TKYD Başkanı Dr Tamer Saka; Şirketler Sadece Finansal Performamsla Ayakata Kalamaz
Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği Başkanı (TKYD) Başkanı Tamer Saka ile başta Kurumsal Yönetim Kültürü olmak üzere aile şirketleri, borsaya açılan şirketler başta olmak Türkiye’de şirketlerin kurumsallaşma kültürüne bakışını konuştuk.
TKYD BAŞKANI TAMER SAKA; ŞİRKETLER YALNIZCA
FİNANSAL PERFORMANSLA AYAKTA KALAMAZ
AHMET KAPLAN
Dr. Tamer Saka Türkiye iş dünyasının yakından tanıdığı isim olarak öne çıkıyor. Ülkemizin sayılı büyük firmalarında üst düzey görevlerde bulunan Tamer Saka, “Şeffaflık, hesap verebilirlik, adillik ve sorumluluk ilkeleri şirketlerin günlük karar alma süreçlerine yerleşmediği sürece, kurumsal yönetimden söz etmek mümkün değil. Halka açık şirketler için kurumsal yönetim artık bir tercih değil; doğrudan güven ve itibar meselesidir” diyor.
Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği Başkanı (TKYD) Başkanı Tamer Saka ile başta Kurumsal Yönetim Kültürü olmak üzere aile şirketleri, borsaya açılan şirketler başta olmak Türkiye’de şirketlerin kurumsallaşma kültürüne bakışını konuştuk.
Öncelikle TKYD Başkanı olarak sizi tanıyabilir miyiz? Dr. Tamer Saka kimdir?
Profesyonel kariyerime risk yönetimi ve strateji alanında başladım. 2004 yılında Sabancı Holding’e Risk Yönetim Direktörü olarak katıldım. 2010–2011 yılları arasında Willis Londra’da, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu yaklaşık 20 ülkeden sorumlu olacak şekilde iş geliştirme faaliyetlerini yöneten Yönetici Direktör olarak görev aldım.
2011 yılında Kibar Holding’e Strateji ve İş Geliştirme Koordinatörü olarak katıldım; sonrasında Otomotiv ve Kurumsal Fonksiyonlar Grup Başkanlığı ile Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlendim. 2014 yılında Kibar Holding CEO’su olarak atandım.
2018 yılında Sabancı Holding Çimento Grup Başkanlığı görevini devraldım. 2021 yılında BMS Group Yönetim Kurulu Üyesi oldum. 2024 yılında BMS Türkiye’deki hisselerimi BMS Group’a devrederek, 2025 itibarıyla
kurucusu olduğum Goldfinch Global Capital’de Yönetim Kurulu Başkanı ve İcra Kurulu Başkanı olarak görev yapmaya başladım.

Halihazırda Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) Yönetim Kurulu Başkanı ve Yünsa Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak, ülkemizde kurumsal yönetim kültürünün yaygınlaşması için çalışmayı sürdürüyorum.
GELECEK YÖNETİM MODELLERİNİN
GELİŞTİRİLMESİNE ODAKLANIYORUZ
TKYD ne zaman ve hangi amaçlarla kuruldu? Sizin bu sürece katılımınız nasıl oldu?
Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği, kurumsal yönetim anlayışının Türkiye’de tanınması, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla 2003 yılında kurulmuştur. TKYD; adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkelerini esas alan, gönüllülük temelli bir sivil toplum kuruluşudur.
Dernek; şirketlerin yalnızca bugünkü performanslarını değil, uzun vadeli sürdürülebilirliklerini de güvence altına alacak yönetim modellerinin geliştirilmesine odaklanıyor. Benim TKYD ile yolum da profesyonel kariyerim boyunca edindiğim yönetim kurulu ve üst düzey yöneticilik deneyimini bu kolektif hedefle buluşturma isteğiyle kesişti.
ŞEFFAFLIK, HESAP VEREBİLİRLİK, ADİLLİK
VE SORUMLULUK İLKELERİ ÖNEMLİ
Türkiye’de kurumsal yönetim kültürünün geliştirilmesi için neler yapılmalı?
Kurumsal yönetimi yalnızca mevzuata uyum ya da teknik bir denetim aracı olarak değil, kurumun tamamına yayılan bir kültür olarak ele almak büyük önem taşıyor. Şeffaflık, hesap verebilirlik, adillik ve sorumluluk ilkeleri şirketlerin günlük karar alma süreçlerine yerleşmediği sürece, kurumsal yönetimden söz etmek mümkün değil.
Bu noktada yönetim kurullarının daha sorgulayıcı, stratejik ve uzun vadeli değer yaratımına odaklanan bir yapıya kavuşması kritik rol oynuyor. Türkiye’nin ikinci yüzyılında varlığını sürdürebilecek kurumlar; öğrenen, kendini sürekli yenileyen ve gelişimi merkeze alan kurumlar olacak.
KURUMSAL YÖNETİM SADECE ÜST YÖNETİMDE DEĞİL,
TÜM KATMANLARDA BENİMSENMESİ GEREKİYOR
Türkiye’de şirketlerin kurumsallaşmaya bakışında bir değişim gözlemliyor musunuz?
Evet, son yıllarda çok net bir dönüşüm gözlemliyoruz. Şirketler artık yalnızca finansal performansa değil; etik değerler, sürdürülebilirlik, paydaş ilişkileri ve insan kaynağına da bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmaya başladı.
Yatırımcı beklentilerindeki değişim, ESG kriterlerinin yükselen önemi ve küresel rekabet bu dönüşümü hızlandırıyor. Ancak bu yaklaşımın kalıcı olabilmesi için kurumsal yönetimin sadece üst yönetimde değil, organizasyonun tüm katmanlarında benimsenmesi gerekiyor.
HALKA AÇIK ŞİRKETLER İÇİN TERCİH DEĞİL
DOĞRUDAN GÜVEN VE İTİBAR MESELESİDİR
Halka açık şirketler kurumsal yönetim konusunda nasıl bir yol izlemelidir? Neler tavsiye edersiniz?
Halka açık şirketler için kurumsal yönetim artık bir tercih değil; doğrudan güven ve itibar meselesi. Yönetim kurullarının sadece finansal sonuçları izleyen yapılardan çıkarak; risk yönetimi, krizlere hazırlık, stratejik iletişim ve yetenek yönetimi gibi alanlarda da etkin rol üstlenmesi gerekir.
Aynı zamanda dijitalleşme ve veri odaklı karar alma yetkinliklerinin yönetim kurulu seviyesinde ele alınması büyük önem taşıyor. Şeffaflık ve tutarlı iletişim, yatırımcı güvenini güçlendirirken şirketlerin belirsizlik dönemlerinde daha dayanıklı olmasını sağlıyor.

AİLE OFİSLERİ GİDEREK DAHA
KRİTİK BİR ROL ÜSTLENİYOR
Aile şirketlerinin sürdürülebilirliği açısından kurumsal yönetim neden önemlidir?
Aile şirketlerinde sürdürülebilir başarının temelinde, değerlerin ve yönetim anlayışının kuşaklar arasında sağlıklı biçimde aktarılması yer alır. Kurumsal yönetim, bu geçişi sistemli ve öngörülebilir kılan en güçlü araç.
Şirket anayasaları, net tanımlanmış yönetim yapıları ve profesyonel yönetim anlayışı hem aile içi dengelerin korunmasına hem de şirketin kurumsal kapasitesinin güçlenmesine katkı sağlar. Bu noktada aile ofisleri de giderek daha kritik bir rol üstleniyor.
TKYD olarak hazırladığımız Aile Ofisi Rehberi, aile varlıklarının bütüncül bir yaklaşımla yönetilmesi, kuşaklar arası geçişin sağlıklı biçimde planlanması ve aile–şirket–sermaye ilişkilerinin dengelenmesi konusunda önemli bir yol haritası sunuyor. Rehber, aile şirketlerinin sadece bugünü değil, gelecek kuşakları da güvence altına alacak yönetim modelleri geliştirmesine katkı sağlıyor. Kurumsal yönetim, aile şirketleri için artık bir seçenek değil, sürdürülebilirliğin ön koşulu.
ŞİRKETLER SADECE FİNANSAL
REFLEKSLERLE AYAKTA KALAMAZ
Artan piyasa belirsizlikleri karşısında şirketler neler yapabilir?
Artan belirsizlikler, şirketlerin yalnızca finansal reflekslerle ayakta kalamayacağını net biçimde ortaya koyuyor. Kurumsal dayanıklılık; güçlü yönetim kurulları, sağlıklı karar alma süreçleri ve etkin risk yönetimiyle mümkün.
Özellikle değişen kuşak beklentilerine yanıt verebilen, esnek ve öğrenen organizasyonlar bu dönemi daha güçlü yönetiyor. Açık iletişim, güçlü kurum kültürü ve etik liderlik; belirsizlikleri yönetilebilir kılan temel unsurlar arasında yer alıyor.
TKYD olarak bu süreçte şirketlerimize rehberlik etmeyi sürdürüyoruz. Çünkü şeffaf, etik değerlere bağlı ve kendini tanıyan kurumların, Türkiye’nin ikinci yüzyılında daha güçlü ve sürdürülebilir bir gelecek inşa edeceğine inanıyoruz.
- egelobisi
- Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği
- TKYD
- tamer saka
- kurumsallaşma
- kurumsal yönetim
- kurumsal kültür