Kontrol Sizde
13 Eyl 2026 - 15:58
YAYINLANMA
Sinir sistemimizi desteklemek her zaman büyük değişiklikler anlamına gelmiyor. Bazen bu bir kaç dakika durabilmek, bir yürüyüşe çıkabilmek, biraz daha erken uyuyabilmek, yeri geldiğinde sınır koyabilmek ya da zihnimizde dolaşan düşünceleri bir kağıda dökmek kadar küçük bir şeyle başlıyor. Bazen bir günlük tutmak zamanı en güzel değerlendirme şekli olabiliyor. Bu bazen sinir sisteminin yükünü azaltabiliyor. Bizim amacımız stresi tamamen ortadan kaldırmak değildir. Bu zaten mümkün değil.Amacımız bedenimize küçük bir mesaj verebilmektir.Buradaki gayemiz beynimize güvendesin yalnız değilsin herşeyi tek başına taşımak zorunda değilsiniz demektir.
Yazın bazen yorulduk bazen dinlenmeye çalıştık. Bir süre belli yerlere seyahat ettik belkide daha çok sosyalleşmek. Sosyal hayatın o güzel ritmini yakalayıp kendimizi daha enerjik hissetmiş olduk. Sonbahara adım adım yaklaştığımız şu günlerde aklımıza o tanıdık düşünceler gelmeye başlamış olabilir. "Eskiden daha disiplinliydim. Kendimi neden toparlayamıyorum. "Şu bir gerçek ki mevsimsel bir geçiş dönemi yaşıyoruz. Bu genelde insanların çoğunun yaşadığı bir durumdur. Bu kesinlikle irade eksikliği anlamına gelmiyor. Yaz aylarını genelde stresli bir dönem olarak düşünemeyiz. Sonuçta içinde aile var, tatil var, uzun sofralar keyifli akşamlar var. Ama keyifli olması, enerji gerektirmediği anlamına gelmiyor.
Beynimiz genellikle öngörülebilirliği seviyor. Rutinler düşündüğümüzden çok daha fazla zihinsel alan açıyor. Sabah ne zaman kalkacağımız gün içinde neler yapacağımız bellidir. Kararlar otomatik alınıyor. Bize gün içinde fazlasıyla enerji kalıyor. Yaz geldiği zaman hayat değişken olabiliyor. Uyku ve yemek saatleri kayabiliyor. Birgün denizdeyiz birgün misafir ağırlıyoruz fark etmeden zihnimizde bu durumlar bir çok açık sekmeleri oluşmasına neden olabiliyor. Yazın sonunda ise dağılmış hissetmemizin nedeni çoğunlukla fiziksel yorgunluk olmayabilir. Uzun zamandır çok fazla şeye uyum sağlamaya çalışıyor olmamız ve zihinsel yükün birikmiş olması fiziksel yorgunluğa neden olabilir.
Bedenimizin farklı çalıştığını düşünür ve kabul edersek stres arttığında beynimizin uzun vadeli düşünebilen, plan yapabilen tarafı sessizleşir, yerine daha hızlı, daha dürtüsel "Şu an rahatlasam daha iyi olur" diyen bir sistem geçer. Bu da bize olaylar karşısında "boşver şu zaman başlarım" "Şu tatlıyı yada meyveyi yersem daha iyi olur "diyen beyinsel uyarılarda karşı karşıya gelebiliyoruz.
Yani mesele her zaman kendimizi, çok zorlamak değil, bazende mesele bedenimize yeniden güven hissi verebilmektir. Aslında önemli olan sağlıklı seçimleri kolaylaştıran rutinler ve destek sistemlerinin kurulmasıdır. Dinlenmeye zaman ayırmak, sınır koymayı bilmek, herşeyi tek başlarına yapmaya çalışmamak önemlidir. Sonuç olarak amacımız daha güçlü bir iradeye sahip olmak değil iradeden daha az şey talep eden bir yaşam kurabilmek olabilir.