Sinan Bezircioğlu: İzmir kavga değil, sonuç bekliyor
ZAFER PARTİSİ'NDEN İZMİR'DE "9 EYLÜL" ÇIKIŞI:
"DEVLET PAZARLIK YAPMAZ, İZMİR MAZERET DEĞİL SONUÇ BEKLİYOR"
İzmir'in kurtuluşunun yıl dönümünde konuşan Zafer Partisi heyeti, TBMM'de kabul edilen 7595 sayılı 'Çerçeve Yasa'ya sert tepki göstererek terörle pazarlık yapılamayacağını vurguladı. Kentin kronikleşen Körfez, altyapı, kuraklık ve kentsel dönüşüm sorunlarına da değinilen açıklamada, "İzmir potansiyelinin karşılığını alamıyor; kavga değil, plan ve çözüm istiyoruz" mesajı verildi.
İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünde düzenlenen programda konuşan Zafer Partisi temsilcileri, hem Türkiye gündemine oturan yasal düzenlemelere hem de kentin çözüm bekleyen yapısal sorunlarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmada, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek Resmî Gazete'de yayımlanan 7595 sayılı "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"a (Çerçeve Yasa) yönelik itirazlar ön plana çıkarken, yerel yönetim ile merkezi idare arasındaki polemiklerin İzmir'i mağdur ettiği ifade edildi.
"Silah Bırakmak Pazarlık Değil, Terörün Sona Ermesinin Sonucudur"
Konuşmanın odağında, kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen ve terör örgütünün feshi sonrasındaki adli süreçleri düzenleyen kanun yer aldı. Zafer Partisi'nin terörün kalıcı olarak bitmesini kararlılıkla savunduğunu ancak yöntemin devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını belirten parti sözcüsü, düzenlemeyi Genel Başkan Ümit Özdağ'ın ifadesiyle bir "turnusol kâğıdı" olarak tanımladı. Şehit aileleri ve gazilerin adalet duygusunun zedelenmemesi gerektiği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
"Biz terörün bitmesine karşı değiliz; terörle mücadelede hukukun ve adalet duygusunun zedelenmesine karşıyız. Terör örgütünün siyasi veya hukuki bir kazanım elde etmesi kabul edilemez. Silah bırakmak devletle pazarlık yapmanın değil, terörün şartsız sona ermesinin sonucu olmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısı ve millî egemenliği tartışmaya açılamaz."
"İzmir Körfezi Siyasetin Değil, İzmirlinindir"
Ulusal meselelerin ardından kentin yerel sorunlarına dikkat çekilen konuşmada; altyapı yetersizliği, su baskınları ve İzmir Körfezi'ndeki kirlilik eleştirildi. Merkezi idare ile yerel yönetim arasındaki karşılıklı suçlamaların kente zaman kaybettirdiğini belirten parti yönetimi, "İzmir Körfezi siyasetin malzemesi olamaz. Kim yapacaksa yapsın, hangi kurumun yetkisindeyse sorumluluğunu yerine getirsin. İzmirliler artık mazeret değil, somut sonuç ve temiz bir çevre görmek istiyor" çağrısında bulundu.
Havzalarda Kuraklık Tehdidi ve Sanayide Maliyet Baskısı
Küçük Menderes, Gediz ve Bakırçay havzalarındaki tarımsal üreticilerin artan kuraklık, çekilen yer altı suları ve yüksek girdi maliyetleri nedeniyle üretim yapamaz noktaya geldiği kaydedildi. Mazot, gübre, elektrik ve yem zamlarının aile işletmelerini ezdiği belirtilirken, üretimin katma değerli hale getirilip markalaşması gerektiğinin altı çizildi. Sanayi alanında ise yüksek enflasyon ve finansmana erişim zorluklarının istihdamı tehdit ettiği ifade edilerek kentin savunma sanayii, biyoteknoloji ve yazılım gibi yüksek teknolojili alanlara yönelmesi gerektiği dile getirildi.
Ulaşım, Deprem ve Barınma Krizi Öncelikli Gündem
Konuşmanın son bölümünde kentsel yaşam kalitesini doğrudan etkileyen başlıklara değinildi:
- Kentsel Dönüşüm: 30 Ekim 2020 depremi hatırlatılarak, riskli yapı stokunun hızla yenilenmesi, Bayraklı başta olmak üzere dönüşüm süreçlerindeki bürokratik engellerin kaldırılması gerektiği kaydedildi.
- Ulaşım ve Sağlık: Bayraklı Şehir Hastanesi'ne yönelik ulaşım zorlukları ve randevu bekleme süreleri eleştirildi; kentin 20-30 yıllık geleceğini kapsayan entegre bir ulaşım master planına ihtiyaç duyulduğu belirtildi.
- Barınma: Üniversite kenti olan İzmir'de fahiş kira artışları ve yurt eksikliğinin gençleri ve dar gelirlileri barınma krizine sürüklediği aktarıldı.
Açıklama, 9 Eylül'ün yalnızca askeri bir zafer değil; hukuk, bilim, adalet ve üretimde bağımsızlığı temsil eden daimi bir mücadele olduğu vurgulanarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Millî Mücadele kahramanlarının anılmasıyla sona erdi.