Fon krizi bankacılık sektörünü etkilemez
TBB Başkanı Çakar, fon sorununun sınırlı bir alanda yaşandığını belirterek, “Bu durum bankacılık sektörünü etkilemez. Oradan çıkan para bankacılık sektörüne girdi” dedi
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Alpaslan Çakar'ın ev sahipliğinde, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol'un da katılımıyla "Dönüşümün Finansmanı: COP31 Yolunda Türkiye" başlıklı bir basın buluşması gerçekleştirildi. Buradaki toplantıda fon piyasasında yaşanan gelişmeler hakkında konuşan Çakar, "Fon konusu sınırlı bir alan, rakamsal büyüklüğü çok değil" dedi. Yaşanan gelişmelerin bankacılık sektörüne negatif yansımasını beklemediklerini vurgulayan Çakar, "Pazar aynı pazar. Oradan çıkan para bankacılık sektörüne girdi. Yani dolayısıyla sistemin içinde kaldı para. O nedenle bankacılık sektörünü negatif etkilemesi söz konusu değil" yanıtını verdi. Alpaslan Çakar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından KOBİ kredilerindeki yüzde 4.5'lik büyüme sınırının yüzde 5'e çıkarılmasının fon soruşturmalarıyla ilgisinin olup olmadığına ilişkin soruya, fon konusunun daha sınırlı bir alanda yaşandığını ve burada daha çok bireylerin bulunduğunu söyledi. Çakar, "Piyasada zaten son zamanlarda buna bir ihtiyaç vardı. Çünkü en büyük sorun KOBİ'lerin likiditeye ulaşmasıydı. Büyüklerin çok fazla bir sorunu yok. Fon soruşturmasından önce de likiditeyi rahatlatan bazı kararlar vardı. Bu adım o kararların devamı mahiyetinde" dedi.
FON KAYNAKLI TALEP YOK
Vakıfbank Genel Müdürü Osman Arslan da, fon kaynaklı likidite talebinde bulunan müşterilerinin olmadığını söyledi. Arslan, "Bir bankacı olarak şunu söyleyebilirim. Bu geçici bir durumdur ve bankacılık sektörü üzerinde de herhangi bir risk oluşturmamıştır. Zira bankalarımızın müşteriyle yıllara sari kurmuş olduğu kredi ilişkileri olgunlaşmıştır, sağlam temellere dayanmıştır. Bu fon meselesinden dolayı kredili müşterimizin herhangi bir finansmanına olumsuz etki oluşturacağını asla beklemiyoruz. En azından biz Vakıfbank olarak bu geçen süre içerisinde fon merkezli bir nedenden dolayı bankamıza gelip likidite talebinde bulunan müşterimiz olmadı. Zannediyorum bu bankacılık sektörü içerisinde de geçerlidir" ifadelerini kullandı. Türkiye ekonomisinin temellerinin sağlam olduğunu vurgulayan Arslan, "Güçlü bir ekonomi yönetimimiz var ve her şeyden önemlisi, Cumhurbaşkanımızın liderliği ekseninde konu hassasiyetle yönetilmektedir. Hukuk ve piyasa dinamikleri çerçevesinde yönetilecektir, herhangi bir mağduriyet olacağını düşünmüyorum. Burada Fon Koordinasyon Kurulu tüm teknik ve hukuki adımları yönetmektedir" dedi.
ENERJİYE VERİLEN KREDİ 1 TRİLYON TL'Yİ AŞTI
BANKACILIK sektörünün enerji sektörüne kullandırdığı kredilerin 1 trilyon TL'yi aştığını aktaran Alpaslan Çakar, proje finansmanında yenilenebilir enerjinin payının yüzde 53'e ulaştığını belirterek sektörün yeşil dönüşümün finansmanında daha fazla sorumluluk almaya hazır olduğunu söyledi. Çakar, "Küresel iklim finansmanı yaklaşık 2 trilyon dolar seviyesinde. Türk bankacılık sektörü olarak sermayeyi nitelikli ve sürdürülebilir yatırımlarla buluşturmada önemli bir rol üstleniyoruz. COP31'in yeni finansman modelleri ve işbirlikleri için önemli bir fırsat olduğuna inanıyoruz" dedi. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol da COP31d'de dünyada yüzde 23 olan elektriğin küresel enerji sistemlerindeki payının 2035 yılına kadar yüzde 35'e çıkarılmasının konuşulacağını aktardı. Birol, "Böyle bir karar alınması, piyasalara çok güçlü bir sinyal verecek: Gelecek elektrikte" diye konuştu.
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!