Fransa'nın en zenginleri: Neden ayrıldı, nereye gitti?

Fransa 2025'te net 800 milyoner kaybetti. Bu göç, zengin nüfusunun küçük bir bölümünü oluştursa da, çeşitli etkenler onları ayrılmaya itiyor.

24 Tem 2026 - 09:02 YAYINLANMA
Fransa'nın en zenginleri: Neden ayrıldı, nereye gitti?

Fransa zenginlerini toplu halde mi uzaklaştırıyor? Henley & Partners'ın yayımladığı son Servet Göçü Raporu'na göre ülke 2025'te net 800 milyoner kaybetti.

İlk bakışta, zenginlerin ülkeden kaçtığı izlenimi oluşuyor. Ancak bağlam açısından, UBS Küresel Servet Raporu'na göre Fransa'da net serveti 1 milyon euroyu aşan 2,4 milyon kişi bulunuyor.

Fransa, yaşam kalitesi ve joie de vivre diye anılan yaşam sevinci gibi bariz nedenlerle zenginler için hâlâ cazip bir ülke olmaya devam ediyor. Yine de, şimdilik sınırlı da olsa, genel eğilim ülkenin en varlıklı yurttaşlarından bir kısmının taşınması ve daha da önemlisi sermayelerini beraberlerinde götürmesi yönünde.

Geçen yıl, ülkeden ayrılan her milyoner yanına ortalama 5 milyon euro kişisel varlık aldı; Fransız Kamu Yönetimi ve Siyaset Araştırma Enstitüsü'ne (iFRAP) göre bu, toplamda yaklaşık 4 milyar euronun ülkeyi terk etmesi anlamına geliyor.

Ayrılan milyonerlerin sayısı Fransa'nın zengin nüfusunun yalnızca çok küçük bir kısmını oluştursa da, ekonomistler, yüksek servet sahibi bireylerin göçünün orantısız bir ekonomik etki yaratabileceğine dikkat çekiyor; zira bu kişiler çoğu zaman şirketlere sahip, yatırımları finanse eden ve önemli vergi gelirleri üreten isimler.

Fransa'nın zenginleri neden ülkeyi terk ediyor?

Fransa'nın en zengin sakinlerinden bazılarının neden gittiğine dair tek bir açıklama yok.

Etkenlerden biri, ülkedeki siyasi istikrarsızlığın sürmesi. Fransa son beş yılda altı başbakan gördü; tekrarlanan bütçe krizleri ve ardı ardına gelen hükümetlerin artan borç yükünü nasıl ele alacağına dair belirsizlikler yaşanıyor.

Marine Le Pen'in Nisan 2027'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanma olasılığı da belirsizliğe yeni bir katman ekledi.

Le Pen'in partisi Ulusal Birlik, şirketleri ve yatırımcıları rahatlatmaya çalışsa da ekonomistler, partinin harcama taahhütlerinin Fransa'nın zaten zorlanan kamu maliyesi ve Avrupa Birliği'nin mali kurallarıyla nasıl bağdaştırılacağını sorguluyor.

Aşırı sağ lider Marine Le Pen ve aşırı sağ Ulusal Birlik partisinin başkanı Jordan Bardella, 8 Temmuz 2026'da Fransa'nın batısındaki La Fleche kentinde bir pazarı ziyaret etmek üzere geliyor AP Photo/Michel Euler

Bir diğer önemli etken, zenginleri vergilendirmeye yönelik ulusal ve uluslararası kampanyaların giderek güçlenmesi.

Aşırı zenginleri vergilendirme mücadelesinde son perde

Fransa'daki son tartışmanın odağında, Fransız ekonomist Gabriel Zucman'ın 100 milyon euroyu aşan servetlere yılda yüzde 2 vergi uygulanması önerisi yer aldı.

Teklif, ISF'yi zayıflatan sermaye kaçışını önlemek amacıyla tasarlanan bir "çıkış vergisi" de içeriyordu. Buna göre, Fransa'dan ayrılmayı seçen varlıklı kişiler, yurt dışına taşındıktan sonra beş yıl boyunca bu vergiyi ödemeye devam edecekti.

Destekçilerine göre, Zucman vergisi diye anılan bu düzenleme yılda yaklaşık 20 milyar euro gelir sağlayabilir ve yalnızca yaklaşık 1.800 haneyi etkilerdi. Savunucular ayrıca, son on yıllarda servet yoğunlaşmasının hızlandığını, en zengin hanelerin kamu hizmetlerinin finansmanına daha büyük payla katkıda bulunması gerektiğini vurguladı.

Teklif geçen yıl Ulusal Meclis'ten geçti ancak Senato tarafından engellendi. Ardından 2026 bütçesinin görüşmeleri sırasında Ulusal Meclis'te de reddedildi.

Yerine, geniş kapsamlı bir servet vergisi yerine, en az 5 milyon euro değerindeki pasif aile holdinglerinde tutulan yatlar, özel jetler, spor arabalar ve mücevherler gibi lüks varlıklara yüzde 20 vergi getiren 2026 Maliye Yasası kabul edildi.

Related Avrupa’da emeğin vergi yükü: Almanya ve Fransa neden İngiltere’den çok daha yüksek?Fransa’nın Zucman vergisi: Ultra zenginleri vergilendirmek bütçeyi gerçekten dengeleyebilir mi?

Servetin vergilendirilmesinin kaçınılmaz olarak bir göç dalgasına yol açtığı görüşünü herkes paylaşmıyor. Fransız ekonomist Thomas Piketty, sermaye kaçışı riskinin çoğu zaman abartıldığını ve daha güçlü uluslararası işbirliğinin servet vergilerini çok daha etkili hale getirebileceğini savunuyor.

Piketty, artan servet eşitsizliğinin, en zengin haneler için onlarca yıldır yapılan vergi indirimleriyle beslendiğini, iyi tasarlanmış servet vergilerinin yatırımlara ciddi zarar vermeden eşitsizliği azaltabileceğini ileri sürüyor.

Buna karşı çıkanlar ise Fransa'nın bu fikirlerin çoğunu zaten sınadığını hatırlatıyor. Eleştirmenlere göre, göç eden girişimci ve yatırımcıların sayısı nispeten az olsa bile, şirketlere sahip olmaları, yeni girişimleri fonlamaları ve istihdam yaratmaları nedeniyle ekonomik büyüme üzerinde orantısız bir etki yaratabiliyorlar.

Fransa'nın serveti vergilendirme konusundaki uzun geçmişi

1982'de Cumhurbaşkanı François Mitterrand, yüksek servet sahibi bireylerin net varlıklarını hedef alan Servet Üzerinden Dayanışma Vergisi'ni (ISF) yürürlüğe koydu. Avrupa Komisyonu'nun verilerine göre ISF, uygulandığı süre boyunca toplam 63,5 milyar euro gelir sağladı ve son yılı olan 2017'de yaklaşık 4,1 milyar euro topladı.

Ancak Fransız ekonomist Eric Pichet'ye göre bu vergi, yaklaşık 200 milyar euro tutarında sermaye kaçışına yol açtı ve yıllık GSYH büyümesini yaklaşık yüzde 0,2 oranında düşürdü.

2017'de Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ISF'yi kaldırarak yerine Gayrimenkul Servet Vergisi'ni (IFI) getirdi. IFI, iş faaliyetlerine tahsis edilmemiş net gayrimenkul varlıkları 1,3 milyon euroyu aşan bireylerden her yıl alınan bir vergi.

Fransız hükümetine göre IFI, şu anda yılda yaklaşık 1,1 milyar euro gelir sağlıyor.

