Küresel ekonomi için 2026'nın ikinci yarısında hangi riskler öne çıkıyor?

Savaş, petrol şoku ve çılgın bir yapay zekâ rallisinin damga vurduğu altı ayın ardından ekonomistler, yılın geri kalanının ABD-İran arasındaki kırılgan barışa bağlı olduğuna dikkat çekiyor.

08 Tem 2026 - 18:01 YAYINLANMA
Küresel ekonomi için 2026'nın ikinci yarısında hangi riskler öne çıkıyor?

Oxford Economics, yılın ikinci yarısında küresel ekonominin seyrinin birbirine bağlı hassas gelişmelere bağlı olduğunu, bu zincirin en kritik halkasını ise ABD ile İran arasında sağlanan barış anlaşmasının kalıcılığının oluşturduğunu belirtti.

Danışmanlık şirketinin Başekonomisti Ryan Sweet, yayımlanan değerlendirme raporunda, "Anlaşmanın kalıcılığı, küresel ekonominin enerji fiyatlarındaki gerilemenin desteklediği dezenflasyonist bir ortamdan mı faydalanacağını, yoksa ikinci bir petrol şokunu mu yaşayacağını belirleyecek," ifadelerini kullandı. Sweet, söz konusu anlaşmayı "diğer risklerin büyüyüp büyümeyeceğini ya da sınırlanıp sınırlanmayacağını belirleyecek kilit domino taşı" olarak nitelendirdi.

Oxford Economics, küresel ekonominin yılın ikinci yarısında ivme kazanmasını bekliyor. Kuruluş, ilk yarıda yıllıklandırılmış bazda yüzde 1,6 olarak tahmin ettiği küresel büyümenin, özellikle petrol fiyatlarındaki düşüşün hane halkı gelirlerini desteklemesiyle ikinci yarıda yüzde 3,1'e yükseleceğini öngördü. Bununla birlikte Sweet, kalıcı bir anlaşmaya varılma olasılığını "yazı tura kadar belirsiz" olarak değerlendirdi.

Rapora göre, ateşkesin kalıcı olması halinde Brent petrolün varil fiyatının ortalama 70 doların hemen üzerinde seyretmesi bekleniyor. Bu senaryoda, enflasyon baskılarının hafifleyeceği, gelişmekte olan ülkelerde finansal koşulların iyileşeceği ve teknoloji şirketlerinin değerlemelerinin destekleneceği öngörülüyor.

Anlaşma bozulursa, sonuçlar petrol piyasasıyla sınırlı kalmayacak.

Çarşamba sabahı erken saatlerde ABD ordusu, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nda üç gemiye saldırdığını açıklamasının ardından İran’ı vurdu. İran buna Bahreyn ve Kuveyt’i hedef alan saldırılarla karşılık verdi. Bölgedeki karşılıklı atışmalar, savaşta çatışmaları durdurmaya dönük geçici anlaşmanın çökeceği riskini artırdı. Ancak bu karşılık, anlaşmanın kırılgan ateşkesi süresince görülen benzer saldırıların seyrini takip etti ve hiçbir ülke hemen müzakere masasından kalkacağı sinyalini vermedi.

Petrol fiyatları saldırılara yüzde 3’ten fazla artışla tepki verdi; uluslararası gösterge Brent, Çarşamba sabahı varil başına 76 doların üzerine çıktı.

Sweet, “Bir barış anlaşmasının bozulması sadece petrol fiyatlarını yükseltmekle kalmaz; Asya’daki yapay zekâ tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı artırır, merkez bankalarını daha şahin olmaya zorlar, finansal koşulları sıkılaştırır ve ABD ara seçimleri ile İsrail seçimlerinin sonucunu değiştirebilir [...] bu domino etkisi çok hızlı işler,” dedi.

Related OPEC+, savaş öncesi seviyelere inen petrol fiyatlarıyla üretimi yine sınırlı artırdıİran savaşı başlangıcından beri ilk kez Brent petrol 74 doların altına indi

20 dolarlık farkla yazı tura

Petrol fiyatlarına ilişkin Oxford Economics’in görünümünü herkes paylaşmıyor.

Morgan Stanley’nin Mayıs’ta yayımlanan yıl ortası raporu, ham petrol fiyatlarının yıl sonuna kadar varil başına yaklaşık 90 dolara geri çıkacağını öngörüyor. Bu da, Oxford Economics’in tahminiyle arasında yaklaşık 20 dolarlık bir fark olduğu ve aynı barış sürecine dair iki farklı bahis oynandığı anlamına geliyor.

Dünya Bankası da temkinli. Kurum, Brent petrolün bu yıl ortalama varil başına yaklaşık 94 dolar olacağını tahmin ederken, küresel GSYH büyümesinin 2026’da yüzde 2,5’e yavaşlayacağı uyarısında bulunuyor.

Son saldırıların kırılgan ateşkesi nasıl test ettiğini değerlendiren Sweet, “Hürmüz Boğazı’ndan geçen trafik iyi bir gösterge. Anlaşma, boğazdaki trafiğin 30 gün içinde tam kapasiteye dönmesini öngörüyor; bu da temmuz ortasını ilk kesin son tarih haline getiriyor,” diye açıkladı.

Sweet, “Temmuz ortasına kadar savaş öncesi trafik seviyesinin en az yüzde 75’ine kalıcı bir dönüş, anlaşmanın tuttuğu ihtimalini artırır; tersi durum ise bu olasılığı azaltır,” diye ekledi.

Sweet’e göre diğer gösterge ise İran’ın, İsrail saldırıları nedeniyle anlaşmanın Lübnan maddesini resmen devreye sokup sokmayacağı ve bunun karşılığının askeri mi yoksa retorik düzeyde mi kalacağı.

Related İran-ABD görüşmeleri sürüyor, Hürmüz Boğazı krizi derinleşiyorİngiliz ordusu: Hürmüz Boğazı'nda petrol tankeri 'belirsiz bir cisim' ile vuruldu

Gümrük vergileri, ticaret ve yapay zekâ

Görünümü yeniden şekillendirebilecek bir diğer risk de ticaret.

ABD’nin Section 122 kapsamındaki gümrük vergilerinin süresi 24 Temmuz’da doluyor. Ancak Washington çoktan Section 301 uyarınca devreye girecek yeni vergileri hazırladı. Oxford Economics, ABD’nin aylık 25 milyar dolar (21,8 milyar euro) ile 30 milyar dolar (26,2 milyar euro) arasında gümrük geliri elde etme hedefi doğrultusunda, bu değişikliklerin temmuz sonundan itibaren fiili gümrük vergisi oranlarını yükselteceğini öngörüyor.

Avrupa da daha sert bir çizgiye yöneliyor. Avrupa Komisyonu’nun Çin’e karşı yürüttüğü ticaret savunma soruşturmalarının sayısı bir yılda 17’den 50’nin üzerine çıktı ve Komisyon, eylül ayına kadar daha kapsamlı bir ekonomik güvenlik stratejisi açıklamayı planlıyor.

Bu ticaret gerilimleri, bu yıl finans piyasalarını sürükleyen yapay zekâ patlamasını da besliyor.

Oxford Economics, ABD yapay zekâ sektörünün, Hürmüz Boğazı’ndan geçen emtia akışında yaşanacak ilave her aksaklıktan en büyük zararı görebilecek bölgeler olan Kuzeydoğu ve Güneydoğu Asya’dan sevk edilen yarı iletkenler ve diğer donanımlara büyük ölçüde bağımlı olduğuna dikkat çekiyor.

Bu arada merkez bankalarının şemsiye kuruluşu olan Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), yapay zekâ patlamasının giderek, çip üreticileri, bulut bilişim devleri ve yapay zekâ laboratuvarları arasındaki opak “döngüsel finansman” ilişkilerine ve son beş yılda sektöre verilen kredinin dört katına çıktığı, nispeten gevşek düzenlemelere tabi özel kredi piyasalarına dayandığı uyarısında bulundu.

Related Japon yeni 1986'dan bu yana en düşük seviyeye gerilediMerkez bankaları uyarıyor: Piyasaları taşıyan yapay zeka balonu, finansal çöküşle sonuçlanabilir

BIS’in Asya-Pasifik sorumlusu Zhang Tao, sektörün banka dışı fonlamaya bağımlılığının, olası bir yapay zekâ daralmasının geleneksel bir bankacılık krizinden daha sert ve hızlı bir düzeltmeyi tetikleyebileceği anlamına geldiği uyarısını yaptı.

Sweet, böyle bir geri dönüşün nasıl görünebileceğini modelledi.

Euronews’e konuşan Sweet, “ABD teknoloji hisselerinin bir yıl içinde yüzde 25 değer kaybettiği, bizim ‘teknoloji çöküşü’ adını verdiğimiz bir senaryo oluşturduk,” dedi.

Sweet’e göre böyle bir şok, ABD ekonomisini “adeta durma noktasına” getirerek teknoloji ihracatçılarına ve dünya genelinde yatırımcı algısına sıçrayacak ve gelecek yıl küresel büyümeyi, Oxford Economics’in temel senaryosunun 1,1 yüzde puan altına çekecek.

Merkez bankaları, sandıklar ve takvim

Son domino taşlarını ise ekonomi politikaları ve siyaset oluşturuyor.

Oxford Economics, başlıca merkez bankalarının piyasaların şu anda beklediğinden daha güvercin kalmasını öngörüyor; ancak Hürmüz Boğazı’ndaki trafik sekteye uğrarsa ya da yapay zekâ girdilerinin fiyatları tedarik baskısı sinyali verirse, bu bankaların hızlı bir politika değişikliğine gidebileceği uyarısında bulunuyor.

En yakın sınav, haziran ayındaki zayıf istihdam raporunun hemen ardından, bu ayın ilerleyen günlerinde Başkan Kevin Warsh yönetimindeki ABD Merkez Bankası’nın (Fed) açıklayacağı faiz kararı olacak.

Related Lagarde: ECB olağanüstü para politikası dönemini geride bırakıyorWarsh: 'Fed faiz artışı kararını 4 hafta içinde verecek'

Daha ileride ise kasımdaki ABD ara seçimleri ve en geç ekim sonuna kadar yapılması gereken İsrail genel seçimleri var; her ikisi de Orta Doğu barış sürecini etkileyebilir. Eylülde yapılacak Alman eyalet seçimleri de, Euro Bölgesi ekonomisinin ana itici güçlerinden biri olan Almanya’nın maliye politikasının arkasındaki koalisyonu teste tabi tutabilir.

Oxford Economics, yapay zekâ kaynaklı daha güçlü bir verimlilik artışı ya da ikinci çeyreği şaşırtıcı derecede iyi atlatan AB ekonomisi gibi gerçek yukarı yönlü potansiyel unsurlara da dikkat çekiyor.

Sweet’e göre Avrupa’daki dayanıklılığın gerçek olup olmadığı önce Almanya’da ve kredi verilerinde ortaya çıkacak.

Sweet, “Şirketler, enerji fiyatlarındaki sıçramanın yarattığı marj sıkışmasını yatırımları kısmadan ve kredi limitlerini zorlamadan absorbe edebildiyse, bu, ekonomideki temel ivmenin beklediğimizden daha iyi olduğu argümanını güçlendirir,” diyerek, Euro Bölgesi’nde banka kredilerinin daralmasının ise ters yönde bir işaret vereceğini belirtti.

Oxford Economics’in tipik tahmin hatasının neredeyse tam bir yüzde puan olduğunu ve özellikle bu değerlendirme etrafındaki belirsizlik aralığının normalden daha geniş olduğunu vurgulamak gerekiyor.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: