Kontrol ve Otomasyon Teknolojisi Programı, öğrencilerine mezun olmadan iş kapısı açıyor

Savunma sanayisinden sağlık sektörüne, üretim tesislerinden akıllı şehir uygulamalarına kadar çok geniş bir kullanım alanına sahip olan otomasyon teknolojileri, yüksek istihdam kapasitesi ve uygulamalı eğitim modeliyle yükseköğretimde öne çıkan programlar arasında yer alıyor.

07 Ağu 2026 - 13:01 YAYINLANMA
Kontrol ve Otomasyon Teknolojisi Programı, öğrencilerine mezun olmadan iş kapısı açıyor

Yükseköğretimde istihdam odaklı programlar gençleri doğrudan iş hayatına hazırlamaya devam ediyor.

Öğrenciler, mezunlar ve akademisyenler, otomasyon teknolojilerinin dijital dönüşüm, yapay zekâ, robotik sistemler ve akıllı üretim süreçleriyle birlikte öneminin her geçen gün arttığını belirtiyor.

“Öğrencilerimiz mezun olmadan işe başlayabiliyor”

Gazi Üniversitesi TUSAŞ Kazan Meslek Yüksekokulu Elektronik ve Otomasyon Bölümü Öğretim Görevlisi Kazım Pehlivan, programın yalnızca savunma sanayisine değil, hayatın her alanına dokunan bir eğitim sunduğunu belirtti.

Pehlivan, “Beyaz eşyadan cep telefonlarına, otomotivden üretim tesislerine kadar kontrol ve otomasyon sistemleri her yerde karşımıza çıkıyor. Öğrencilerimizi savunma sanayisinin önemli kuruluşlarına iş yeri eğitimine gönderiyoruz. Bazı öğrencilerimiz mezun olmadan bu kurumlarda işe başlama fırsatı bulabiliyor.” dedi.

Otomasyonun günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Pehlivan, program mezunlarının çok geniş bir istihdam alanına sahip olduğunu belirterek öğrencilerin savunma sanayisi başta olmak üzere elektronik, elektrik, otomasyon ve kontrol alanlarında faaliyet gösteren çok sayıda firmada görev aldığını söyledi.

Mezunlar savunma sanayisinde görev alıyor

Program mezunlarından Eren Baykan, mezuniyetinin ardından HAVELSAN Teknoloji Radar bünyesinde çalışmaya başladığını belirterek, bölümün çok yönlü yapısına dikkat çekti. Baykan, “Bu bölümün istihdam olanakları fazlasıyla yüksek. Savunma sanayisinde, AR-GE firmalarında, otomasyon ve PLC alanlarında iş bulabilirsiniz. Elektronik, yazılım ve üretim tarafında da çalışma imkânı sunuyor. Çok yönlü bir bölüm.” dedi.

Savunma sanayisinde görev almanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Baykan, “Milletime destek olduğumun farkındayım.” diye konuştu.

Nesrin Aydın da mezun olur olmaz bir savunma şirketinde işe başladığını belirterek, “Bu bölüm hem sevdiğim bir alandı hem de iş imkanı sunuyordu. Mezun olur olmaz işe alındım. İstihdam oranı yüksek ve geleceği olan bir bölüm.” ifadelerini kullandı.

Savunma sanayisinde çalışmanın kendisi için gurur verici olduğunu söyleyen Aydın, “Ülkemizin önde gelen savunma sanayii kuruluşlarında görev yapmak, ülkemizin gelişimine katkı sunmak açısından benim için çok değerli.” dedi.

“Otomasyonun olduğu her yerde istihdam var”

Kontrol ve Otomasyon Teknolojisi öğrencisi Muhammet Emin Yıldız, otomasyonun yapay zekâ ve dijital dönüşümle birlikte daha da stratejik hale geldiğini belirtti. Yıldız, “Otomasyonun yazılım boyutu çok ileri seviyelere ulaştı. Bugün insansız üretim yapan fabrikalar, robotik sistemler ve akıllı üretim hatları bunun örnekleri. TOGG’un üretim süreçleri de otomasyon teknolojilerinin geldiği noktayı gösteriyor.” dedi.

Birçok sektörde otomasyon teknolojilerinin kullanıldığını vurgulayan Yıldız, “Sağlık, tarım, hayvancılık, yazılım, yapay zekâ ve otomotiv alanlarında kontrol ve otomasyon teknolojilerinin istihdam oranı yüksek.” ifadelerini kullandı.

“Gençler kesinlikle gelecekten umutlu olmalı” diyen Yıldız, “Geleceği biz inşa edeceğiz. Benim hedefim, katma değer üreten teknolojileri dünya ölçeğinde geliştirmek. Teknolojimi kendi ülkemde geliştirmeyi tercih ederim.” değerlendirmesinde bulundu.

“Savunma sanayisinin kalbi burada atıyor”

Program öğrencilerinden Atacan Salman, otomasyonun yalnızca yazılımdan ibaret olmadığını belirterek, “Otomasyon, elektriğin, elektroniğin ve teknolojinin olduğu her yerde karşımıza çıkıyor. İnsanların hayatını kolaylaştıran ve teknolojiyi daha güvenli kullandıran bir alan. Ülkeme ve milletime fayda sağlayacak çalışmalar yapmak istiyorum.” diye konuştu.

Elektronik ve Otomasyon Bölümü öğrencisi Yusuf Yaşar da program kapsamında endüstriyel tasarım, robotik ve otonom sistemler alanlarında eğitim aldıklarını belirtti. İş yeri eğitimlerinin istihdama önemli katkı sağladığını vurgulayan Yaşar, “Gelecek kaygısı yaşamıyoruz. Çünkü mezun olmadan önce gideceğimiz sektörü tanıyor ve kariyer yolumuzu şekillendiriyoruz” ifadelerini kullandı.

“İstihdam odaklı programları güçlendiriyoruz"

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, küresel ölçekte yaşanan dönüşümün; dijitalleşme, yapay zekâ, otomasyon, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik eksenli politikalarla iş gücü piyasasında yeni beceri setlerini zorunlu kıldığını belirterek, meslek yüksekokullarının bu dönüşümün tam merkezinde yer aldığını ifade etti.

Bu dönüşümün odağında "iş yeri temelli uygulamalı mesleki eğitim" anlayışının bulunduğunun altını çizen Özvar, yükseköğretimde istihdam odaklı programları güçlendirmeye devam ettiklerini söyledi.

Üniversitelerde verilen eğitimin sektörlerin değişen ihtiyaçları doğrultusunda güncellendiğini ve öğrencilerin teorik bilgiyi uygulamayla birleştiren modellerle iş hayatına hazırlandığını belirten Özvar, dijital dönüşüm, yapay zekâ, robotik sistemler ve akıllı üretim süreçlerinin etkisiyle stratejik önemi giderek artan otomasyon alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmenin büyük önem taşıdığına dikkati çekti.

Özvar, Gazi Üniversitesi TUSAŞ Kazan Meslek Yüksekokulu Kontrol ve Otomasyon Teknolojisi Programı'nın uygulamalı eğitim modeli, iş yeri eğitimi ve sektörle kurduğu güçlü iş birlikleri sayesinde öğrencilerini mezun olmadan iş hayatına hazırlayan, savunma sanayisi başta olmak üzere birçok sektöre nitelikli teknik insan kaynağı kazandıran örnek programlar arasında yer aldığını kaydetti.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: