Yıllar Önce TBMM’ye Taşıdılar, Şimdi Devletin Yol Haritasında

Hakan Berktaş ve Uğur Arslan’ın “Bakım Sigortası” mücadelesi Türkiye’nin sosyal güvenlik gündeminde.

20 Eyl 2026 - 17:30 YAYINLANMA
Yıllar Önce TBMM’ye Taşıdılar, Şimdi Devletin Yol Haritasında

YILLAR ÖNCE TBMM’YE TAŞIDILAR,

ŞİMDİ DEVLETİN YOL HARİTASINDA

Hakan Berktaş ve Uğur Arslan’ın “Bakım Sigortası” mücadelesi Türkiye’nin sosyal güvenlik gündeminde. Alzheimer Demans Parkinson Hasta ve Yakınları Derneği Genel Başkanı Sosyal Hizmet Uzmanı Hakan Berktaş ile Genel Başkan Yardımcısı Fizyoterapist Uğur Arslan’ın yıllar önce gündeme taşıdığı ve hazırlanan raporlarla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kadar götürdüğü “Bakım Sigortası” önerisi, bugün Türkiye’nin sosyal güvenlik politikalarının önemli başlıklarından biri haline geldi. 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda “uzun dönemli bakım sigortasının altyapısının oluşturulacağının” açıkça yer alması, Berktaş ve Arslan’ın yıllar önce dikkat çektiği bakım finansmanı sorununun bugün devlet politikası düzeyinde ele alınması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Türkiye’de yaşlı nüfusun artması; Alzheimer, demans, Parkinson, engellilik ve kronik hastalıklar nedeniyle uzun süreli bakıma ihtiyaç duyan kişi sayısındaki yükseliş, yalnızca sağlık hizmetlerini değil, bakımın kim tarafından ve nasıl finanse edileceği sorusunu da Türkiye’nin önündeki önemli sosyal güvenlik meselelerinden biri haline getirdi. Son dönemde kamuoyuna “Bakım Sigortası geliyor” başlıklarıyla yansıyan gelişmeler ise Alzheimer Demans Parkinson Hasta ve Yakınları Derneği’nin yıllar önce başlattığı çalışmaları yeniden gündeme taşıdı.

BERKTAŞ VE ARSLAN YILLAR ÖNCE “SAĞLIK SİGORTASI YETMEZ” DEDİ

Alzheimer Demans Parkinson Hasta ve Yakınları Derneği Genel Başkanı Hakan Berktaş ile bugün Dernek Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüten, o dönem Genel Sekreter olarak çalışmalarda yer alan Fizyoterapist Uğur Arslan, bakım sigortasının Türkiye’de bugünkü kadar yoğun tartışılmadığı yıllarda konuyu kamuoyunun gündemine taşıdı. Derneğe ve Sosyal Rehberlik Merkezi’ne başvuran hasta yakınlarının önemli bir bölümünün, “Hastamız sigortalı ancak bakım giderlerini SGK karşılıyor mu?” sorusunu yönelttiğini belirten Berktaş ve Arslan, mevcut sağlık sigortasının özellikle yıllarca devam edebilen bakım ihtiyacını karşılamada tek başına yeterli olmadığını savundu. Bu ihtiyaçtan hareketle “Bakım Sigortası Kanun Teklifi Tasarı Raporu” hazırlandı. Berktaş ve Arslan, çalışmayı yalnızca bir basın açıklaması olarak bırakmadı; bakım sigortasının sosyal güvenlik sisteminin yeni bir ayağı haline gelmesi için girişimlerde bulundu.

MANİSA’DAN TBMM’YE UZANAN SÜREÇ

Bakım Sigortası önerisi ilk olarak Manisa’da düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı. Genel Başkan Hakan Berktaş ve Fizyoterapist Uğur Arslan burada, Alzheimer, demans ve Parkinson hastalıklarının yalnızca hastayı değil, ailelerin tamamını etkileyen çok boyutlu bir sosyal sorun olduğuna dikkat çekti. Berktaş ve Arslan’ın üzerinde durduğu temel nokta, Türkiye’de sağlık sigortası bulunmasına rağmen uzun süreli bakım ihtiyacının ayrı bir sosyal risk olarak yeterince güvence altına alınmamasıydı. Hazırlanan çalışma daha sonra Ankara’ya taşındı. Bakım Sigortası Kanun Teklifi Tasarı Raporu TBMM’de milletvekillerine sunuldu. Dosya dönemin Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu Ban’a teslim edildi. Dernek yönetiminin amacı, Alzheimer, demans ve Parkinson başta olmak üzere uzun süreli bakım gerektiren hastalıklarda ortaya çıkan bakım maliyetlerinin tamamının veya belirli bir bölümünün sosyal güvenlik sistemi tarafından karşılanmasını gündeme getirmekti.

BAKIM SİGORTASI DOSYASI RECEP AKDAĞ’A SUNULDU

Berktaş ve Arslan’ın yürüttüğü girişimler bununla da sınırlı kalmadı. Hazırlanan Bakım Sigortası Kanun Teklifi Tasarı Raporu, daha sonra eski Sağlık Bakanı ve dönemin TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Recep Akdağ’a da sunuldu. Akdağ ile yapılan görüşmede bakım sigortasının finansmanı, prim sisteminin nasıl kurulabileceği, kimlerin sisteme dahil olacağı ve modelin teknik altyapısı gibi konular gündeme geldi. Böylece Bakım Sigortası, bir sivil toplum kuruluşunun önerisi olmaktan çıkarak TBMM çatısı altında tartışılan sosyal politika başlıklarından biri haline gelmeye başladı.

TEMEL SORU: TEDAVİ VARSA BAKIM NEDEN GÜVENCE ALTINDA DEĞİL?

Berktaş ve Arslan’ın yıllar önce gündeme getirdiği düşüncenin temelinde son derece önemli bir sosyal güvenlik sorusu bulunuyordu: Bir vatandaş yıllarca sosyal güvenlik primi ödüyor ve hastalandığında tedavi giderleri karşılanıyorsa; Alzheimer, demans, Parkinson, engellilik veya başka bir hastalık nedeniyle yıllarca başkasının bakımına ihtiyaç duyduğunda bakım maliyetleri neden yalnızca ailesinin üzerinde kalıyor? Derneğin ortaya koyduğu yaklaşım, bakım ihtiyacının yalnızca sosyal yardım kapsamında değerlendirilmemesini; yaşlılık, hastalık veya engellilik gibi sosyal güvenlik sistemi tarafından karşılanması gereken bir risk olarak kabul edilmesini öngörüyordu. Bugün tartışılan uzun dönemli bakım sigortasının temel yaklaşımıyla, Berktaş ve Arslan’ın yıllar önce dile getirdiği bu düşünce arasında önemli bir paralellik bulunuyor.

HASTANIN YANI SIRA HASTA YAKININI DA KORUYAN MODEL

Berktaş ve Arslan’ın çalışmalarında dikkat çeken bir başka unsur ise sistemin yalnızca hastayı değil, bakım veren aile bireylerini de dikkate alması gerektiği görüşü oldu. Uzun yıllar süren bakım sürecinde hasta yakınlarının; ekonomik kayıplar yaşayabildiği, çalışma hayatından uzaklaşabildiği, fiziksel sağlık sorunlarıyla karşılaşabildiği, psikolojik olarak yıpranabildiği ve aile içi ilişkilerde ciddi sorunlar yaşayabildiği vurgulandı. Genel Başkan Hakan Berktaş bu tabloyu yıllar önce şu sözlerle özetlemişti:

“Alzheimer hastası geçmişini, ona bakanlar ise geleceğini unutur.”

Bu yaklaşım, önerilen Bakım Sigortası modelinin yalnızca bir yaşlılık yardımı veya bakım ödeneği olmadığını; hasta ile birlikte bakım veren aileyi de koruyacak kapsamlı bir sosyal güvenlik sistemi olarak düşünülmesi gerektiğini ortaya koyuyordu.

2023’TE BAKIM SİGORTASI ÜLKE GÜNDEMİNDE

DAHA FAZLA YER ALMAYA BAŞLADI

Aradan geçen yıllarda Bakım Sigortası konusu merkezi yönetimin de gündemine daha güçlü biçimde girmeye başladı. 2023 yılında yaşlı bakım sigortasının hayata geçirilmesine yönelik açıklamaların yapılması üzerine Alzheimer Demans Parkinson Hasta ve Yakınları Derneği, yıllardır yürüttüğü çalışmaları yeniden kamuoyuyla paylaştı. Genel Başkan Hakan Berktaş, o dönemde yaptığı açıklamalarda, bakım sigortasının yıllar önce dernek tarafından TBMM’ye taşındığını ve hazırlanan raporların milletvekilleri ile dönemin ilgili karar vericilerine sunulduğunu hatırlattı. Bu gelişmeler Berktaş ve Arslan’ın yıllar önce ortaya koyduğu sosyal politika öngörüsünün giderek daha fazla karşılık bulduğunu gösterdi.

2026’DA SÜREÇ DAHA SOMUT BİR AŞAMAYA GELDİ

2026 yılına gelindiğinde Bakım Sigortası konusunda gelişmeler hızlandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, uzun süreli yaşlı bakım sigortasının Türkiye’de hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar yapıldığını kamuoyuna açıkladı. Ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da uzun süreli bakım sigortası sisteminin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti. TBMM’ye ayrıca “Yaşlılık ve Bakıma Muhtaçlık Sigortası Kanun Teklifi” sunuldu. Teklifte yaşlılık, hastalık, engellilik ve benzeri nedenlerle bakıma muhtaç hale gelen bireylerin sosyal güvenlik sistemi içerisinde korunmasına yönelik düzenlemeler gündeme getirildi. Tüm bu gelişmeler, yıllar önce Berktaş ve Arslan tarafından dile getirilen “bakıma muhtaçlığın sosyal güvenlik riski olarak kabul edilmesi” düşüncesinin bugün Türkiye’nin sosyal politika gündeminde çok daha güçlü biçimde yer aldığını ortaya koydu.

EYLÜL 2026: BAKIM SİGORTASI ARTIK ORTA VADELİ PROGRAM’DA

Sürecin en önemli gelişmelerinden biri ise 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da yaşandı. Programda sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliğine yönelik politika ve tedbirler arasında şu ifadeye yer verildi:

“Bakım ekonomisini güçlendirmeye yönelik uzun dönemli bakım sigortasının altyapısı oluşturulacaktır.”

Böylece uzun dönemli bakım sigortası, artık yalnızca kamuoyunda tartışılan bir öneri olmaktan çıkarak Türkiye’nin resmi ekonomi ve sosyal politika yol haritasına giren başlıklardan biri haline geldi.

BERKTAŞ VE ARSLAN’IN YILLAR ÖNCEKİ ÖNGÖRÜSÜ BUGÜN RESMÎ GÜNDEMDE

Bugün gelinen aşama, Alzheimer Demans Parkinson Hasta ve Yakınları Derneği Genel Başkanı Hakan Berktaş ile Genel Başkan Yardımcısı Fizyoterapist Uğur Arslan’ın yıllar önce gündeme getirdiği temel sorunun ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.

Berktaş ve Arslan’ın hazırladığı model ile bugün devlet tarafından üzerinde çalışılan uzun dönemli bakım sigortasının bütün teknik ayrıntılarının aynı olması gerekmiyor. Ancak iki yaklaşımın temelinde aynı sosyal politika ilkesi bulunuyor:

Bakıma muhtaçlık yalnızca hastanın ve ailesinin kişisel sorunu değildir. Yaşlılık, hastalık ve engellilik nedeniyle ortaya çıkan uzun süreli bakım ihtiyacı toplumsal bir sosyal güvenlik riskidir.

Bu açıdan Berktaş ve Arslan’ın yıllar önce gerçekleştirdiği çalışmalar; bakım sigortasının Türkiye’de tartışılması, TBMM gündemine taşınması ve özellikle Alzheimer, demans ve Parkinson hastaları ile ailelerinin bakım finansmanı sorunlarının görünür hale getirilmesi açısından önemli bir sivil toplum girişimi olarak öne çıkıyor.

BERKTAŞ: “YILLAR ÖNCE GÖRDÜĞÜMÜZ

SORUN BUGÜN TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİNDE”

Son gelişmeleri değerlendiren Alzheimer Demans Parkinson Hasta ve Yakınları Derneği Genel Başkanı Sosyal Hizmet Uzmanı Hakan Berktaş, şunları söyledi:

“Yıllar önce ‘Sağlık Sigortası yetmez, Türkiye’nin Bakım Sigortası'na da ihtiyacı var’ dediğimizde gelecekte karşı karşıya kalacağımız çok önemli bir sosyal güvenlik sorununa dikkat çekiyorduk. Sahada Alzheimer, demans ve Parkinson hastalarını ve onların ailelerini görüyorduk. Tedavi maliyetinin yanında yıllarca devam eden bakım yükünün aileleri ekonomik, sosyal ve psikolojik olarak nasıl etkilediğini biliyorduk.”

Berktaş sözlerini şöyle sürdürdü:

“Genel Başkan Yardımcımız Fizyoterapist Uğur Arslan ile birlikte bu konuda yıllar önce yola çıktık. Manisa’da kamuoyunun gündemine taşıdık, hazırladığımız Bakım Sigortası Kanun Teklifi Tasarı Raporumuzu TBMM’ye götürdük, milletvekillerimize sunduk ve Sayın Recep Akdağ’a kadar ulaştırdık. Bugün uzun dönemli bakım sigortasının devletimizin resmi programına girmiş olması, yıllar önce neden bu kadar ısrarla mücadele ettiğimizi ortaya koyuyor.”

ARSLAN: “BAKIM, TEDAVİNİN BİTTİĞİ YERDE BAŞLAYAN UZUN BİR SÜREÇ”

Alzheimer Demans Parkinson Hasta ve Yakınları Derneği Genel Başkan Yardımcısı Fizyoterapist Uğur Arslan ise bakım ihtiyacının özellikle kronik ve nörolojik hastalıklarda yıllarca devam edebildiğine dikkat çekti. Arslan şu değerlendirmede bulundu:

“Alzheimer, demans ve Parkinson gibi hastalıklarda mesele yalnızca doktor muayenesi, ilaç veya hastane tedavisi değildir. Hastalarımız günlük yaşam aktivitelerinde uzun yıllar desteğe ihtiyaç duyabiliyor. Beslenmeden kişisel bakıma, hareketten rehabilitasyona kadar çok geniş bir bakım süreci ortaya çıkıyor. Bu nedenle yıllar önce Bakım Sigortası'nı savunurken, sağlık hizmetinin devamı niteliğindeki bakımın da sosyal güvence altına alınması gerektiğini ifade ettik.”

Arslan, kurulacak sistemde hem evde bakımın hem de kurum bakımının dikkate alınması gerektiğini belirterek şöyle devam etti:

“Bakım Sigortası doğru ve sürdürülebilir bir modelle hayata geçirilirse yalnızca hastaları değil, bakım veren aileleri de koruyacaktır. Bu nedenle sistemin kapsamı belirlenirken sağlık, sosyal hizmet ve rehabilitasyon boyutlarının birlikte ele alınması büyük önem taşımaktadır.”

“BU BİR SOSYAL YARDIM DEĞİL, SOSYAL GÜVENLİK REFORMUDUR”

Berktaş ve Arslan, uzun dönemli bakım sigortasının sadece yaşlı nüfusu değil; hastalık, engellilik veya farklı nedenlerle uzun süreli bakım ihtiyacı bulunan vatandaşları da kapsayacak şekilde ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Genel Başkan Hakan Berktaş şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bizim için mesele sadece Bakım Sigortası adıyla bir kanunun çıkması değildir. Önemli olan kapsayıcı, sürdürülebilir ve insanların gerçek ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir model kurulmasıdır. Evde bakım, kurum bakımı, rehabilitasyon hizmetleri, bakım veren ailelerin korunması ve finansman modeli birlikte ele alınmalıdır.”

Berktaş sözlerini şöyle tamamladı:

“Yıllar önce başlattığımız mücadelemizin bugün ülkemizin resmi politika belgelerinde karşılığını görmekten memnuniyet duyuyoruz. Ancak işimiz bitmedi. Dernek olarak Genel Başkan Yardımcımız Uğur Arslan ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte yıllardır edindiğimiz saha deneyimini ilgili kurumlarla paylaşmaya hazırız. Bakım Sigortası bir sosyal yardım değil; güçlü sosyal devlet anlayışının en önemli sosyal güvenlik reformlarından biri olmaya adaydır.”

BEŞ YILLIK MÜCADELENİN ARDINDAN YENİ BİR DÖNEM

Hakan Berktaş ve Uğur Arslan’ın yıllar önce Manisa’da başlayan, ardından TBMM’ye ve Türkiye’nin sosyal politika gündemine taşınan Bakım Sigortası girişimi bugün yeni bir aşamaya ulaşmış durumda. Henüz Bakım Sigortası'nı bütün ayrıntılarıyla yürürlüğe koyan nihai bir kanun bulunmasa da, uzun dönemli bakım sigortasının altyapısının oluşturulmasının devletin resmi yol haritasına girmiş olması, Türkiye’de bakım hizmetlerinin geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Ve yıllar önce sorulan soru bugün çok daha güçlü biçimde Türkiye’nin önünde duruyor: Tedaviyi güvence altına alan sosyal devlet, uzun yıllar devam eden bakımı da güvence altına almalı mı? Hakan Berktaş ve Uğur Arslan’ın yıllar önce verdiği cevap netti: “Evet. Sağlık Sigortasının yanında Bakım Sigortası da olmalı.”

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: