Mor reyhan hasadına başlayan çiftçiler: Bir makineyle Batman'ı marka yapabiliriz
Batman'da mor reyhan hasadına başlayan çiftçiler, üretimde yaşadıkları zorluklara dikkat çekerek destek çağrısında bulundu. Yaklaşık
Çiftçi Bünyamin Savaş, yaklaşık 4-5 milyon lira değerindeki reyhan kesim makinesinin temin edilmesi halinde Batman'ın mor reyhan konusunda markalaşabileceğini ve ürünün yurt dışına dahi gönderilebileceğini söyledi.
Batman'da ailesiyle birlikte mor reyhan yetiştiriciliği yapan Savaş, 17 yıl önce birkaç dönümle başladıkları üretimi bugün 30 dönüme çıkardıklarını belirtti.
Mor reyhanın Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde özellikle yemeklerde baharat, salata ve şerbet olarak yaygın tüketildiğini ve farklı alanlarda kullanıldığını ifade eden Savaş, üretimde yaşanan su sıkıntısı, geleneksel hasat yöntemleri ve destek yetersizliğine dikkat çekti.
Reyhan kesiminde kullanılabilecek bir makinenin yaklaşık 4-5 milyon lira maliyeti bulunduğunu belirten Savaş, gerekli desteğin sağlanması halinde Batman’ın reyhan üretiminde marka olabileceğini dile getirdi.
Taze olarak tüketilebildiği gibi kurutularak baharat şeklinde kullanılan ürün, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaz aylarında şerbet yapımında da değerlendiriliyor. Bölgede ailelerin kendi imkânlarıyla sürdürdüğü mor reyhan üretiminin, uygun destek ve modern ekipmanlarla daha geniş pazarlara ulaştırılabileceği ifade ediliyor.
İLKHA muhabirine konuşan mor reyhan yetiştiricisi Savaş, üretime küçük bir alanda başladıklarını ve zaman içerisinde arz-talebe bağlı olarak ekim alanlarını genişlettiklerini söyledi.
Bünyamin Savaş
"1-2 dönümden 30 dönüme ulaştık"
Savaş, "Burası mor reyhan tarlası. Ailecek birlikte iş yaptığımız bir tarla. Yaklaşık 30 dönüm ekiyoruz. Önceleri çok küçük çaplı bir şekilde başladık. 1-2 dönüm, 3 dönüm, 5 dönüm derken çocuklarımız da bize yetişip büyüdükçe, arz-talep meselesi olduğu için yavaş yavaş dönüm miktarını artırdık. 10 dönüm, 15 dönüm, 20 dönüm derken şimdi 30 dönüme ulaştık. İnşallah önümüzdeki senelerde bunu daha da artırmayı düşünüyoruz." dedi.
"Yaklaşık 17 yıldır bu işi yapıyoruz"
Mor reyhan yetiştiriciliğine yaklaşık 17 yıl önce başladıklarını anlatan Savaş, ürünün kendilerine Siirt'te baharat işi yapan damatları aracılığıyla tanıtıldığını belirtti.
Savaş, "Yaklaşık 15-17 yıldır bu işi yapıyoruz. Mor reyhanın gelişim sürecine baktığımızda, 17 yıl önce Siirt'te bir damadımız vardı. Kendisi baharat işi yapıyordu. Ek gelir olsun diye ilk başta bize bu işi öğretmişti. ‘Bunu ekerseniz iyi olur.’ gibisinden tavsiyede bulundu. Biz de o zaman başladık ve bugüne kadar geldik. Mor reyhanın özelliği aroması ve insan sağlığı açısından sağladığı faydalarıdır. Bunun haricinde şerbeti de yapılıyor. Yaprak sarmasında, salatalarda ve çiğ köfte yapımında kullanılıyor. Mardin ve bu bölgeyle birlikte Güneydoğu Bölgesi'nin sıcak ikliminde şerbet olarak da çok yaygın kullanılıyor. Özellikle yaz aylarında kafelerde tercih ediliyor." ifadelerini kullandı.
"Hasada gün doğmadan başlıyoruz"
Mor reyhanın sağlık açısından çeşitli faydalarının bulunduğunun ifade edildiğini ancak kendilerinin bu konuda bilimsel bir araştırma yapmadığını belirten Savaş, "Sağlık açısından bilimsel olarak araştırmış değiliz. Ancak işin uzmanlarının söylediklerine göre mideyi ve böbrekleri temizlemeye, vücudun iç temizliğine ve kan dolaşımına iyi geldiği ifade ediliyor. Tarlaya sabah saat 04.00-04.20 gibi geliyoruz. Güneş doğmadan, yaklaşık 04.40 gibi çalışmaya başlıyoruz. Saat 11.00-12.00 gibi de eve gidiyoruz. Haftada bir kez kesime geliyoruz. Kesime gelen kısmı kesiyoruz, ardından bir hafta daha bekliyoruz. Yani yaklaşık yedi-sekiz günde bir hasat yapıyoruz. Ancak bu süre mevsime göre değişiyor. Şu anda yaz mevsimindeyiz. Eylül ve ekim aylarına gittiğimizde reyhanın hasat süresi daha uzun olacak ve yaklaşık 10 günde bir hasat yapacağız." dedi.
"Su sıkıntısı nedeniyle hasat gecikti"
Bu yıl hasada önceki yıllara göre geç başladıklarını belirten Savaş, "Bu yıl hasada biraz geç başladık. Normal şartlarda temmuz ayında başlamamız gerekiyordu. Ancak bu sene su sıkıntısı yaşadık. Ekimin mayıs ayının başları veya ortaları gibi yapılması, temmuz ayının ilk haftası gibi de hasada başlanması gerekiyor. Fakat bu yıl hasat ağustos ayına kaldı. Bunun nedeni su sıkıntısıydı. Reyhanı hâlâ ilkel yöntemlerle hasat ediyoruz. Gördüğünüz gibi makaslarla kesiyoruz. Bu yöntemle çalışıyoruz. Ancak bunun ileride ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
"Makasla hasat yapmak sağlık sorunlarına yol açabilir"
Reyhan hasadının halen geleneksel yöntemlerle yapıldığını belirten Savaş, uzun süre eğilerek ve bükülerek çalışmanın ilerleyen yıllarda çeşitli sağlık sorunlarına neden olabileceğini söyledi.
Savaş, "Sürekli eğilip bükülerek çalışmak skolyoz, sırt ve bel fıtığı gibi rahatsızlıklara neden olabilir. Bu ciddi sağlık sorunlarını şu anda fark etmeyebiliriz ancak ilerleyen süreçte bizi etkileyebilir. Bundan eminim. İnşallah önümüzdeki süreçte bunun için bir çözüm buluruz. Reyhanı makasla kesiyoruz. Önce kovalarımıza koyuyoruz, ardından çuvallara yerleştiriyoruz. Çuvalları buradan taşıyarak eve götürüyoruz. Reyhanın aromasının bozulmaması için kurutma işlemine büyük önem veriyoruz. Maraşlı, Malatyalı veya Arap reyhanı gibi ürünlerde genellikle güneşte kurutma yapılıyor. Ancak güneşte kurutmanın insan sağlığı açısından faydalı olmadığını düşünüyoruz. Çünkü güneş aromasını bozuyor."
"Reyhan gölgede kurutuluyor"
Ürünün aromasının korunması için reyhanı tamamen gölgede kuruttuklarını belirten Savaş, "Biz tamamen gölgede kurutma yapıyoruz. Amacımız aromasının bozulmaması ve güneş ışınlarına maruz kalmamasıdır. Kurutma işleminin ardından çuvallara koyuyoruz. Ancak fazla bastırmadan, çuvalların ağırlığını ortalama 10 kilogram olacak şekilde ayarlıyoruz. Çünkü sonuçta bu bir yaprak ve kuruduktan sonra hafifliyor. En ufak bir müdahalede bile parçalanabiliyor. Parçalandığında ise özelliğini ve kalite değerini kaybediyor. Bu nedenle yavaş yavaş bastırarak yaklaşık 10 kilogramlık çuvallar hâlinde hazırlıyoruz. Daha sonra paketleyerek müşterilerimize gönderiyoruz." şeklinde konuştu.
"Türkiye'nin her yerine gönderiliyor"
Mor reyhanın sosyal medya üzerinden perakende ve toptan olarak satışını yaptıklarını belirten Savaş, şunları anlattı:
"Ürünlerimizi sosyal medya hesaplarımız üzerinden satıyoruz. Vatandaşlarımız buralardan bize ulaşıyor. Perakende veya toptan olmak üzere satış yapıyoruz. Türkiye'nin her yerine kargo ile gönderebiliyoruz. Geçen yıl fiyatlar yaklaşık 400 lira civarındaydı. Bu yıl ise kuru kilogram fiyatı 350 lira civarında olduğu söyleniyor. Ancak bu, emeğimizin karşılığı mı? Elbette değil. Şu anda siz de görüyorsunuz. Çuvalları buradan yaklaşık 300 metre mesafeye kadar sırtımızda taşıyoruz. Emeğimizin karşılığı alınmıyor. Fakat yapacak başka bir şeyimiz de yok. Çocuklarımız iş çağına gelmedi. Bu iş için daha önce birkaç kez destek talebimiz oldu. Bu tarlaları kiralıyoruz. Tarlaların tapuları bizim üzerimize değil, tarla sahiplerinin üzerine. Destek başvurularını da tapu sahipleri yapıyor. Gübre desteği, ilaç desteği gibi desteklerin tamamını onlar alıyor. Biz ise hiçbir destek alamıyoruz." dedi.
"Gübre, sürüm ve kesim desteği istiyoruz"
Üreticilerin desteklerden yararlanabilmesi için mevcut sistemde yaşanan sorunlara dikkat çeken Savaş, özellikle gübre, sürüm ve kesim desteğine ihtiyaç duyduklarını belirterek konuşmasına şöyle devam etti:
"Talebimiz gübre desteği, sürüm desteği ve kesim desteği verilmesi. Bunlar sağlanırsa bizim için çok iyi olur. İşimizi geliştirmek için girişimlerde de bulunduk. Yaklaşık bir yıl önce valiye kadar gittim. Geniş çaplı bir araştırma yaptım. Türkiye'de bu işi yapabilecek makinenin olmadığını gördüm. Bir yerde, reyhan kesmek için üretilmiş bir makine olduğunu öğrendim. Ancak bu makine sadece bir yerde bulunuyor. Destek almak için başvurmak amacıyla valiye gittim. İlgili birimlerle görüştüm. Bana çeşitli şartlar sundular. Ancak bu şartların bizim için karşılanması mümkün değil. Ben çiftçiyim. Destek alabilmemiz için çok sayıda şart sunulmuş durumda."
"Hibe istemiyoruz, borç versinler"
Reyhan kesim makinesinin yaklaşık 4-5 milyon lira değerinde olduğunu belirten Savaş, "Hibe istemiyoruz. Bana borç versinler. 'Mahsulünü kaldır, daha sonra bu parayı senden isterim.' desinler. Başım gözüm üstüne, ben o parayı veririm. Makinenin yaklaşık 4-5 milyon lira civarında bir maliyeti var. Ben o paranın karşılığını çıkarırım. Aynı zamanda Batman'ı reyhan konusunda bir marka hâline getirebiliriz. Nasıl Arap reyhanı tescilli bir ürün hâline geldiyse, biz de Batman reyhanını o şekilde büyütebiliriz. Neden olmasın? Hatta yurt dışına bile açılabiliriz. Bunun için öncelikle makineye ihtiyacımız var. Bir projemiz daha var. Yeni yeni hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bazı yerlerden duyumlar alıyoruz. Mor reyhan şerbeti üretimi konusunda da girişimde bulunmayı düşünüyoruz. Ancak yeterli desteği alamıyoruz. Gittiğimiz her yerde, KOSGEB olsun veya başka kurumlar olsun, şartlar bize biraz ağır geliyor. Aslında ağırdan ziyade, bu şartları karşılayamıyoruz. Sürecin nasıl ilerlediğini de anlayamıyoruz. Bu nedenle yapamıyoruz." dedi.
"Mor reyhanın Batman için önemli bir marka değerinde"
Gerekli desteklerin sağlanması hâlinde mor reyhanın Batman için önemli bir marka değerine dönüşebileceğini belirten Savaş, "Eğer bunu başarabilirsek, reyhanımız aroması ve gölgede kurutulması sayesinde bir marka hâline gelebilir. Batman reyhan ile ünlenebilir. Son olarak çiftçilerimize destek olunmasını istiyoruz. Sayın Valimizden, belediye başkanımızdan ve belediye başkan vekilimizden destek bekliyoruz. Çok zor bir şey istemiyoruz. Sadece bir makine istiyoruz. Eğer bunu karşılayabilirlerse, dediğim gibi Batman'ı reyhan konusunda marka hâline getireceğiz ve inşallah yurt dışına da açılacağız." şeklinde konuştu.