"Bir Mekânın Ruhu Olduğuna İnanıyoruz”

01 Haz 2026 - 17:01 YAYINLANMA
01 Haz 2026 - 17:11 GÜNCELLEME
"Bir Mekânın Ruhu Olduğuna İnanıyoruz”

Milk Studio’nun Hikâyesini Gönül Süt Anlatıyor

BERNA KAYA

İzmir’de kapılarını açan Milk Studio, mimarlık, dekorasyon ve yaşam stilini aynı çatı altında buluşturan özgün yaklaşımıyla kısa sürede dikkat çekti. Ancak bu mekânın hikâyesi yalnızca tasarımla sınırlı değil. Gönül Süt, Öykü Süt ve Berfu Süt Yaman’ın ortak hayaliyle hayata geçen Milk Studio; aile bağlarını, estetik kültürünü ve yaşanmışlık hissini bir araya getiren özel bir yaşam alanı olarak öne çıkıyor.

Üç katlı yapısıyla dikkat çeken Milk Studio’nun en üst katında iç mimar ve yat tasarımcısı Öykü Süt’ün mimarlık ve tasarım çalışmaları yer alırken, giriş ve alt katlarda Gönül Süt ve Berfu Süt Yaman’ın yaşam kültürü odaklı yaklaşımıyla şekillenen ithal sofra grupları, dekoratif objeler ve özel tasarım ürünler ziyaretçilerle buluşuyor. Mekânın her detayında ise aile bireylerinin farklı estetik bakışlarının oluşturduğu doğal uyum hissediliyor.

Milk Studio’nun çıkış hikâyesini, ailece kurdukları estetik dünyayı ve bir mekânın “ruhunu” Gönül Süt anlattı.

Milk Studio fikri nasıl ortaya çıktı?

Aslında Milk Studio’nun hikâyesi biraz aile hikâyemizle başladı. Yıllardır evlerimizde benzer bir estetik dili paylaşıyoruz. Sofra kurma biçimimiz, yaşam alanlarına verdiğimiz önem, detaylara yaklaşımımız… Bunların hepsi zamanla ortak bir hayale dönüştü. Biz burayı hiçbir zaman sadece bir mağaza gibi düşünmedik. İnsanların kendini iyi hissedeceği, huzur bulacağı ve vakit geçirmek isteyeceği bir alan kurmak istedik.

Sofra kültürü ve ev estetiği sizin için neden önemli?

Çünkü bence bir ev insanın ruhunu yansıtan en özel alanlardan biri. Sofra kurma biçimi, seçilen bir tabak ya da küçük bir detay bile aslında yaşamla kurduğunuz ilişkiyi gösteriyor. Biz sofrayı yalnızca yemek yenilen bir yer gibi görmüyoruz; insanların bir araya geldiği, bağ kurduğu ve anı biriktirdiği bir alan olarak düşünüyoruz. Belki de bu yüzden ev estetiğinde bizi en çok etkileyen şey kusursuzluk değil, yaşanmışlık hissi oluyor.

Sizce bir mekânın ruhunu oluşturan şey nedir?

Bence bir mekânın ruhunu oluşturan şey samimiyet. Çok şık ama ruhsuz alanlar insanı içine çekmiyor. Bir yere girdiğinizde size huzur vermesi, sıcak hissettirmesi gerekiyor. Bizim için estetik sadece görüntü değil; aynı zamanda bir his meselesi.

Üç kuşağın aynı çatı altında üretmesi nasıl bir duygu?

Sanırım Milk Studio’yu özel yapan şeylerden biri bu. Hepimizin estetik anlayışı farklı ama bir araya geldiğinde doğal bir uyum oluşuyor. Kızlarımın tasarım bakışıyla benim yaşam kültürüne yaklaşımım birleşince ortaya çok içimize sinen bir dünya çıktı.

Milk Studio’ya gelen insanların burada ne hissetmesini istiyorsunuz?

İlham almalarını ama aynı zamanda burada kendilerini rahat hissetmelerini istiyoruz. Çünkü bir ev ya da bir mekân yalnızca güzel görünmekle tamamlanmıyor. İçinde bağ, sıcaklık ve yaşanmışlık olduğunda gerçek anlamda yaşayan bir yere dönüşüyor.

Röportaj boyunca en çok hissedilen şey ise Milk Studio’nun yalnızca dekorasyon odaklı bir alan olmadığı.Mekân; aile bağlarını, yaşam kültürünü ve estetik hafızayı aynı atmosfer içinde buluşturan bir deneyim sunuyor.

Kurucuların yaklaşımını özetleyen en güçlü cümle ise belki de şu:

“Bir ev ya da bir mekân yalnızca tasarımla değil; içinde his, bağ ve yaşanmışlık olduğunda gerçek bir ruha sahip olur.”

Milk Studio’yu farklı kılan şey de tam olarak burada ortaya çıkıyor: estetiği yalnızca görünümde değil, yaşam kültürünün içinde araması.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: