İsviçre'de tarafsızlık referandumu
İsviçre'de seçmenler, ülkenin tarafsızlık ilkesini anayasada katı kurallara bağlayarak NATO ile askeri işbirliğini ve tek taraflı yaptırımları engellemeyi öngören tasarı için sandık başında.
Referandum, İsviçre'nin tek taraflı ekonomik yaptırımlar uygulamasını engellemeyi ve ülkeye doğrudan bir saldırı olmadığı müddetçe herhangi bir savunma ittifakıyla ortak hareket etmesini yasaklamayı hedefliyor.
Tasarının kabul edilmesi halinde İsviçre, Birleşmiş Milletler tarafından onaylanmayan hiçbir yaptırım kararına katılamayacak.
Bu da Bern yönetiminin Ukrayna savaşı gerekçesiyle Rusya'ya karşı uygulamaya koyduğu Avrupa Birliği yaptırımlarından çekilmesini zorunlu kılacak.
Bu adım, en başta egemenlik yanlısı "Pro Switzerland" kuruluşu ile ülkenin en büyük siyasi hareketi olan sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) tarafından atıldı.
Referandum kampanyasını yürüten SVP, ülke geneline astığı beyaz barış güvercinli afişlerde seçmenlere "Savaşa hayır, tarafsızlığa evet" çağrısı yapıyor.
Partinin Genel Başkan Yardımcısı Celine Amaudruz, barış ve diplomasiye katkı sunabilmek adına ülkenin inandırıcılığını "daimi silahlı tarafsızlık" yoluyla koruması gerektiğini ifade etti.
İsviçre hükümeti ve meclisteki diğer siyasi partiler ise tasarıya karşı çıkıyor.
Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, teklifin ulusal güvenliğe zarar vereceğini ve ordunun NATO ile tatbikat yapmasını imkansız kılacağını kaydetti.
Cassis, katıldığı bir televizyon tartışmasında, "Tarafsızlık hiçbir zaman kayıtsız kalmak anlamına gelmez. Barış içinde yaşamamızı sağlayan uluslararası kurallar çiğnendiğinde görmezden gelemeyiz" diyerek, ilkenin esneklikle uygulanması gerektiğini savundu.
İsviçre'nin, kökleri 1516 yılına uzanan tarafsızlığı, Napolyon savaşlarının sona erdiği 1815'ten bu yana uluslararası alanda tanınıyor.
Ancak bu ilkenin pratikte nasıl yürütüleceği anayasa metninde bariz biçimde tarif edilmiyor.
Tarafsızlığın katı çerçeveye oturtulmasını isteyenler, bu durumun ülkeyi iki dünya savaşının dışında tuttuğunu ve çatışan taraflar arasında arabuluculuk yapma gücünü artırdığını öne sürüyor.
Kamuoyu yoklamaları, seçmenlerin büyük çoğunluğunun tasarıyı reddedeceğini gösteriyor.
Son araştırmalarda "hayır" oylarının oranı yüzde 68 seviyesinde seyrederken, tasarıya destek yüzde 31 düzeyinde kalıyor.
Referandumda seçmenlerin önüne gıda güvenliğiyle ilgili ikinci bir tasarı da geliyor.
Bağımsız bir yurttaş hareketi, İsviçre'nin 2024'te yüzde 42 olan gıdada kendi kendine yeterlilik oranının yüzde 70'e çıkarılmasını talep ediyor.
Hükümet ve siyasi partiler bu hedefin gerçekçi olmadığını savunurken, anketler bu teklifin de sandıktan geçmeyeceğini gösteriyor.