İran'daki gösteriler: 5 olası senaryo

Tahran'daki protestolar 13'üncü gününe girerken, son yılların en büyük hükümet karşıtı gösterilerinde internetin kapatılması iletişimi kısıtlıyor. Euronews bundan sonra neler olabileceğine dair farklı senaryoları özetliyor.

09 Oca 2026 - 23:15 YAYINLANMA
İran'daki gösteriler: 5 olası senaryo

Tahran'daki sokak protestoları 13'üncü gününe girerken, perşembe gecesinden bu yana internetin büyük ölçüde ve zaman zaman neredeyse tamamen kesilmesi İran içi iletişimi minimuma indirdi.

Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarında dolaşan sınırlı görüntü ve videolar, protestoların ülke çapında birçok şehre yayıldığını gösteriyor. Ancak, ciddi bağlantı kısıtlamaları nedeniyle, tüm haberlerin bağımsız olarak doğrulanması mümkün değil.

Dün gece İran'dan aktarılan görüntüler Alman izleyicilere Berlin Duvarı'nın yıkılışına giden günleri hatırlatabilirken, pek çok İranlı için 1979'da Şah Rıza Pehlevi rejiminin son günlerini anımsatıyor.

ABD Başkanı Donald Trump olayları "şimdiye kadar gördüğüm en büyük protestolar" diye tanımladı ve bu sözleri uluslararası medyada geniş yer buldu.

Gelişmelerin hızı, iletişim kesintisi ve ülke içindeki güç dengesinin net bir resminin olmaması nedeniyle analistler yakın gelecek için ancak birkaç ana senaryo ortaya koyabiliyor.

Videodan alınan bu karede protestocular Tahran'da bir kavşağı kapatıyor, 8 Ocak, 2026 AP Photo

Senaryo 1: Güvenlik baskısının tırmanması

Öne çıkan senaryolardan biri baskının arttırılması. Cuma günü İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi protestolara "çok kararlı bir yanıt" verileceğini duyuran bir karar yayınladı.

Güvenlik konusunda ülkenin en yüksek karar alma organı olan konsey, son gösterilerin "meşru halk taleplerinden saptığını" ve "İsrail ile ABD'nin yönlendirmesi ve planlamasıyla" istikrarsızlığa doğru sürüklendiğini iddia etti.

Protestocuların artık memnuniyetsiz vatandaşlar olarak değil, bir "düşman projesinin" ajanları olarak görülmesinin, daha büyük bir güç kullanımının önünü açabileceğine yönelik endişeler mevcut.

İran'ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney Tahran'da düzenlenen bir toplantıda konuşmacıyı dinliyor, 20 Ekim, 2025 AP Photo

Bu arada, daha sert baskılar, kitlesel tutuklamalar ve hatta ölümcül güç kullanımı olasılığı arttı. Bu tür önlemler kısa vadede sokakları sakinleştirse de birçok analist bunların sadece rejimin meşruiyet krizini derinleştireceğini ve birikmiş şikayetleri yoğunlaştıracağını savunuyor.

Cuma günü yayınlanan görüntüler, daha önce Sistan ve Belucistan'da gözlemlenene benzer bir senaryonun tekrarlanabileceğini gösteriyor.

Bu görüntülere göre güvenlik güçleri Zahedan'da Makki Camii çevresindeki protestoculara ateş açtı. Bu durum, hükümet politikalarını eleştiren Sünni imamın itidal çağrısı yaptığı ve şiddetten kaçınılmasını istediği son uyarılarına rağmen gerçekleşti.

Birçok gözlemciye göre bu uyarıların göz ardı edilmesi, arabuluculuk kanallarının kapandığına ve tamamen güvenlik temelli çözümlere doğru kararlı bir ilerleyişe işaret ediyor.

Related Trump'tan İran'a protestolar üzerinden tehdit: 'Hazır ve tetikteyiz'Hamaney: Barışçıl protestolarla şiddet eylemleri birbirinden ayrılmalı

Senaryo 2: Devlet güçleri içinde ayrılıklar

Güvenlik ve askeri güçlerin saflarındaki olası bir erozyon en kritik senaryolardan biri.

İran'da Ayetullah Ali Hamaney'in doğum yeri olan Meşhed gibi şehirlerdeki geniş çaplı protesto gösterileri ve Trump'ın güvenlik güçlerinin kaçtığına dair açıklamaları dikkatleri üzerine çekti.

Ekonomik zorluklar, benzer rejimlerin akıbeti hakkında artan farkındalık, yolsuzluk, bazı kesimlerin elit yaşam tarzları ve yetkililerin çocuklarının Batı ülkelerindeki varlığı konusunda devam eden ifşaatlar, silahlı kuvvetlerin bazı bölümlerinde sadakati zayıflatabilecek faktörler.

Aynı zamanda bazı analistler perşembe gecesi yaşanan gelişmelerin bir dönüm noktası olduğuna inanıyor. Onlara göre, Devrim Muhafızları tam anlamıyla müdahale etmekten başka seçeneği olmadığı sonucuna varabilir.

İran Devrim Muhafızları'nın bir üyesi Tahran şehir merkezinde duruyor, 24 Haziran, 2025 AP Photo

Böyle bir hamle kısa vadede korku ve gözdağı yaratabili ama uzun süreli bir çatışma sadık güçler arasında firar riskini önemli ölçüde artırabilir.

Yine de analistler güç dengesinde henüz köklü bir değişim yaşanmadığını savunuyor.

Ortaya çıkan senaryoların herhangi birinde, İslam Cumhuriyeti'nin kontrolü kolayca bırakmasının olası olmadığı öne sürülüyor.

Fiziksel baskının yanı sıra "internet savaşı" da hükümetin tepkisinin merkezi bir unsuru haline geldi.

Bazı uzmanlar, yetkililerin internetin tamamen kapatılmasının yanı sıra, uydu iletişiminin ya da Starlink altyapısının bozulması gibi taktikler kullanabileceğini düşünüyor.

Tahran'daki İmam Humeyni Ulu Camii'nde düzenlenen bir tören sırasında insanlar İran bayraklarını sallıyor, 1 Ocak, 2026 AP Photo

Senaryo 3: Trump, Pehlevi ve iktidara dönüş olasılığı

Trump'ın Veliaht Prens Rıza Pehlevi ile ilgili sözleri krizi daha da belirsizleştirdi.

Trump onu "iyi bir adam" diye tanımlamış olsa da, daha önceki göstergelerin aksine, önümüzdeki salı günü Mar-a-Lago'da ikili arasında doğrudan bir görüşme planlanmadığı bildirildi.

İptalle ilgili spekülasyonlar hukuki mülahazalardan, İslam Cumhuriyeti'ne "dış müdahale" iddiaları altında baskı için gerekçe sağlamaktan kaçınma çabalarına kadar uzanıyor.

Ancak bazı gözlemciler Trump'ın sicili göz önüne alındığında bu açıklamalara ikna olmadı.

İran'ın devrik Şahı Muhammed Rıza Pehlevi'nin oğlu Rıza Pehlevi, Paris'te düzenlenen bir basın toplantısında konuşuyor, 23 Haziran, 2025 AP Photo

Bu arada İran'ın son şahının oğlu tarafından yapılan çağrıya halkın verdiği tepki ilk beklentileri aştı.

Bazı gösteriler doğrudan İslam Cumhuriyeti'ndeki iktidarı hedef alırken, birçok yerde monarşinin ya da Pehlevi adının ülkeye geri getirilmesini isteyenler vardı. Bu da protesto söyleminde önceki dönemlere kıyasla bir değişim anlamına geliyor.

Buna karşılık İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney cuma günü yaptığı açıklamada "geri adım atılmayacağını" yineledi ve gösterilerin Trump'ın çıkarlarına hizmet ettiğini ve ABD başkanını memnun etmeyi amaçladığını iddia etti. Ayrıca protestocuları ülke için "zararlı kişiler" olarak tanımladı.

Senaryo 4: İç reform ve 'Bonapartist' senaryo

Birkaç gün öncesine kadar bu senaryo akla en yatkın sonuçlar arasında sayılıyordu.

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'daki yıllık politika toplantısı sırasında Cumhuriyetçi milletvekilleriyle konuşurken, 6 Ocak, 2026 AP Photo

Rejim değişikliğinin ABD için yüksek maliyeti, dış müdahalenin ardından yaşanan Venezuela deneyimi ve İslam Cumhuriyeti'nin varlığını sürdürmesinin bazı bölgesel ve küresel çıkarlara hizmet ettiği gerçeği göz önüne alındığında, sistemin içinden bir figürün reformlarla görevlendirilebileceği fikri ortaya çıktı. Bu, güç yapısını temelden değiştirmeden ekonomiyi istikrara kavuşturma fikrine dayanıyordu.

Kilit belirsizlik böyle bir figürün kim olacağıydı. Bazıları eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'yi işaret ederken, diğerleri daha az bilinen bir askeri figürün ortaya çıkabileceğini önerdi: düzeni sağlamak için devreye giren "Napolyonvari" bir kurtarıcı.

Ancak bazı uzmanlar Ruhani'nin geri dönüşünü gerçekçi bulmuyor ve onun yeniden iktidara gelme girişiminin büyük olasılıkla Ayetullah'a bağlı sertlik yanlıları tarafından engelleneceğini savunuyor.

Ancak Pehlevi'nin son çağrısına özellikle perşembe gününden bu yana kamuoyundan gelen yoğun tepki, bu senaryoyu tamamen ortadan kaldırmamış olsa da önemli ölçüde zayıflattı.

Berlin'de düzenlenen bir gösteride Veliaht Prens Rıza Pehlevi'nin resmini gösteren protestocular, 9 Ocak, 2026 AP Photo

Senaryo 5: Ne Suriye ne de Venezuela

İlgi çeken bir başka senaryo da Suriye modelinin unsurlarını yansıtacak şekilde, İslam Cumhuriyeti'nin üst düzey isimlerinin ülkeyi terk etmesi ya da ülkeden kaçması.

Şüpheli Rus uçuşları, İran'dan altın transferi iddiaları ve Hamaney ile ailesinin Moskova'ya taşınabileceğine dair spekülasyonlar hakkında haberler dolaşıyor.

Meclis Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ve ailesinin Fransa'ya vize talepleri ya da Abbas Irakçi'nin Lübnan gezisi sırasında ailesinin de orada bulunduğuna dair doğrulanmamış haberler de ortaya çıktı.

Buna karşılık Venezuela'nın Nicolás Maduro yönetimindeki deneyimi, ilk beklentilerin aksine iktidar yapısının çökmediğini ve şimdiye kadar sağlam kaldığını gösteriyor.

Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro Manhattan federal mahkemesinde, 5 Ocak, 2026 AP Photo

Bu durum bazı gözlemcilerin Trump'ın öncelikli hedefinin Hamaney'in şahsen görevden alınması ve ardından sistem içinde geçişi yönetecek bir isme yetki devri olabileceğini öne sürmesine yol açtı.

Ancak protestoların hız kazanması ve yayılması göz önüne alındığında, bu senaryonun hala aynı ağırlığı taşıyıp taşımadığı belirsiz.

Şu anda tartışılan daha önemli bir olasılık ise ne Suriye ne de Venezuela'ya benzeyen ama Batı'ya daha yakın bir liderliğin ortaya çıkmasıyla sonuçlanan bir model.

Yine de Dini Lider'in görevden alınması, ölümü ya da devrilmesinin ardından ne olacağı belirsizliğini koruyor.

İran parçalanma, güvensizlik ya da etnik ve azınlık taleplerinin yoğunlaşmasıyla karşı karşıya kalır mı? Ya da bir "kurtarıcı" figürü ülkenin derin yapısal krizlerinin üstesinden gelebilir mi?

Tahran'ın asırlık ana çarşısındaki protestolar sırasında dükkanlar kapalı, 6 Ocak, 2026 AP Photo

Bu bağlamda, Dara Khosrowshahi veya Elon Musk gibi isimlerin yabancı yatırım vaatlerinin ve açıklamalarının nasıl ve ne ölçüde hayata geçirilebileceğine dair sorular da ortaya çıkıyor.

Bu arada, Çin gibi küresel güçlerin -ve bir ölçüde Rusya'nın- pasif kalması olası değil. Böyle bir değişimde kesinlikle rol oynayacaklar.

Sonuç olarak, Tahran'dan gelen sinyaller sahadaki gerçeklikle uyumluysa hükümetin daha fazla şiddete başvurma olasılığı artabilir.

Ancak internet erişiminin büyük ölçüde kesilmesi, İran içindeki seslerin yalnızca sınırlı bir bölümünün duyulmasına neden oluyor ve protestocuların kararlarını değerlendirmeyi zorlaştırıyor.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: