İran, Hürmüz Boğazı’nı neden kapattı?

22 Mar 2026 - 17:17 YAYINLANMA
ABD ve İsrail'in İran'a başlattığı saldırılar sonrasında çatışma bölgeye yayıldı. İran da, İsrail'in yanı sıra bölgedeki ABD üslerine ve hedeflerine saldırılar düzenledi. İran’ın amacı, Arap ülkelerini koruma pahasına anlaşmalar yapıp milyon dolarlarını aldıkları Trump, bir savaş anında koruyamayacağını göstermek için Arap ülkelerindeki ABD üslerini bombaladığını açıklamasıydı…
İran Devrim Muhafızları Ordusu da Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemi geçişlerinin yasaklandığını, geçecek olanların vurulacağını açıklamasıydı. Bu nedenle, İran bazı petrol tankerlerini vurdu. Amaç burada Dünya ülkelerine petrol akışını kesmekti...
Boğaz'dan petrol ihracatı, 1 Mart'ta günlük ortalamaya göre yüzde 86 ile keskin şekilde düşüş gösterdi…
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ni, Umman Denizi ve Hint Okyanusu’na bağlayan dar bir geçittir. Enerji güvenliği açısından da çok önemlidir. Boğazın kuzey kıyısı İran’a, güney kıyısı ise Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne aittir. Hürmüz Boğazı, dünya deniz geçişleri arasında en stratejik olanlardan biridir. Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) akışının önemli bir kısmı bu dar geçitten sağlanıyor. Hürmüz, 33 kilometre genişliğindedir…
Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre, Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 20 milyon ham petrol ürünleri geçiyor. Bu da, dünya petrol tüketiminin yaklaşık %20’si demektir. Ayrıca, dünya LNG (sıvılaştırılmış gaz) ticaretinin de %25’i yine buradan geçiyor. Özellikle Katar  doğalgazı, Asya pazarlarına ulaşıyor…
Boğazdan geçen petrolün ve LNG’nin büyük bölümü Suudi Arabistan, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, İran ve Katar’a ait bulunuyor. Bu ülkelerin enerji ihracatının önemli kısmı Hürmüz boğazı üzerinden dünya pazarlarına ulaşıyor. Hürmüz’den geçen petrolün yaklaşık yüzde 75’i Asya ülkelerine gidiyor. En büyük alıcılar, Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore‘dir…
ABD ve AB ülkeleri, Körfez petrolüne geçmişe kıyasla daha az bağımlı olsa da, Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin aksaması küresel petrol fiyatlarını olumsuz etkiliyor. Savaşın başlaması ve Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapatılması, Brent petrol fiyatını da, %15 civarında yükseltti. Analistler, kapalı kalma süresi uzarsa fiyatların daha da yükselebileceğini belirtiyorlar…
Küresel deniz trafiğini izleyen "MarineTraffic"e göre, Boğazdaki trafik büyük oranda azaldı. Yüzlerce tanker (ham petrol, LNG, ürünler) açık sularda bekliyor…
Petrol ve gaz ithalatçısı olan Türkiye için Hürmüz Boğazının kapanması, Artan petrol ve doğalgaz fiyatları nedeniyle,  enflasyon ve cari açığı olumsuz etkiler. Ayrıca, küresel ticarette yaşanacak yavaşlama, ihracat pazarlarını da olumsuz etkileyebilir. Netice itibariyle, devam eden savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki kapanma petrol ve gaz fiyatlarını  yükseltiyor,  finansal piyasaları dalgalandırıyor; taşımacılık ve sigorta maliyetlerini artırıyor ve üretim maliyetleri ile küresel enflasyonu fırlatıyor…
Bu süreçte, Güvenli liman varlıklarına ‘örneğin altın’ talep arttı ve Dünya hisse senedi piyasalarında satış baskısına yol açtı. Enerji maliyetlerindeki yükseliş, sanayi üretiminden tarım girdilerine kadar birçok sektörde maliyetleri artırarak, enflasyonist baskıyı güçlendirebilir ve ekonomik büyüme yavaşlayabilir. Petrol fiyatlarının  yükselmesi, Türkiye’yi olumsuz  etkileyebilecek, enflasyon ve pahalılığın artmasına yol açabilecektir…
Petrol fiyatları yükselişi, Türkiye gibi yüksek enflasyon sorunu olan ülkelerde, başta Akaryakıt, taşımacılık, gıda, üretim ve diğer tüm sektörlerde zincirleme fiyat artışlarına yol açabilir…
Ortadoğu’daki her gerginlik ve savaş, bütün dünyadaki ekonomi ve uluslararası politikaları doğrudan etkilemektedir. Umarım, kısa sürede ateşkes sağlanmazsa, savaşın uzaması küresel düzeyde ekonomik ve politik sorunları büyütecektir…
 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: