"Sanallıktan hakikate geçiş"
Bölüm 4
Yûnus Suresi, 57. Ayet: "Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdeki dertlere (ruhsal sıkıntılara) bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir."'
Kur'an-ı Kerim' ilk rehberimiz..Kendi kendimizi kullanma kılavuzumuz..Allah seni ben yarattım diyor ve ayetlerinde hislerimizle nasıl başa çıkabileceğimizi anlatıyor.’’ İnsan ruh sağlığına dikkat etmezse bozarsa geri dönüşü yok..
Önceleri dedikodu dillendirilmez, haram yenmez asla yaşamda var edilmezlerdi. Arı gibi çalışmak elden geldiğince üretmek, güzellikleri insanlığa sunmanın sessiz mutluluğunu yaşamaktı aslolan. Kibir yok, olsa da çok az, büyüklük taslamak yok.. her şeyin fazlası zarar.. Nerede doğmuşsan nasıl bir yaşantıya sahipsen, mesleğin ne olursa olsun içinde bulunduğun ortama kader diyerek değerlendirmekti İslâmda yaşam.. Aşırı özgürlük, polyannacılık gibi türetilen bir sürü anlamsız kavramların tuzaklarına düşmeden bir hayat sürmekti..
İslam'da aşırılığın olmaması acaba gerçekte bir zaman yönetimimiydi ?
İslami disiplinle maneviyatı güçlendirenler daha yaşanılır bir dünya bıraktılar. Aşırılığın tam aksine göz mideden küçüktür diyerek yaratılmışlığın güzelliğinin içinde. Kendi zamanlarının içinde de olsalar İslamın sunduğu insanca ve huzur içinde yaşamaya çalıştılar. Belkide adını bilmedikleri negatif enerji alanlara girmeden..
Bilim hep vardı ve insan bilimin içinde kendisini geliştirerek bugüne geldi dünyaya sığmaz oldu.
Düşüncem inanç bilim ve akıl ikliminde, Kur'an'da yazdığı insanın, manevi yönünün disiplininin, diğer bilimsel disiplinler ile ilişkisini anlatmak. Zihni geliştiren psikolojik ve bilişsel kaygan bir zemini sağlamlaştırmak.
Asıl gerçek bugün gelinen zihin boşluğunun sebebi, her alanda disiplinler arası yaklaşımların olduğu Kuran’ın disiplinini göz ardı etmek olabilir mi? Kur'an artık bilimsel. İnsanın yaratılışındaki maneviyatınının bilimselliğini Kuran disiplini ile güçlendirmede; akıl yürütme, eleştirel düşünme, karar verme gibi üst düzey becerilerini bu disipline göre geliştirmeli, kendi yaşam olgusunda anlamlı ve bütüncül ilişkiler kurma ve farklı açılardan değerlendirme yapabilme yetilerinde de çok daha başarılı olma şansını aramalıydı.
Ve böylece yaşamındaki olguları İslâm'ın önerdiği iç disiplinle birbirine entegre ederek çok daha iyi bir yaşamın zihinsel dinginliğini elde eder, bilişsel süreçlerini olumlu yönde destekleyerek daha tutarlı bağlantılarla daha 'hakikatli' bir bakış açısına sahip olurdu. Çok daha yüksek bir bilinç, çok daha yüksek bir şuur..Ruhun tam özgürlüğü..
Bana göre insanın asıl ihtiyacı; bilimle aklı, inançla vicdanı ve inanç disiplini ile maneviyatını aynı hayatın içinde sessizce buluşturabilmektir. 'An'da anlamlı kalmak' da belki tam olarak budur."
Sevgilerimle..