Ayrıca, ülkeyi ekonomik krizden çıkarmak için en zenginleri daha fazla katkı vermeye zorlamayı amaçlayan, François Hollande'ın "Süper Vergi" diye anılan düzenlemesi vardı. Bu vergi, yıllık kazancı 1 milyon euroyu aşan gelirler için yüzde 75'lik marjinal gelir vergisi getiriyordu.

Ancak Fransa'nın en yüksek mahkemesi olan Anayasa Konseyi, 2012'nin sonlarında düzenlemenin ilk halini iptal ederek bireylerin bu denli yüksek bir oranda vergilendirilmesinin adil olmadığına hükmetti.

Eski Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, eski Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın eşi Bernadette Chirac anısına düzenlenen anma ayinine katılmak üzere 12 Haziran 2026'da Paris'e geliyor AP Photo/Emma da Silva

Hollande yönetimi vergiyi 2014 bütçesinde değiştirerek yükü bireylerden şirketlere kaydırdı; buna göre işverenler, 1 milyon euroyu aşan maaş dilimi için yüzde 50 vergi ödemekle yükümlü oldu.

Sonunda, beklenenden daha az gelir getirdiği için 2015'te yürürlükten kalktı; 2013'te sadece 160 milyon, 2014'te ise 260 milyon euro topladı.

O dönemde Fransa'nın en zengin kişisi, LVMH'nin CEO'su Bernard Arnault Belçika vatandaşlığı aldı; aktör Gérard Depardieu de Rus vatandaşlığına geçmeden önce sınırı aşarak Belçika'ya taşındı.

Fransız vergi mükelleflerinin çoğu yüzde 75'lik oranı onaylamadı; yine de anketler, her 10 seçmenden 6'sının zenginlerin gelir vergilerinin artırılmasından yana olduğunu gösterdi.

Zenginler nereye gidiyor?

Birçok ülke, varlıklı göçmenleri çekmek için kendini aktif biçimde konumlandırıyor. Birleşik Arap Emirlikleri, kişisel gelir vergisinin olmayışı sayesinde dünyanın en büyük kazananlarından biri olmayı sürdürüyor.

Avrupa'da ise İtalya, Giorgia Meloni hükümetinin uygun yabancı yerleşikler için yüzde 15 düz oranlı vergi rejimi getirmesinin ardından kıtanın en büyük kazananlarından biri haline geldi.

Bu düzenleme kapsamında, şartları karşılayan kişiler yurt dışı gelirleri için ne kadar kazandıklarından bağımsız olarak sabit bir yıllık vergi ödüyor; bu da ülkeyi uluslararası varlıkları olan girişimci ve yatırımcılar için son derece cazip kılıyor.

Related Avrupa'da en yüksek ve en düşük emlak vergileri hangi ülkelerde?Milyonerler hangi Avrupa ülkelerini seçiyor, hangilerini terk ediyor?

İsviçre, belirli yabancı yerleşikler için sunduğu avantajlı vergi düzenlemeleriyle uzun süredir zenginleri çekiyor; kişisel gelir vergisinin olmadığı Monako ise Avrupa'nın ultra zenginleri için gözde bir adres olmayı sürdürüyor.

Portekiz de Non-Habitual Resident vergi rejimiyle binlerce varlıklı göçmeni cezbetti; ancak son reformlar bu düzenlemeyi eskisine kıyasla daha az cömert hale getirdi.

Sonuçta, Fransa'nın net 800 milyoner kaybı, zengin nüfusunun yalnızca çok küçük bir kısmına karşılık geliyor. Yine de bu, Avrupa genelindeki hükümetlerin karşı karşıya olduğu daha geniş bir sorunu yansıtıyor: Yatırımların ve sermayenin başka yerlere kaymasını teşvik etmeden vergi gelirlerini nasıl artırıp eşitsizlikle mücadele edilecek?

İnsanlar ve sermaye giderek daha hareketli hale geldikçe, bu dengeyi tutturmak her geçen gün zorlaşıyor.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: