Fon Vurgunu Ve Devlete Güven

23 Eki 2026 - 17:35 YAYINLANMA

Devlet, belirli bir toprak parçası üzerinde yaşayan insan topluluğunun,hukuki, siyasi ve idari kurallarla yöneten, meşru güç ve otorite kullanma tekelini elinde bulunduran en büyük tüzel kişiliktir.

Bir ülke düşünün ki yöneticilerin bir kısımı, şahsi menfaatleri için, gözünü hırs bürümüş bir şekilde, halkın parasını ceplerine indirsin, denetleme kurumları, yargı kurumları ve siyasiler de bunları görmezden gelsin ya da ihmal etmiş olsun.
    
İdari Yargı Mevzuatına göre, idareler ve devlet kurumları, her türlü hukuki işlem ve eylemlerinden dolayı yurttaşlara karşı maddi ve manevi tazminat yönünden sorumludur. Bu esas çerçevesinde yaşanan fon krizinde Sermaye Piyasası Kurulu(SPK) ,Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu (BDDK) , Hazine ve Maliye Bakanlığı vd.ilgili kurumlar maddi yönden zarara uğrayanların açacağı tazminat davasında sorumlu olacaktır. Yapılacak adli ve idari soruşturma ile İlgili kurullarda görevini kasten ya da ihmalle yerine getirmeyen ilgililer hakkında yasal işlem yapılması gerekmektedir.

Borsaya güvenip para yatıran her bir yurttaş,yatırdığı paranın iadesi için ilgili kurumlara başvuru yapıp, verilen cevaba göre idari yargıda dava yoluna başvurma hakkına sahiptir.Çünkü Devlet, kurum ve kuruluşlarının işleyişi nedeniyle doğacak zararlardan ötürü,yurttaşların uğradığı maddi, manevi zararları tazmin etmekle mükelleftir.

SPK mevzuatına göre etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyenlerin, elde ettikleri kazancın iki katını iade etmeleri gerekmektedir. Aksi halde ceza davası açılarak haklarında yasal sürecin başlatılması gerekmektedir. Anaparayı ayırıp, spekülatif kârı iade edenlere, söz konusu yüksek meblağları bir devlet memuru olarak nasıl ve hangi yollardan elde ettiklerinin de hesabı sorulmak zorundadır.
    
    Yaşanan vurgun, insanların devlet düzeninde görev yapan kurullara, idarelere ve halkın aleyhine konumunu kullanarak şahsi servet peşinde koşan siyasilere ve insanlara olan güveni maalesef bitirmiştir. Bu yaşanan soygun ve kriz nedeniyle, Borsa ve ülkemiz yabancı yatırımcılar nezdinde de büyük zarar görmüştür. Söz konusu vurgunun yaratacağı yıkımın etkisi , uzun dönemde daha da yakıcı olacaktır.

    Yapılması gereken acil olarak tüm ilgililer hakkında yasal işlemlerin yandaş, tanıdık gibi ayrımlar yapılmadan başlatılması, haksız menfaat elde edenlerin mal varlıklarına tedbir konarak üçüncü kişilere devirlerin önlenmesi, yurt dışına kaçanların mal varlıklarının dondurularak gıyabında başlatılan yargılamalar ile Türkiye’ye iadelerinin sağlanmasıdır.
    
    Görevini kasten ya da ihmalen yerine getirmeyen tüm üst kurulların ve yöneticilerin lağvedilerek,geçmişe dönük malvarlıklarının araştırılması, üzerine tedbir konulması ve suça yeterli delil bulunması halinde de haklarında kamu davası açılması gerekmektedir.
Borsa da ve piyasa da manipülasyonlar ile haksız kazanç elde eden tahtacıların, borsa brokerlarının, ilgili yatırım şirketleri ve sahiplerinin tespit edilerek haklarında yasal süreç başlatılması da önemlidir.
Bundan sonraki süreç için yapılacak yasal düzenlemeler ile bu tür olayların önlenmesi, üst kurul, kuruluşlar ve kamuda senden benden diye bakılmadan, liyakatli kadroların görevlendirilmesi çok önemlidir.
Şuan ne yaşanıyorsa, liyakatsizlikten, adam kayırmaktan, yandaş kollamaktan dolayı yaşanmaktadır. Herhangi bir makama gelen ya da getirilen insanımsı mahluklar, ne Allah korkusu, ne utanma duygusu ne hak ne de hakkaniyet bilmekteler. Çürümüşlük, rüşvet, yalan ve yalakalık, sistemin kılcal damarlarına kadar sirayet etmiş bulunmaktadır.
Adaleti, hukuku gözetmek, mağduru zalim karşıdında korumak, suç işleyenleri cezalandırmak, haksızlığa karşı her koşulda dim dik durmak zorundayız. Şayet devlet bunu yapmazsa varlık nedenini ortadan kaldırmış olacaktır.
 Devlet insanı yaşatmak, güldürmek, ihya etmek için vardır. Ve devletin temelini de adalet oluşturur.
Konfüçyüs ‘ün dediği gibi ;Devletlerin refahı parayla değil adaletle ölçülür.Devlet düzeninde vatandaşın parasına, refahına, mutluluğuna göz dikenlerin oturdukları makamlarda yeri de hakkı da yoktur bu yüzden. 
Hukukun herkese eşit uygulandığı, adaletin devletin temeli olduğu aydınlık yarınlar ve Türkiye hepimizin hayali. Ve hayallerimizin gerçek olması için her birimiz elimizden gelen her şeyi yapmak zorundayız. Çünkü bize başka yurt da, başka ülke de, başka devlet de yok…

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: