Kaç Ölüm Bir "Statü" Eder? 1

15 Eyl 2026 - 19:08 YAYINLANMA


BÖLÜM 1 — HAFIZANIN ZAMANAŞIMI VAR MI?

Bu bir Kürt meselesi yazısı değildir.

Bu bir barış karşıtlığı yazısı hiç değildir.

Bu, bir devletin hafızasının kaç yıl olduğunun hesabını soran bir yazıdır.

Rüya olsa “yalan” dersiniz.

Film olsa senariste, “Bu kadar da saçmalanmaz” dersiniz.

Kitap olsa kapağını kapatır, “Palavra” deyip geçersiniz.

Oysa bu bir kurgu değil.

Burası Türkiye.

Takvim 2026.

Abdullah Öcalan için İmralı'da bahçeli bir yapı hazırlandığı artık siyasi gündemin konusu.

Gazeteci Nagehan Alçı'nın aktardığına göre MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yapının varlığını doğruluyor.

Alçı soruyor:

Öcalan neden buraya geçmiyor?

Aktarılan cevap iki kelime:

“Statü istiyor.”

Eski AK Parti milletvekili Şamil Tayyar daha sonra yapıya ilişkin ayrıntılar veriyor:

250 metrekare kapalı alan.

Dubleks.

Yaklaşık iki katı büyüklüğünde bahçe.

Barınma alanı.

Çalışma ofisi.

Görüntülü telefon.

İnternet altyapısı.

Bunlar Tayyar'ın kamuoyuna açıkladığı bilgiler.

250 metrekareyi geçelim.

Dubleksi geçelim.

Bahçeyi de geçelim.

Daha temel bir soru soralım:

Mahkûmiyet nedir?

Bir insanın yalnızca bulunduğu adadan ayrılamaması mı?

Çalışma alanı varsa…

Görüntülü iletişim altyapısı varsa…

İnternet altyapısı varsa…

Siyasi heyetlerle görüşebiliyorsa…

Mesajları kamuoyuna ulaştırılabiliyorsa…

Onu ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü yapan fiilî sınırlar bugün tam olarak nelerdir?

İnternet altyapısı ne için?

Açık internete erişim var mı?

Yoksa yalnızca kapalı ve denetimli bir iletişim sistemi mi?

Kimlerle görüntülü görüşebilecek?

Görüşmeler hangi mevzuata tabi olacak?

Kim denetleyecek?

Toplum bunları bilmiyor.

Bilmek zorunda.

İnternet artık yalnızca gazete okumak değildir.

İletişimdir.

Toplantıdır.

Örgütlenmedir.

Dünyanın herhangi bir noktasındaki insanla saniyeler içinde temas kurabilme aracıdır.

Mesele odanın kaç metrekare olduğu değildir.

Mesele o odanın dünyaya kaç kilometre uzandığıdır.

İstanbul'da yaşayıp yıllarca denizi görmeyen insan var.

Köyünden ömrü boyunca çıkmamış insan var.

Geçim derdi yüzünden yaşadığı semtin dışına çıkamayan milyonlar var.

Özgürlüğü yalnızca “bir yerden fiziksel olarak ayrılamamak” diye tarif edeceksek onların özgürlüğünü de yeniden konuşmamız gerekir.

Ağırlaştırılmış müebbet başka bir şeydir.

Bir ceza hukuku kurumudur.

Bir infaz rejimidir.

Kesinleşmiş bir mahkûmiyetin sonucudur.

Biz bugün bir cezanın infazını mı konuşuyoruz, yoksa coğrafi sınırları İmralı Adası olan yeni bir statüyü mü?

DEVAM EDECEK...

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: