Hipertansiyon
Selam dostlar;
Hepimizin muzdarip olduğu bir sağlık sorunu tansiyon yüksekliği hakkında kısa bilgiler vererek tedavisi konusunda da tavsiyelerim olacak.
Tansiyon yüksekliği ileri yaşta kalp, böbrek ve damar problemlerinden kaynaklanabilir.
Aslında bu organlardaki problemlerin de en büyük suçlusu yine hipertansiyondur, bir başka değişle organlarımızdaki problemlerin hem sebebi hem de sonucudur hipertansiyon!
Bu sorunla başa çıkmak için genç yaştan itibaren damarlarımızı korumamız gerekli.
Altta dolaşımımızı bozan kalp, böbrek ya da damar problemimiz varsa doktor kontrolünde tedavinizi aksatmamanız gerekmektedir.
Psikolojik sıkıntı vücudumuzda her türlü rahatsızlığa neden olabildiği gibi tansiyonun nedeni de olabilir bu durumda da tavsiyem hekim desteğiyle tedavinizi takip etmenizdir.
Altta yatan bir neden bulunamıyorsa, hipertansiyon bizim için vücudumuza yaptığımız hataları sorgulama ve sonucunda yine yaşam biçimi değişikliği yaparak tedavi olabilecek bir sağlık problemidir.
Altta yatan neden ne olursa olsun buradan sonra anlatacaklarım tüm hipertansiyon hastaları için tedavilerini rahatlatacak, medikasyonlarını azaltacak bir alternatif olacaktır.
Hipertansiyon damarlarımızda kanın basıncının normal değerlerinin üstüne çıkması ve bunun sunucu olarak da organlarımızı zedeleyecek sağlığımızı bozan bir rahatsızlıktır.
Çoğumuz yüksek tansiyon ile yaşadığımızın farkında bile olmayız, zira tek başına çok yükselmediği sürece vücutta bir sıkıntıya neden olmaz.
Dünya sağlık örgütünün belirlediği kriterler ile değerlendirdiğimizde Diastolik kan basıncının yani halk arasında küçük tansiyon diye bildiğimiz değerin 90 milimetre cıva olması hipertansiyon başlangıcıdır bizim için uyarıcıdır 100 mm hg olması ilaç başlama sınırıdır 110 mm hg olması ise hastaneden acil destek almamızı gerektirir.
Tansiyonumuzu değerlendirirken bu ana bilgileri ilk olarak bir yere kayıt edelim . Bu değerler ile kullandığınız ilacın işe yarayım yaramadığına yada o anda tansiyonumuzun ne durumda olduğuna evdeki tansiyon aletiyle ölçerek kendimiz de karar verebiliriz.
Hastalık sonrası kontrol etmemiz önemli fakat asıl önemli olan hasta olmadan tedbirimizi alarak vücudumuzu hipertansiyondan korumaktır.
Damarlarda sıvı miktarının artmasının nedeni damar içindeki tuz miktarının artmasıdır.
Damarı içindeki tuz miktarının artması damar içine suyu çeker ve tansiyonu yükseltir.
Geçtiğimiz haftalarda da sıcak havalarda vücudumuzu korumak için önlem amaçlı bahsettiğim günlük su ihtiyacını tekrar hatırlayalım; 35 ml x kilomuz= günlük su ihtiyacımızdır.
Kilomuzu 35 ile çarparak günlük su ihtiyacımızı mililitre cinsinden bulabiliriz; 100 kg olan bir kişi için günlük su ihtiyacı 3,5 litredir.
Günlük tuz ihtiyacımız da Dünya Sağlık Örgütü‘ne göre 5 gramdır yani maximum, dolu dolu bir çay kaşığı…
Günlük tüketmemiz gereken suyu tüketmediğimizden de daha önce bahsetmiştik, herkes kilosu üzerinden hesap ederek yeterli miktarda su içtiğinden emin olmalı!
Bunun yanında da tuz tüketimimizin günlük maksimum bir çay kaşığı olduğunu unutmamamız gerekiyor.
Fazla aldığımız tuz damarlarımızda suyun tutulmasına neden olur ve tansiyonumuzu yükseltir. Biz su içmesek de vücudumuzun yüzde yetmişini oluşturan sudan çalarak damarlarımızdaki fazla tuz nedeniyle su içmesek de tansiyonumuz yükselir!
Fakat günlük su ihtiyacımızı alırsak bu günlük olarak böbrekler yoluyla atılacağından aynı zamanda fazla tuzu da yanında dışarı taşıyacaktır.
Bir diğer bilgi ise kilomuzun ideal vücut ağırlığımızdan her 10 kg fazlası, tansiyonumuzu 10 milimetre cıva yükseltir! Yani her 10 kg fazlımız için tansiyonumuza bir birim ekleyebiliriz.
İdeal kilomuza ulaşmak için her çabamız tansiyonumuzu normal değerlere düşürmeye yardımcı olacaktır. İdeal kilo hesabı ve ideal kiloya ulaşmak için ileriki günlerde farklı bir yazıyla yine size destek olacağım.
Bugün ise özellikle sizlere uyarım günlük tuz ihtiyacımız olan 5 gr’ın yani dolu dolu bir çay kaşığının üstüne günlük olarak çıkmamanız.
Dışarıda yemek mümkün olduğunca hayatımızdan çıkartılmalı, hazır gıda, paketli gıda yanında lokanta ve kafelerde de lezzet arttırma uğruna tuz kontrolü yapılmadığını hepimiz zaten biliyoruz.
Benim sizlerden istediğim günlük su ihtiyacınızı düzenli olarak almanız ve tuza elinizi her uzattığınız da ihtiyacınızın bir çay kaşığı olduğunu unutmamanız.
Bu da bir ciddi yaşam biçimi değişikliğidir. Damak zevkinizden taviz vermenizi istiyorum sizlerden bu çok zor biliyorum fakat en fazla bir ay içinde yediklerinizin gerçek tadını alarak yepyeni bir dünyaya kapı açacaksınız.
Sadece tuz ve su kontrolü ile tansiyonunuzu normale çevirdiğinizi hayret verici şekilde göreceksiniz.
Hipertansiyonsuz, nice sağlıklı yazılarda buluşmak ümidiyle …