğu için değil; İsrail devleti ve kamuoyu araştırmalarına göre halkının yüzde 75'i bu vahşeti destekleyerek bir “insanlık suçu” işlediği için ayağa kalkmıştı. Konunun dinle, ırkla ilgisi yoktu; bu soykırımı kim yapsa aynı tepkiyi alacaktı…
       Fakat bu şarkının ulaştığı devasa kitleyi görünce kendi kendime dedim ki: “Asıl şimdi antisemitizm tsunamisi geliyor!” Gazze’de Orta Çağ vahşetini aratmayan katliamlar yapılırken, Tel Aviv’deki gece kulüplerinde eğlenen İsrailli gençlere mikrofon uzatıldığında verdikleri o kan dondurucu cevapları unutamıyoruz: “Öldürülen bebeklere acımıyorum, büyüyünce Hamas olacaklar. Gazze temizlenince barış gelecek.” İşte o gün Gazze yanarken kulüplerde dans edenlerin yerini, bugün sığınaklardaki korku aldı. Şimdi ise dünya gençliği diskolarda, plajlarda “Boom, Boom Tel Aviv” şarkısıyla dans ediyor. En az bir nesil, devasa bir nefret dalgasının içinde büyüyor…
       Peki, bu nefretin asıl sorumlusu kim? İlk suçlu kuşkusuz Pandora’nın kutusunu açan, Netanyahu hükümeti ve İsrail devlet aklıdır. Onlarca yıldır kendi çocuklarının beynini anaokulundan itibaren zehirlediler. İkincisi İsrail Halkı…
       Fizikte temel bir kural vardır: Her etki, en az kendine eş değer bir tepki doğurur. Ancak İsrail’in eylemleri sosyolojik olarak kendisinden katbekat güçlü, kontrol edilemez bir tepki doğurdu…
       İsrail askeri olarak bu savaşı kazandığını iddia etse bile, sosyolojik olarak çoktan kaybetti. Bundan sonra dünyanın hiçbir yerinde huzur bulamayacaklar. Ne yazık ki bu vahşetle hiçbir bağı olmayan, hiçbir suçu bulunmayan masum insanlar da sadece “Yahudi kimliği” sebebiyle haksız tacizlere maruz kalacak…
       ABD Başkanı Trump’u kandırıp arkasına aldı ve Orta Doğu da estirdiği savaş rüzgârı şimdi geri tepmeye başladı ve ABD, Trump’da Netenyahu’yu dinlemiyor. Yapacağım satışa kimse müdahale edemez. Türkiye bizim iyi ve kuvvetli müttefikimiz… Tarih, Netenyahu’ya nefreti mutlaka yazacaktır…

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: