Turan’ın geleceğıne ortak kalkan
Türk dünyasında ekonomik işbirliğinin yeni adresi sigortacılık oldu. Türk Dünyası Sigorta Birliği 2. Genel Kurulu’nda Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, kardeş ülkeler arasında ortak sigorta ve reasürans kapasitesi oluşturulması çağrısında bulundu
Türk dünyasının ekonomik entegrasyonunda yeni bir dönem başlıyor. Türkiye'den Azerbaycan'a, Orta Asya'dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne uzanan geniş coğrafyada enerji, ulaştırma, ticaret ve sanayi alanlarında gelişen işbirliğine sigortacılık da ekleniyor. Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Gaziantep'te düzenlenen Türk Dünyası Sigorta Birliği 2. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Türk devletlerinin ortak risk yönetimi ve reasürans mekanizmalarıyla ekonomik dayanışmasını güçlendirmesi gerektiğini söyledi. Yaşar'ın Türk dünyasına yönelik ortak güvence çağrısı, toplantının ana gündemini oluştururken diğer katılımcılar da afetlere hazırlıktan ortak finansal kapasitenin geliştirilmesine kadar uzanan konularda iş birliğinin önemine dikkat çekti. Tarihi İpek Yolu'nun önemli merkezlerinden Gaziantep'te gerçekleştirilen buluşmada, Türk devletlerinin yalnızca ortak tarih ve kültürle değil, ekonomik varlıklarını koruyan güçlü finansal mekanizmalarla da birbirine bağlanması gerektiği vurgulandı. Toplantıda sigortacılığın, Türk dünyasının ekonomik bütünleşmesini hızlandırabilecek stratejik sektörlerden biri olduğu değerlendirmesi öne çıktı.
ORTAK GÜVENCE ÇAĞRISI
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, Türk dünyasının sahip olduğu ekonomik potansiyelin ortak bir sigorta vizyonuyla desteklenmesi gerektiğini belirterek ülkeler arasında teknik bilgi, deneyim ve finansal kapasite paylaşımının artırılmasını önerdi. Türk Dünyası Sigorta Birliği'nin yalnızca sektörel bir dayanışma platformu olarak görülmemesi gerektiğine işaret eden Yaşar, bu yapının ülkeler arasındaki ekonomik ilişkileri destekleyen ve ortak risklere karşı çözüm üreten bir mekanizmaya dönüşebileceğini ifade etti. Yaşar'ın ortaya koyduğu yaklaşımda, ülkelerin sigorta piyasalarının geliştirilmesi, büyük ölçekli yatırımların korunması, afet risklerinin azaltılması ve ortak reasürans kapasitesinin güçlendirilmesi öncelikli başlıklar arasında yer aldı. Türk devletlerinin sahip olduğu finansal ve teknik birikimin ortak projelerle değerlendirilmesinin, bölgenin uluslararası sigorta piyasalarındaki konumunu da güçlendirebileceği belirtildi.
REASÜRANS İLE DAYANIŞMA
Ahmet Yaşar'ın gündeme taşıdığı en önemli konulardan biri, Türk dünyasının ortak reasürans kapasitesinin geliştirilmesi oldu. Enerji tesisleri, sanayi yatırımları, ulaştırma projeleri ve doğal afetler gibi büyük risklerin yönetilmesinde ülkeler arasında kurulacak iş birliklerinin finansal dayanıklılığı artırabileceğine dikkat çekildi. Türkiye'nin sigortacılık alanındaki deneyiminin kardeş ülkelerle paylaşılmasının önemini vurgulayan Yaşar, İstanbul'un bölgesel sigorta ve reasürans merkezi olma hedefinin de Türk dünyasıyla geliştirilecek ilişkiler sayesinde desteklenebileceğini ifade etti. Ortak risk havuzları, veri paylaşımı, teknik eğitim ve dijital sigortacılık alanındaki çalışmaların geliştirilmesi, Türk Dünyası Sigorta Birliği'nin önümüzdeki dönemde değerlendirebileceği iş birliği alanları arasında gösterildi. Türk Dünyası Sigorta Birliği'nin önceki dönem Başkanı Ülviyye Cabbarova da toplantıda yaptığı değerlendirmede, Türk devletleri arasındaki tarihsel ve kültürel yakınlığın ekonomik iş birlikleriyle güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Sigortacılığın ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliği açısından önemli bir işleve sahip olduğunu belirten Cabbarova, ortak deneyimlerin paylaşılması ve ülkelerin sigorta sistemleri arasında daha güçlü ilişkiler kurulmasının önemine dikkat çekti. Cabbarova'nın mesajlarında, Türk dünyasının ortak geleceğinin yalnızca ticari ilişkilerle değil, riskleri birlikte yönetebilen güçlü kurumlarla inşa edilmesi gerektiği düşüncesi öne çıktı.
KAHRAMANLIĞI AFETTEN ÖNCE GÖSTERMELİYİZ
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin toplantıda afetlere hazırlık ve şehirlerin dayanıklılığı konularını gündeme taşıdı. Türkiye'nin 6 Şubat depremlerinden çıkardığı derslere dikkat çeken Şahin, afetlerle mücadelede asıl başarının felaket sonrasında gösterilen çabadan çok, afet öncesinde alınan önlemlerle sağlanabileceğini vurguladı. Şahin'in mesajının merkezinde, afet risklerinin önceden belirlenmesi, şehirlerin dirençli hale getirilmesi ve sigorta sistemlerinin bu süreçte daha etkin kullanılması yer aldı. Yerel yönetimler, kamu kurumları ve sigorta sektörü arasında kurulacak iş birliklerinin önemine işaret eden Şahin, afetlerin ekonomik ve sosyal etkilerini azaltmak için risk yönetiminin öncelikli politika alanlarından biri olması gerektiğini belirtti. Türkiye'nin deprem tecrübesi ile diğer Türk devletlerinin karşı karşıya bulunduğu sel, kuraklık ve farklı doğal afet risklerinin ortak çalışmalarla ele alınmasının önemi ortaya konuldu.
ORTA KORİDOR'A SİGORTA GÜVENCESİ
TÜRK dünyasının ekonomik entegrasyonunda stratejik öneme sahip Orta Koridor da toplantının ortaya koyduğu sigortacılık vizyonunun önemli başlıklarından biri oldu. Türkiye ile Orta Asya arasındaki ticaret ve lojistik bağlantılarının gelişmesi, sınır ötesi taşımacılık ve yatırımların sigortalanmasında yeni ihtiyaçları beraberinde getiriyor. Ahmet Yaşar'ın ortak risk yönetimi yaklaşımı, Türk devletleri arasındaki ticaretin güvenli biçimde büyümesini sağlayacak sigorta çözümlerinin geliştirilmesine de zemin oluşturuyor. Lojistik, enerji, altyapı ve sanayi yatırımlarına yönelik sigorta kapasitesinin artırılması, bölgesel ekonomik entegrasyonun finansal altyapısını güçlendirebilecek unsurlar arasında bulunuyor.
HEDEF 50 MİLYAR $ PRİM ÜRETİMİ
TÜRKİYE sigorta sektörünün ulaştığı büyüklük de Türk dünyasıyla geliştirilecek iş birlikleri açısından önemli bir potansiyel oluşturuyor. Ahmet Yaşar, sektörün 2025 yılında 1.2 trilyon liralık prim üretimine ulaştığını, 2026 yılının ilk sekiz ayında ise 971.8 milyar lira prim üretimi gerçekleştirdiğini belirtti. Türkiye'nin sigortacılık alanındaki büyüme hedeflerine dikkat çeken Yaşar, 2030 yılında 50 milyar dolarlık prim üretimine ulaşma vizyonunu da paylaştı. Türkiye'nin bu büyüme sürecinde geliştirdiği teknik altyapı, insan kaynağı ve kurumsal deneyimin Türk dünyasının sigorta piyasalarına katkı sunabileceği değerlendirildi. Gaziantep'teki genel kurul, Türk dünyasında sigortacılığın yalnızca ekonomik kayıpları karşılayan bir sektör değil, ülkeler arasındaki iş birliğini derinleştiren stratejik bir alan olarak ele alınması gerektiği mesajıyla öne çıktı. Ahmet Yaşar'ın ortak güvence çağrısı, Ülviyye Cabbarova'nın ekonomik dayanışma vurgusu ve Fatma Şahin'in afet öncesi hazırlık mesajları, Türk dünyasının geleceğine yönelik ortak bir perspektifte buluştu. Tarih, kültür ve ticaretle birbirine bağlanan Turan coğrafyasında artık üretimin, yatırımların ve ekonomik geleceğin de ortak güvence mekanizmalarıyla korunması hedefleniyor.
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!