Yolsuzluk, liyakatsizlik ve daha ötesi!
09 Haz 2026 - 22:27
YAYINLANMA
Akşam yatıyoruz CHP ve yolsuzluk, rüşvet olayları, sabah kalkıyoruz CHP yolsuzluk ve rüşvet olayları ve Silivri’deki zatı muhteremler. Şimdide Mahkemenin verdiği “Mutlak Butlan” kararı ve koltuğu paylaşamayan iki genel başkan kavgası. Parti içindeki Anlaşmasızlıklara girmek istemiyorum. Bana mesajlar gönderen okurlarımın ısrarı üzerine biraz konuya dokunmak istedim. Bazen biz gazetecilerde tarafsız olmak ve objektif olmak daha iyidir. Parti içerisindeki kavgalar ve anlaşmazlıklara bizim yorum yapmamız haddimiz değildir. “Hariçten gazel okumamak” gerekir…
İktidar kadar Muhalefet partisini de ilgilendiriyor, Mutlak Butlan ile tekrar genel Başkanlığa dönen Kılıçdaroğlu, Oylarını aldığı seçmenlerin sorunları, geçim sıkıntısı, hayat pahaLIllığı kiraların çok yüksek olması, Ana muhalefet partisi ise bunlarla uğraşacağına Silivri, yolsuzluk davalarıyla uğraşıyor. Seçimler geldiğinde seçmen sorduğunda: ”Ne yaptınız?” elde sıfır var mı diyecekler?
Yazdıklarımdan Kimse yanlış anlamasın, Biz ne Savcı ne Hâkimiz, Kimin suçlu, Kimin suçsuz olduğuna kararı yargı verecektir…
Yolsuzluk “kamu gücünün özel çıkarlar amacıyla kötüye kullanılması” olarak tanımlanır. Yolsuzluk; liyakatsiz kişilerin görevleriyle ilgili konularda tek başlarına karar alma yetkileriyle donatılması ve bu yetkilerini kötüye kullanımıdır. Liyakatsiz kadrolaşma, kamu kurumlarında şeffaflık ve hesap verebilirliği zayıflatır. Bu ortamda denetim mekanizmaları etkisizleşir ve yolsuzluk daha rahat yapılır. Yolsuzluk ise liyakatli kişilerin dışlanmasına, kurumların işlevsizleşmesine ve toplumsal güvenin erozyonuna yol açmaktadır…
Liyakatsizlik, adalet ve eşitlik ilkelerini zedeler. Yolsuzluk ise etik çürümenin kurumsal biçimidir. İkisi birlikte toplumda “hak eden değil, bağlantısı olan kazanır” algısını güçlendirir, bu da genç kuşaklarda motivasyon ve güven kaybına yol açar. Bireylerin kişisel çıkar, güç ve haz uğruna etik kuralları çiğneyerek rüşvet, kayırmak gibi yasa dışı eylemlere yönelmesi; bilişsel çarpıtmalar, empati eksikliği, kurumlardaki çürüme ve sistemdeki yozlaşmasına yol açmaktadır…
Liyakatsiz atamalar, yolsuzluğu; yolsuzluk, sistemdeki yozlaşmayı getirmektedir.
Eğitim; etik değerleri, hukuka bağlılığı ve toplumsal sorumluluk bilincini güçlendirerek bütün bir ülkeyi saran kamusal yolsuzlukların hiç oluşmamasındaki en önemli araçtır. Tarihteki yolsuzluk örnekleri (örneğin imparatorluklarda rüşvet mekanizmaları) sosyolojik açıdan “toplumsal güven” ve “kurumsal çürüme” ile ilişkilendirir…
“Adalet nedir?” veya “erdemli yaşam nedir?” gibi felsefi sorularla, yolsuzluğun etik boyutunu tartışır. Bugün geldiğimiz durum ise “yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti” yapanları savunur duruma geldiğimizdir…
Anlamak isteyene Üç Zarf
Eski daire müdürü, yerine atanan yeni daire müdürüne tavsiyelerde bulunduktan sonra 3 adet zarf verdi. Her biri numaralanmıştı… Eski müdür yenisine ileride her başı sıkıştığında bir zarfı açmasını söyledi. Yeni müdür ise başladı. İlk iki ay isler yolundaydı. Fakat sonra sorunların arkası kesilmedi. Yeni müdür, en sonunda birinci zarfı açtı. Zarfta: - Kendinden önceki müdürü suçla...
Yeni müdür bir basın toplantısı ayarladı ve sorunlar için kendinden önceki müdürün politikalarını suçladı. İşler bir süre yolunda gitti. Fakat sonra daha da büyük sorunlar çıktı. Yeni müdür gecikmeden ikinci zarfı açtı. Zarfta: - Sistemi suçla…
Yeni müdür hemen sistemin yanlış olduğunu, bu sistemle işlerin yürütülemeyeceği söyledi. İşler düzelir gibi oldu ancak bir süre sonra tam bir kaos yaşandı… Bunun üzerine yeni müdür tereddüt etmeden üçüncü zarfı da açtı. Zarfta: - 3 zarf hazırla…
Hayatta kalabilen en güçlü olan tür değildir, değişime en çok adapte olabilendir!
(Charles Robert Darw)