Engin Bişar’dan Türkiye’nin En Büyük Sorununa Çözüm Reçetesi

Türkiye’nin en büyük sorunu istihdam ve nitelikli işgücünde yaşanan sıkıntılardır. Ülkemizin istihdam ve nitelikli eleman ihtiyacı sorunu nasıl çözülür? Bir tarafta istihdam sorununu çözmek için çalışan devlet, diğer tarafta aradığı elemanı bulamayan işveren. İkisi arasında ilginç bir ironi var. Patronlar aradığı elemanı bulamamaktan şikayet ederken, diğer tarafta da İş arayan işsizler ordusu....

21 Kas 2015 - 09:22 YAYINLANMA
Engin Bişar’dan Türkiye’nin En Büyük Sorununa Çözüm Reçetesi

Türkiye’nin en büyük sorunu istihdam ve nitelikli işgücünde yaşanan sıkıntılardır. Ülkemizin istihdam ve nitelikli eleman ihtiyacı sorunu nasıl çözülür? Bir tarafta istihdam sorununu çözmek için çalışan devlet, diğer tarafta aradığı elemanı bulamayan işveren. İkisi arasında ilginç bir ironi var. Patronlar aradığı elemanı bulamamaktan şikayet ederken, diğer taraftada İş arayan işsizler ordusu....

 

Konu ile ilgili olarak ilimizde üç ay önce göreve başlayan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı İzmir İl Müdürü Engin BİŞAR’ı ziyaret ettik. Kendisine hayırlı olsun ziyaretinde bulunurken bu çelişkiye dikkat çekerek hem istihdam hemde ara eleman sorunu ile ilgili görüşlerini aldık. İşte İl Müdürü  Engin BİŞAR’ın istihdam ve nitelikli eleman sorununa yönelik sorularımıza verdiği cevaplar ve çözüm reçetesi…

 

Sanayi sektörünün bugün en fazla ihtiyacı olan şey nitelikli iş gücü. İşveren eleman bulmakta zorlanıyor. Bir tarafta işsizlik sorunu varken diğer tarafta ara eleman iş gücü açığının olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ülkemizde özellikle sanayi sektöründe ciddi oranda ara eleman sorunu var,daha doğru tabirle nitelikli ara eleman sorunu. Bakanlığımız bu konunun üzerinde özellikle duruyor ve çok ciddi çalışmalar yapıyor. Örneğin Milli Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokol ile Organize Sanayi Bölgeleri içerisinde meslek liseleri açılıyor ve teşvik ediliyor.Diğer Bakanlıklar, Odalar ve Borsalar, Üniversiteler bu konu ile yakından ilgileniyor, projeler uygulanıyor, destek ve teşvik mekanizmaları çalıştırılıyor. Ancak bu çalışmalar da ne yazık ki soruna tam olarak çare olamıyor. 

 

 

Ara elaman sorununa yönelik sizin tespitleriniz nelerdir?

Ortaokul sonrası öğrencilerimizi sınava tabi tutuyor, bilişsel zekâsı yüksek öğrencileri Fen ve Anadolu Liselerine, geri kalan öğrencileri Mesleki ve Teknik AnadoluLiselerine yönlendiriyoruz.

Ülkemizde Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri,öğrencilerine 4 yıllık bir eğitim sonunda meslek kazandırarak çalışma hayatına nitelikli ara eleman yetiştiren en önemli yapı.Genel yapı ve genel kanaat böyle. Buna benim hiçbir itirazım olamaz. Bunun akabinde bu öğrenciler 2 yıllık Meslek Yüksekokullarında öğrenim görüyorlar. Nitelikli ara eleman eksikliğinin oluşu, bu yapıda bir sorunun olduğunu ortaya çıkarıyor. 

 

 

Meslek Liselerinde eğitilen öğrenciler ihtiyaç duyulan sektörler için nitelikli ara iş gücü donanımına sahip olabiliyorlar mı?

Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerindeki öğrencilere, 4 yıl boyunca uygulamalı eğitim veriliyor. Bu öğrencilerin nitelikli ara eleman olarak yetişmesi noktasında devlet önemli harcamalar yapıyor. Ben imkânlar dâhilinde yeterli eğitimi aldıklarını düşünüyorum. Okudukları bölüm her ne olursa olsun elektrik, elektronik, döküm, ağaç işleri, makine, bilgisayar, tarım, gıda vb. Öğrenciler okullarından mezun olduklarında yeterli mesleki bilgi ve beceriyi kazanmış hale geliyorlar.

 

Durum bu şekilde ise işverenler neden aradığı nitelikli ara elemanı bulamıyorlar?

Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinden mezun olan ve hemen hemen işletmelerde çalışabilecek nitelikli ara eleman pozisyonuna gelen bu öğrencileri sınavsız olarak iki yıllık Yüksekokullarda okuma hakkı veriyoruz. Bu durum teoride doğru olup pratikte doğru yapılmamaktadır. Sorun da buradan çıkmaktadır. 

 

Size göre Meslek Lisesinden Yüksekokullara geçiş hakkı verilmesi yanlış mı?

Yanlış değil. Ama Yüksekokul eğitim sisteminin değiştirilmesi gerekir. Yüksekokullarda mevcut sistemde; Mesleki ve Teknik Eğitim Liselerinden gelen öğrencilerYüksekokulların bünyesinde atölye ve yeteri miktarda laboratuvar imkânı olmadığı için 2 yıllık eğitim sürecinde edindiği bilgilerin çoğunu unutur. Temelde bilişsel zekâsı yüksek olmayan bu öğrenciler, 4 yıllık lise eğitiminde çoğunlukla meslek dersleri gördükleri için Yüksekokulların teoriye dayalı eğitiminde ciddi sıkıntılar çekerler. 2 yıl boyunca teorik eğitim alırlar. Bu iki yıl içerisinde öğrencilerin algısı “nitelikli ara eleman” boyutundan çıkar, “üniversite mezunu” boyutuna geçer. Dolayısıyla öğrenciler mezun olunca iş beğenmez, masa başı iş bulma derdine düşer, ara eleman pozisyonunda çalışmak istemez.

 

 

Bu öğrenciler staj yapmıyorlar mı?

Elbette staj yapıyorlar. Staj süresien az 30 gün en çok 60 gün olup genelde yaz tatilinde yapılmaktadır. Stajların nasıl yapıldığı, stajda öğrencilerin neler yaptığı hakkında hepimiz az çok bilgi sahibi olmuşuzdur. Süre kısa olduğu için ve öğrenciler kalıcı olmadığı için işletmeler öğrencilere mesleki bilgilerini kullanabilme imkânını pek tanımazlar. Daha ziyade ofis işlerinde ve riski olmayan işlerde çalıştırırlar. 

 

Bu sorunu nasıl çözeriz? Pratik uygulama nasıl olmalı?

Meslek Lisesinden gelen öğrencileri sınavsız olarakYüksekokula alınmaya devam edilmelidir. Yüksekokullardaki mevcut eğitim sistem değiştirilmeli, uygulamalı eğitime geçilmelidir. Öğrenci, Yüksekokuldaki eğitim hayatının bir kısmını okuyarak, bir kısmını da fiili çalışarak tamamlamalıdır.  Öneri ve Örnek: Diyelim ki Meslek Lisesi makine bölümünden gelen öğrenciler Yüksekokulun makine bölümüne kayıt yaptırdı. Bölümde de iki sınıf var. Birinci dönem A sınıfı 3 gün uygulamalı 2 gün teorik, B sınıfı 2 gün uygulamalı 3 gün teorik olarak eğitim görecek.  İkinci dönem bunun tersi uygulanacak. Bu durum sonucunda öğrenci toplam iki yıllık eğitim hayatının yarısını işletmede geçirecek, nitelikli ara eleman olarak bilgi ve becerisini artıracak, çalışması karşılığında ücret alacak, Seçilen İşletmeler 5 gün boyunca öğrenci çalıştırma imkânına kavuşacak, okul bittiği zaman işgücüne ihtiyaç duyduğu veya çalışmasını beğendiği öğrenciyi işletmesinde istihdam edecek, nitelikli ara eleman sorunu yaşamayacak,İşletmelerde çalışan öğrencilerin sigorta ve maaşlarını devlet finanse edecek. (Bunun için İŞKUR bünyesinde hâlihazırda İşbaşı Eğitim Programı var ve uygulanıyor. İŞKUR program kapsamında çalışanın günlük ücretini ve sigortasını ödüyor. Çalışanın işverene hiçbir mali yükü olmuyor. Bu program öğrencilere çok rahatlıkla uygulanabileceği gibi, bunun dışında daha kapsayıcı programlar da açılabilir.)

 

Bu noktada Devlet ile İşverenler arasında daha çok işbiliğine ihtiyaç yok mu?

Evet bu konuda işverenle devet arasıbda daha yoğun bir işbirliğine ihiyaç var.  Devlet işverene diyecek ki; Sen işletmende şu kadar öğrenci çalıştır. Bunların maaşlarını ve sigortalarını ben karşılayacağım. İşletme sahibi bunu istemez mi? Elbette İster. Böyle bir uygulama sonucunda öğrenci bilgi ve becerisini geliştirir, mezun olduğunda da işi hazır olur. Bu şekilde de işletmelerin nitelikliara eleman sorunu tamamen çözümlenir. Zaman içerisinde  Yüksekokullar ve Meslek Liseleri eğitim binaları yan yana getirilmelidir. Yüksekokula gidip işletmelerde çalışan öğrenciler, Meslek Lisesi atölye ve öğretmenleri vasıtası ile eksikliklerini tamamlayabilirler.

Sonuç olarak nitelikli ara eleman sorunu, Meslek Yüksekokulları Eğitim sisteminin sanayi ile iç içe olmasıyla çözülebilir.

 

 

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: