Öter: Maneviyatı ve ahlaki yapıyı bozan en büyük olumsuzluklardan biri de sanal kumardır

Son dönemde hızla artan ve toplumun önemli sorunlarından biri haline gelen sanal kumar ve dijital oyunlar hakkında değerlendirmelerde bulunan Mardin Toplumsal Dayanışma Federasyonu (MTDF) Başkanı Mehmet Şerif Öter, "Maneviyatı ve ahlaki yapıyı bozan en büyük olumsuzluklardan biri de sanal kumardır. Devlet isterse bunu çok rahatlıkla önleyebilir. Eğer bu sorun hala devam ediyorsa ortada ciddi bir ihmal vardır." dedi.

03 Ağu 2026 - 17:50 YAYINLANMA
Öter: Maneviyatı ve ahlaki yapıyı bozan en büyük olumsuzluklardan biri de sanal kumardır

İLKHA mikrofonuna konuşan Mardin Toplumsal Dayanışma FederasyonuBaşkanı Mehmet Şerif Öter, sanal kumarın neden olduğu tahribata ve bu sorunun kaynaklarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Son zamanda artan ve özellikle gençleri kıskacına alan sanal kumar ve şans oyunlarının her geçen gün yaygınlaştığını belirten Öter, bu bağımlılığın birçok gencin hem hayatında hem de aile düzeninde büyük yıkımlara neden olduğunu ifade etti.

Öter, sanal kumarın yaygınlaşmasında bankaların gençlere kolay kredi ve kredi kartı imkanı sunmasının önemli bir etken olduğunu belirterek, bu konuda yasal sınırlamalar getirilmesi gerektiğini söyledi.

Sanal kumarın manevi ve ahlaki değerleri zedelediğini ifade eden Öter, yetkililerin bu sorunun önüne bir an önce geçmesi gerektiğini, aksi halde bunun açık bir ihmal olarak değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

"Sanal kumarın ortaya çıkardığı tahribatların ana kaynağı bankaların sunduğu kolay kredi imkanlarıdır"

Öter, sanal kumarın ortaya çıkardığı tahribatın ana kaynağına diğnerek, "Bu durum gerçekten çok vahim ve trajik bir konudur. Yetkililerin mutlaka el atması gerekmektedir. Son zamanlarda baktığımızda sanal kumarla ilgili kolluk kuvvetleri operasyonlar yapıyor fakat bunlar yeterli olmuyor. Öncelikle sanal kumarın ortaya çıkardığı tahribatlara ve kaynağına baktığımızda, ana etkenlerden birinin bankaların sunduğu kolay kredi imkanları olduğunu görüyoruz. Özellikle gençler bu tuzağa düşüyor. Nasıl düşüyor? Gençler 18 yaşına geldiklerinde veya üniversiteye başladıklarında hesap açmak için bankalara gidiyorlar. Bankalar da onlara kredi kartı teklif ediyor. Düzenli ödeme yapmaları halinde önce 5 bin, 10 bin, 20 bin liralık limitler veriliyor, ardından 4-5 ay içerisinde bu limitler daha da artırılıyor." şeklinde ifade etti.

"Bunalıma giren gençler eğitimden de kopuyorlar"

Öter, gençlerin dijital platformlarda lüks ve israf dolu hayat paylaşımları hususunda birbirlerine özendiğini ifade ederek, "Ben bu felakete düşmüş birkaç gençle görüştüm. Bu gençlerin ceplerinde 100-200 bin lira limitli kredi kartları bulunuyor. Ne yazık ki bugün sosyal medya ve dijital platformlarda lüks ve israf dolu hayat paylaşımlarını görüyor, birbirlerine özeniyorlar. 'Bu parayı şu oyundan kazandım', 'Şurada şans oyunu var', 'Şeker oyunu, portakal oyunu var' gibi farklı isimler altında sunulan bu kirli sistemin içine çekiliyorlar. İlk başta küçük miktarlar kazandırıyor gibi görünüyor. Örneğin bin lira yatırıp 10 bin lira kazandığını sanıyor. Tam bu noktada bağımlı hale geliyorlar. Tıpkı sigara bağımlılığı gibi. Sonrasında kaybetmeye başlıyorlar. Kaybettikçe banka kredilerini ve kredi kartı limitlerini tüketiyorlar. O da yetmeyince ailelerinden, çevrelerinden borç almaya başlıyor, hatta tefecilere kadar yöneliyorlar. Bunun sonucunda gençler ağır bir bunalıma giriyor. Bunalıma girdiklerinde eğitimden de kopuyorlar. Oysa geleceğimizin teminatı eğitimli gençlerdir. Bugün gençlerin önemli bir kısmı eğitimden kopuyor ve başarısız oluyorsa bunun temel nedenlerinden biri budur." diye kaydetti.

Özellikle gençler hususunda bankacılık sisteminde yeni düzenlemeler ve sınırlandırma getirilmesi gerektiğini söyleyen Öter, "Bunun için öncelikle bankacılık sistemine yönelik yeni düzenlemeler yapılmalıdır. Bugün bir işçi, memur veya fabrikada çalışan biri ihtiyaç kredisi başvurusu yaptığında kefil ve çeşitli şartlar aranıyor. Gençlere verilen kredi kartı ve kredi limitlerinde de benzer sınırlamalar getirilmelidir. Henüz mesleği, işi ve hayat tecrübesi olmayan, geçimini ailesinin desteğiyle sürdüren gençlere çok yüksek limitler verilmemelidir. Meslek sahibi olmadan veya düzenli gelir elde etmeden verilecek kredi kartı limitleri makul seviyelerde tutulmalı, bunun üzerine çıkılmamalıdır." dedi.

"Gençlerin alın teri dökmeden kolay yoldan zengin olma hayaline kapılmalarının önüne geçilmeli"

Dijital ortamların denetlenemsi gerektiğini belirten Öter, şunları kaydetti: "Sanal kumar siteleri tamamen dijital ortamda, internet ve cep telefonları üzerinden faaliyet yürütüyor. Yetkililer siber suçlarla mücadele birimleri aracılığıyla bu siteleri sürekli takip etmeli ve tespit edilenleri derhal erişime kapatmalıdır. Burada bir ihmal ve göz yumma söz konusudur. Daha önce bölgede yaşanan bazı olaylar nedeniyle sosyal medya platformları ve çeşitli iletişim uygulamaları birkaç gün süreyle kapatılabildi. Bu da demek oluyor ki istenildiğinde teknik olarak bu mümkündür. O halde telekomünikasyon alanındaki yetkili kurumlar ve uzman ekipler, sanal kumar sitelerini tespit ettiklerinde aynı hızla müdahale edebilmelidir.

Ayrıca sanal para olarak bilinen Bitcoin gibi dijital varlıklar üzerinden de bu kumara teşvik yapılıyor. Ben buna 'piscoin' diyorum. Ortada fiziki bir para yok ancak insanlar bu sistem üzerinden farklı oyunlara yönlendiriliyor. Bunun hem teknik olarak engellenmesi hem de gençlerin emek vermeden, alın teri dökmeden kolay yoldan zengin olma hayaline kapılmalarının önüne geçilmesi gerekiyor."

Öter, "Bankaların sunduğu kolay kredi imkanlarının da bu tuzağı beslediği unutulmamalıdır. Aslında bu iki tedbiri almak devletimizin yetkisi dahilindedir ve uygulanması da zor değildir. Aksi takdirde son zamanlarda görüldüğü gibi gençlerin önemli bir kısmı eğitimde başarısız oluyor. Bazıları da 'Neden okuyup atanmayı bekleyeyim, buradan para kazanırım.' düşüncesiyle hareket ederek başkalarını da bu sisteme teşvik ediyor. Hatta bu işi adeta meslek haline getirmiş kişiler ortaya çıkmış durumda." dedi.

"Eğer bu sorun hala devam ediyorsa ortada ciddi bir ihmal olduğu açıktır"

Öter, brçok gencin sanal kumara yönlendirildiğini belirterek şunları söyledi: "Farklı gençleri bu alana çekiyorlar. Hem internet ve sosyal medya üzerinden hem de yüz yüze görüşmelerle bu propagandayı yapıyorlar. Maalesef birbirlerini zehirliyorlar. Bu nedenle gerekli yaptırımların uygulanması ve bu faaliyetlerin önünün kesilmesi şarttır. Bu da devletimizin görevidir ve ancak devletimiz bu önlemleri alabilir. Çünkü sadece nasihatle bir sonuç alınamıyor.

Günümüz gençleri maalesef büyüklerinin sözünü eskisi kadar dinlemiyor. Yeni kuşak; babasından, atasından, örf ve adetlerinden önemli ölçüde uzaklaşmış durumda. Tamamen sanal bir dünyanın içinde yaşıyorlar. Bu sanal dünyanın öyle zararlı siteleri var ki gençleri hem manevi hem de ahlaki açıdan zehirliyor. Maneviyatı ve ahlaki yapıyı bozan en büyük olumsuzluklardan biri de sanal kumardır. Devlet isterse bunu çok rahatlıkla önleyebilir. Eğer bu sorun hala devam ediyorsa ortada ciddi bir ihmal olduğu açıktır."

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: