Kaç Ölüm Bir “Statü” Eder? 2

16 Eyl 2026 - 06:14 YAYINLANMA

BÖLÜM 2 — 9.818 İNSAN

“Birinci bölümde İmralı'da hazırlandığı açıklanan yapıyı, ‘statü’ tartışmasını ve ağırlaştırılmış müebbet hükümlülüğünün fiilî sınırlarını sorguladık. Soruyu şurada bıraktık: ‘Biz bugün bir cezanın infazını mı konuşuyoruz, yoksa coğrafi sınırları İmralı Adası olan yeni bir statüyü mü?’”

Şimdi hafızamızı tazeleyelim.

15 Şubat 1999.

Abdullah Öcalan Kenya'nın başkenti Nairobi'de yakalandı.

Nairobi Havalimanı'nda kendisini bekleyen Türk görevliler tarafından gözaltına alındı ve Türkiye'ye getirildi.

Yargılandı.

29 Haziran 1999'da idama mahkûm edildi.

İdam cezasının kaldırılmasının ardından cezası ömür boyu hapse çevrildi.

Dosya neydi?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 2005 tarihli Öcalan/Türkiye kararına geçen Yargıtay tespitlerine bakalım.

Öcalan'ın yakalanmasına kadar PKK'nın gerçekleştirdiği:

6.036 silahlı saldırı.

3.071 bombalı saldırı.

388 silahlı soygun.

1.046 kaçırma.

Bunlar kayda geçenler.

Ölümler?

4.472 sivil.

3.874 asker.

247 polis.

1.225 köy korucusu.

Toplam:

9.818 İNSAN.

İnsan.

Rakam değil.

İnsan.

Üstelik bu bilanço 1999'a kadar.

Sonrası değil.

Mahkeme kayıtlarına girebilen bilanço.

Ya bir toplamın anlatamadıkları?

Ya çocuklar?

Ya bebekler?

Ya kadınlar?

Ya saldırıların ardından hayatı parçalanan aileler?

Ya yaralananlar?

Ya bedeninin bir parçasını kaybedip ömrünün geri kalanını o günle yaşayan gaziler?

Onlar hangi rakamın içinde?

Bir ölümü istatistiğe yazabilirsiniz.

Bir annenin ömür boyu taşıdığı acıyı hangi haneye yazacaksınız?

Bir çocuğun babasız büyüdüğü yılları hangi istatistik ölçecek?

Bir gazinin kaybettiği uzvun karşılığı hangi bilançoda?

9.818.

Bu yalnızca bir toplam değildir.

Bu, mahkeme kayıtlarına girmiş insanların toplamıdır.

Aynı AİHM kararına göre Türk mahkemesi, ölenlerin arasında çocukların, kadınların ve yaşlıların da bulunduğunu özellikle kayda geçirmişti.

Türkiye'de Abdullah Öcalan için yıllarca kullanılan bir ifade vardı:

“Bebek katili.”

Bu ifadeyi bugün üretmiyoruz.

Türkiye'nin siyasi hafızasından çıkarıyoruz.

Miting meydanlarında söylendi.

Meclis kürsülerinde söylendi.

Gazete manşetlerinde yazıldı.

Siyasetçiler söyledi.

Milyonlar duydu.

Bugün ne konuşuyoruz?

Statü.

Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsünden “statü” tartışmasına geldik.

Aradan 27 yıl geçti.

Ne değişti?

9.818 insan geri mi geldi?

Mahkûmiyet ortadan mı kalktı?

Yargı kararı mı silindi?

PKK'nın geçmişi yeniden mi yazıldı?

Devletin arşivleri mi değişti?

Ölen askerlerin mezar taşlarındaki tarihler mi değişti?

Çocuklar büyüdü mü?

Annelerin kapıları yeniden açıldı mı?

Ne değişti?

Kaç ölüm bir statü eder?

Kaç şehit bir imtiyazın karşılığıdır?

Kaç sivil ölümünden sonra devlet hafızasını sıfırlayabilir?

Devlet hafızasının zamanaşımı kaç yıldır?

On yıl mı?

Yirmi yıl mı?

Yirmi yedi yıl mı?

9.818 insanın üzerinden kaç yıl geçince artık hatırlamamamız bekleniyor?

DEVAM EDECEK...

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: