İmkansızlıkların Değil, Direncin Hikayesi Yunus Dalmaz'ın Engel Tanımayan Mücadelesi

5 yaşında bir trafik kazası… Kaybedilen bir bacak… Ama vazgeçilmeyen bir hayal: futbol. Yunus Dalmaz’ın hikâyesi, imkânsızlıkların değil, direncin hikâyesidir. 13 yıl koltuk değnekleriyle süren bir yaşamın ardından, protez bacakla yeniden ayağa kalktı ve yıllar sonra profesyonel futbol sahalarına adım attı. Yunus Dalmaz engel tanımayan mücadelesini anlattı.

07 Nis 2026 - 12:01 YAYINLANMA
07 Nis 2026 - 12:59 GÜNCELLEME
İmkansızlıkların Değil, Direncin Hikayesi Yunus Dalmaz'ın Engel Tanımayan Mücadelesi

      Yunus Dalmaz'ın Engel Tanımayan Mücadelesi

İmkansızlıkların Değil, Direncin Hikayesi

İSMET KARAGÖZ

5 yaşında bir trafik kazası… Kaybedilen bir bacak… Ama vazgeçilmeyen bir hayal: futbol. Yunus Dalmaz’ın hikâyesi, imkânsızlıkların değil, direncin hikâyesidir. 13 yıl koltuk değnekleriyle süren bir yaşamın ardından, protez bacakla yeniden ayağa kalktı ve yıllar sonra profesyonel futbol sahalarına adım attı. Mücadelesini ve azmini gelin kendisinden dinleyelim.

1987 yılında, 5 yaşındayken geçirdiğim bir trafik kazası sonucu sol ayağımı diz üstünden kaybettim. 2000 yılına kadar, yani 13 yıl boyunca koltuk değnekleriyle hayatımı sürdürdüm. 2000 yılından sonra ise protez bacak kullanarak yaşamıma devam etmekteyim.

ERİŞİLMEZ GÖRÜLEN HAYALLER

Çocukluk ve hayaller… İnsan çocukken büyük hayaller kurar ancak büyüdükçe ya bu hayaller küçülür ya da bu hayallere ulaşacak mesafeler büyür. Engelli bir çocuk için ise durum daha farklıdır: Kurulan hayaller çoğu zaman daha uzak, daha erişilmez görünür. Özellikle 90’lı yıllar ve 2000’li yılların başında ülkemizde engelli birey olarak yaşamak çok daha zordu. Hem imkânlar hem de insanlar engelleri daha da büyütüyordu.

"HAYALLERİMİ BÜYÜTTÜM, MESAFEYİ KISALTTIM"

İşte böyle bir dönemde, bazen sessiz bir rüya gibi, bazen yorgan altı karanlıklarında ve kimsesizliğinde edilen bir dua gibi içimde büyüttüğüm futbolcu olma hayalim vardı. Tüm imkânsızlıklara ve ilerleyen yaşıma rağmen bu hayalimden vazgeçmedim. Hayallerimi büyütüp mesafeleri kısaltmayı başararak, 2010 yılının Mayıs ayında, 28 yaşında futbol lisansımı çıkartarak Kayseri Bedensel Engelliler Gençlik ve Spor Kulübü’nde profesyonel futbol hayatıma başladım.

Profesyonel futbolculuk öncesinde amatör olarak mahalle aralarında oynadığım yıllarda dışlanmış ve ötekileştirilmiş olmam, profesyonel hayatımda avantaja dönüştü. Adeta yıllarca edilen duaların birikmiş karşılığı gibi yeni bir hayat başladı benim için. 2010 yılında Kayseri Bedensel Engelliler Gençlik ve Spor Kulübü’nde başlayan profesyonel futbol kariyerim toplam 16 yıl sürdü.

"KENDİMİ AŞMAYI BAŞARDIM"

Bu süreçte, sahanın tek bir mevkiinde oynasam da futbolun her yönünü deneyimleme fırsatı buldum. İlk yıllarda ampute futbolun kurallarına ve disiplinine uyum sağlamaya çalıştım. Engelli olarak büyümenin verdiği deneyimle bu süreci kısa sürede aştım.

Hayatımın dönüm noktalarından biri, 2012 yılının Eylül ayında Kayseri İl Özel İdaresi Spor Kulübü’ne transfer olmamdır. Bu transfer, beni hem sporcu hem de birey olarak bambaşka bir noktaya taşıdı. Artık sadece hayal kuran biri değil, o hayali yaşayan biriydim. Ampute futbol camiasında farklı görevler üstlenebileceğimi, sahada söz sahibi olabileceğimi ve tercih edilen bir sporcu olabileceğimi kendime kanıtladım.

Unutulmamalıdır ki bir engellinin en büyük rakibi kendisidir. Kendini aşabilen, çevresindeki engelleri de aşar, kendini yenebilen hayatındaki zorlukları da yener. Bu transferle birlikte ben de kendimi aşmayı başardım.

"ZORLUKLAR FİZİKSEL DEĞİL ZİHİNSELDİ"

Futbola başladığımda en büyük zorluk fiziksel değil, zihinseldi. Ancak zamanla futbol, bana mental olarak da güçlenmeyi öğretti. 2014 yılında tekrar eski kulübüm Kayseri Bedensel Engelliler Gençlik ve Spor Kulübü’ne dönmem ise bana hayatın önemli bir dersini verdi: Hiçbir kapıyı bir daha açılmayacakmış gibi kapatmamak ve hiçbir insanı hayatın vazgeçilmezi yapmamak.

"NAMAĞLUP ŞAMPİYONLUĞU YAŞADIM"

Bu kulüpte 2024 yılının Eylül ayına kadar aktif olarak görev aldım. Son 10 yılın büyük bir bölümünde takım kaptanlığı yaptım, yönetim kurulu süreçlerinde yer aldım ve kulübün organizasyonlarında aktif rol üstlendim. Bu süreçte Süper Lig üçüncülükleri, Türkiye Kupası dereceleri ve namağlup 1. Lig şampiyonluğu gibi önemli başarılar yaşadım.

Spor benim için sadece bir rehabilitasyon aracı olmadı; rekabetin içinde yer alarak engelimi adeta unuttum. Bu yüzden tüm engelli bireylere bir spor dalıyla ilgilenmelerini tavsiye ederim. Spor, sadece fiziksel değil, zihinsel olarak da hayata daha güçlü tutunmayı sağlar.

Son yıllarda ülkemizde engelli bireylere sunulan imkanların artması, paralimpik branşların gelişmesi ve tesislerin çoğalması bizler için büyük bir kazanımdır. Bu imkanları daha ileriye taşıyacak olan ise engelli sporcuların elde edeceği başarılardır.

2024 yılında, kariyerimin son dönemlerinde farklı bir deneyim yaşamak adına Kahramanmaraş Ampute Spor Kulübü’ne transfer oldum. Yaklaşık iki yıl süren bu süreç sonunda, 2026 yılı Ocak ayında, yaşımın ilerlemesi ve bazı sağlık sorunlarım nedeniyle futbol hayatımı noktalamak zorunda kaldım.

"FİZİKSEL OLARAK AYRILSAMDA RUHUM SAHALARDA"

Fiziksel olarak sahalardan ayrılsam da ruhum hâlâ orada. Futbol sahalarına her baktığımda, azim ve kararlılıkla inanılan her şeyin başarılabileceğini görüyorum. Artık biliyorum ki hiçbir engel insanı durduramaz; hatta inanılırsa, engeller bile avantaja dönüşebilir.

Bugün geriye dönüp baktığımda, yaşadığım hiçbir zorluğun aslında beni durdurmadığını, aksine beni ben yapan en önemli yapı taşları olduğunu görüyorum. Kaybettiğimi sandığım her şey, bana farklı bir kazanım olarak geri döndü. Bir ayağımı kaybettim belki ama hayata tutunma gücümü, mücadele etmeyi ve vazgeçmemeyi kazandım. Bu yüzden artık hayatta karşıma çıkan hiçbir zorluğu “engel” olarak görmüyorum; onları sadece aşılması gereken birer basamak olarak değerlendiriyorum.

"SPOR BANA SABRETMEYİ, DİSİPLİNİ

TAKIM OLMAYI ÖĞRETTİ"

Futbol sahalarında geçen yıllar bana sadece spor yapmayı öğretmedi; sabretmeyi, disiplinli olmayı, takım olmayı ve en önemlisi kendime inanmayı öğretti. Bazen bir maç kaybettim, bazen sakatlıklar yaşadım, bazen de hiç beklemediğim anlarda hayal kırıklıklarıyla karşılaştım. Ama her seferinde ayağa kalkmayı bildim. Çünkü biliyordum ki yere düşmek değil, düştükten sonra kalkmamak asıl yenilgidir.

Bugün geldiğim noktada en büyük isteğim; benim yaşadıklarımdan ilham alabilecek birilerine ulaşabilmek. Eğer bir kişinin bile hayatına dokunabilir, ona “ben de yapabilirim” duygusunu hissettirebilirsem, bu benim için en büyük başarı olacaktır. Çünkü bazı hikâyeler sadece yaşanmak için değil, başkalarına yol göstermek için vardır. Ben de kendi hikâyemin bir yol, bir umut olmasını istiyorum.

Ve artık biliyorum ki; hayallerin yaşı yok, başlangıçların zamanı yok ve hiçbir şey için “çok geç” diye bir kavram yok. Yeter ki insan inansın, sabretsin ve mücadeleden vazgeçmesin. Ben başardım… Çünkü vazgeçmedim. Vazgeçmeyen herkesin de bir gün kendi zaferini yaşayacağına yürekten inanıyorum.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: