Direksiyona Geçmenin Psikolojisi mi Var?

30 Mar 2026 - 13:47 YAYINLANMA

Son aylarda en yüksek ölüm nedeni bence trafik kazaları ama bunlara kaza demek bence büyük haksızlık. Bunlar olsa olsa kaza süsü verilen cinayetler. Yaya geçidinde yürüyen bir yayaya çarpmayı nasıl kaza olarak tanımlayabilirsiniz? Biri bana bunu anlatabilir mi?

Anaokulu, ilkokul yıllarında trafik kurallarını öğrenmeye başlıyoruz. Karşıdan karşıya geçerken yaya geçidini kullanmak, kırmızı ışıkta beklemek, yeşil yandığında yola çıkmak. Bu eğitimleri kaçırdınız, önemsemediniz, aklınızda tutamadınız. Ehliyet almak için kurslara kayıt oluyorsunuz ve derslere başlıyorsunuz. Bu derslerden biri trafik. Bu derste araç kullanırken trafikte nasıl davranacağınız, kuralların neler olduğu anlatılıyor. Yaya geçidinde önceliğin yayada olduğu, yaya yürürken araç trafiğinin durmak zorunda olduğu, kırmızı ışıkta araçların duracağı, yayaların geçeceği bilgisi veriliyor.

Tüm bu eğitimlere rağmen neden insanlar sürekli yaya geçitlerinde öldürülüyor. Yaya geçidine yaklaşan bir aracın yola bir yaya çıkabileceği öngörüsü ile yavaşlaması gerekmiyor mu? Bırakın yolun ortasına gelmiş bir yayaya 80 km hızla çarpmayı, birinin yola fırlayabileceği ihtimalini dikkate almak gerekmiyor mu? Kırmızı ışık yandığını gören bir sürücü neden durmaz. Geçiş önceliğinin artık kendisinde olmadığını ehliyet alırken öğrenmedi mi?

Ceza hukuku dersinde hocamız bize ilk bilgi olarak şunu söylemişti; ‘Kuralları bilmiyorum demek yasalar önünde mazeret olarak kabul edilemez. Her vatandaş kuralları biliyor olarak kabul edilir.’ Hele de bunun eğitimini de almışsanız. Hele kuralları ihlal etmenizin sonucu başka bir insanın hayatını elinden alacaksa.

Tüm bunlara rağmen hala kural ihlali nedeniyle insanlar yaya geçitlerinde ölüyorsa, buna kaza demek, bir trafik kuralını ihlal gibi basit şekilde açıklanabilir mi? Buna resmen bilerek insan öldürmek denir. Bir de çarpıp kaçıyorsanız, o insanı kurtarabilecek çabayı göstermiyorsanız, katil ruhu taşıyorsunuz demektir, insan öldürmekten keyif alıyorsunuz demektir.

Size birkaç yıl önce Bursa’da yaşanan bir yay geçidi cinayetini örnek vereceğim. 16 yaşındaki lise öğrencisi okulda kendisine öğretildiği gibi, kurallara uyarak yay geçidinden karşıya geçmeye başladı. 20 yaşında ehliyetsiz bir yaratık (insan demek içimden gelmiyor) çarptı. Davaya bakan hakim, ehliyetsiz sürücünün yaya geçidinde gencecik bir kızı ezmesine kaza dedi. O kızcağız yaşanmamış bir hayat ile toprağın altına girerken, ehliyetsiz yaratıkla, olaya kaza diyen hakim, hiç vicdan muhasebesi yapmadan günlük hayatlarına geri döndü.

O ehliyetsiz bu olaydan şu dersi aldı; ‘Aynen devam edeyim. Nasıl olsa ceza almayacağım. Ölürlerse de ölsünler, bana ne.’

Bu olayın vahameti burada bitmiyor. Vicdansızlarda kötülüğün sınırı olmuyor maalesef. Ehliyetsiz araç kullanıp, genç bir kızın hayatını söndüren o vicdansız aracında meydana gelen hasarı ödetmek için genç kızın ailesine dava açmış. Kötülüğün sınırı var mı? Çok merak ediyorum.

İlk yazımın konusu vicdandı. Vicdanı oluşturan küçük yaşlarda başlayan iyi bir eğitim demiştim. Yine aynı noktadayız. Trafik kurallarını öğretmeye çalışmak tek başına yetmiyor. İnsan olmanın erdemini, vicdanlı olmanın kıymetini öğrenmeliyiz.

Sevgilerimle…

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: