Amerika -İran Savaşı’dan Geride Kalanlar
19 Haziran tarihi itibariyle ABD ve İran savaşı bitiren anlaşma metnini imzaladılar. 28 Şubat tarihinde başlayan, İran’in silah gücü kapasitesi ile ABD’yi şaşırttığı, Trump’un yaklaşık 40 kez tekzibe konu beyanatlarda bulunduğu, yıllardır ABD’den silah alarak güvenlik şemsiyesi altında olduklarını zanneden körfez ülkelerinin hezeyanları ile hatırlanacak bir savaş oldu. Savaşın galibi olarak İran gözükse de ABD’nin savaştan ciddi bir kazanım elde ettiği de atlanılmaması gereken bir konu.
İran ABD tarafından yıllardır ambargo uygulanan bir ülke. İsrail’in güvenliği ABD’nin öncelikli politikalarından olduğu için nükleer silah üretimi hususunda İran ile soğuk savaş yaşadığı yadsınamaz bir gerçek.İsrail‘in elindeki nükleer silah mevcudu bilinmemekte. Günümüz dünyasında hegemon güç olabilmeniz için nükleer silaha sahip olmanız gerekmekte. Hegemon güçler kendilerine yeni ülkelerin eklenmesine de soğuk bakmakla birlikte bu noktada aksiyon alan devletlere uygulamış oldukları direkt ve endirekt amborgolarla nükleer silah elde etmelerinin önüne geçmeye çalışıyorlar. Savaş Hürmüz Boğazının ne kadar önemli bir su yolu olduğunu dünyaya gösterdi. Özellikle Güney Doğu Asya’nın petrol talebininin büyük bir bölümü körfez ülkelerinden sağlanmakta. Çin ile İran arasında petrol tedarikine dönük yüksek montanlı anlaşmalar mevcut. Hürmüz Boğazının kapatılması ile birlikte arz sıkıntısı yaşayan Güney Doğu Asya ülkeleri için yaşanan darboğazın çıkış noktası ABD petrolü oldu. ABD Venezuela operasyonu sonrası el koyduğu petrolü bu savaşta talep eden devletlere satarak enerji tedarikinde pazar payını büyüttü. Yükselen petrol fiyatları ile birlikte ortalama 100-usd varil fiyatından satış gerçekleştirerek iyi bir kazanç elde etti. Trump ‘ın bir günü diğer günü tutmayan spekületif açıklamaları ile Yahudi damadı Jared Corey Kushner’e emtia borsalarında short pozisyonlar açtırarak ciddi kazançlar elde ettikleri piyasalarda konuşulmakta. Yıllardır İran ile ilk defa müzakere masasına oturarak sonuç alma başarısı Trump’ın oldu. İran’a karşı kürtleri kullanmak isteyen ABD ve İsrail istediğini alamadı. Suriye’de El Şara’nın insiyatifine terk edilen YPG güçleri bu aksiyon ile intikam almış oldular. Anlaşma metninde İran’a savaş tazminatı olarak 300 milyar USD ödenmesi bulunmakta. Bu paranın körfez ülkelerinin oluşturacağı konsorsiyumla hazır hale getirileceği öngörülmekte.
Kasım 2026 tarihinde yapılacak olan ara seçimler öncesi Trump İran ile yapılan anlaşma ile rahatladı. İran’ın nükleer silah üretmemeyi kabul etmesi de İsrail açısından sevindirici bir gelişme oldu. Piyasalarda petrol fiyatlarının Şubat ayı seviyelerine geri dönmesi, Hürmüz Boğazı’nın açılması ile tedarik zincirinin işler hale gelmesi, dünya ekonomisinin Çin‘den başlayarak durgunluk sinyallerini güçlü bir biçimde vermesi, ABD’nin çok yüksek kamu borcunu çevirmekte zorluk yaşaması, FED’in enflasyon oranında düşme beklentisini ötelemesi sebebiyle faiz indirimlerine ara vermesi süreçleri ile 2026 yılını kapatacağımız gözükmekte. ABD ile Çin arasında dünyanın yeni süper gücü olma savaşı Pasifik bölgesinde devam edecek. Yaşanan her vekalet savaşı ABD’nin Çin’i frenleme ve geciktirmeye dönük politikası olarak okumamız gerekecek.