Enflasyonda düşüş faiz indirimine alan açıyor
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, enflasyondaki düşüş seyrinin Merkez Bankası'na faiz indirimi konusunda alan açtığını belirtti. Avdagiç, "Türkiye artık yalnızca Doğu ile Batı arasında bir geçiş hattı değil, aynı zamanda bu akışların hızını, maliyetini ve yönünü etkileyen bir ekonomik merkezdir" dedi.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Temmuz ayı Meclis Toplantısı'nda iş dünyasının gündemine ilişkin görüşlerini paylaştı. Son 3 yıldır uygulanan enflasyonla mücadele programının önemli kırılganlıkları ortadan kaldırırken anlamlı bir dengeleme etkisi de ürettiğini belirten Başkan Avdagiç, para politikasındaki sıkı duruşun iç talep kaynaklı enflasyonist baskıların hızını yavaşlattığını, fiyatlama davranışlarında kademeli bir normalleşme eğilimi oluşturduğunu söyledi. Avdagiç, finansal istikrar tarafında risk primindeki gerileme ve portföy akımlarındaki dengelenmenin programın dış kırılganlıkları azaltıcı etkisini güçlendirdiğini dile getirerek, elde edilen kazanımların kalıcı hale gelmesinin para politikasının yanı sıra mali disiplin ve yapısal reformlarla desteklenmesine bağlı olduğunu ifade etti.
DÜNYADA RİSKLER YUKARI YÖNLÜ
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) sıkı duruşunu korumaya devam ettiğini belirten Avdagiç, "Dünyada enflasyon risklerinin yeniden yukarı yönlü hareket etmesi, küresel finansal koşulların uzun süre sıkı kalma ihtimali ve kur üzerindeki baskı, para politikasında erken gevşeme alanını sınırlıyor. Enflasyondaki düşüş seyri ise TCMB'ye faiz indirimi konusunda alan açıyor. Türkiye artık yalnızca Doğu ile Batı arasında bir geçiş hattı değil, aynı zamanda bu akışların hızını, maliyetini ve yönünü etkileyen bir ekonomik merkezdir. Bu vizyon, coğrafyayı pasif bir avantaj olmaktan çıkarıp ekonomik ve siyasi kararları şekillendiren aktif bir güce dönüştürecektir" dedi.
AB İLE ADIMLAR HIZLANMALI
Avdagiç, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilere de değindi. Avdagiç, Türkiye ile AB arasında atılması gereken adımlara ilişkin başlangıç olarak Gümrük Birliği'nin güncellenmesinde, ekonomik ve ticari entegrasyonun derinleştirilmesinde ve vize serbestliği sürecinde kalan kriterlerin tamamlanmasında ivedi adımlar atılmasını, mevcut adımların da hızlandırılmasını beklediklerini kaydetti. Türkiye'nin AB'ye katılım sürecine yeni bir perspektif kazandırılması gerektiğinin altını çizen Avdagiç, "Türkiye'nin AB'ye tam üye olarak katılım müzakerelerinin 'uzatım' müzakerelerine dönüşmemesi gerekiyor. Üyelik müzakereleri yeniden canlandırılmalı ve Türkiye'nin katılım sürecine somut ve yeni bir perspektif kazandırılmalı. Bu perspektif AB yapısında öğütülen ülke anlayışından, AB kimliğine kendi varlığıyla değer katan ülke anlayışına geçilmesi olmalıdır" diye konuştu.
3 temel dönüşüm öne çıkıyor
Türkiye'nin önündeki stratejik vizyonun inşasında 3 temel dönüşüm alanının öne çıktığını da paylaşan Avdagiç, bunları jeostratejik konumun jeoekonomik güce dönüşmesi, üretim ekonomisinin teknoloji ekonomisine evirilmesi ve transit ülke kimliğinin karar verici merkez ülke konumuna taşınması olarak sıraladı. Avdagiç, sanayi politikasının bu dönüşümün en kritik ayağını oluşturduğunu vurgulayarak, "AB ile daha güçlü ekonomik entegrasyon için Türkiye'nin orta-yüksek ve yüksek teknoloji üretimine odaklanan daha seçici ve stratejik bir sanayi yapısına evirilmesi gerekiyor. Bunu başarmamız halinde sanayi yalnızca büyümenin motoru değil, aynı zamanda jeopolitik etkinliğin üretildiği bir alan haline gelecektir" ifadelerini kullandı.İmzalar atıldı: Türkiye'den KKTC'ye doğal gaz hattı kuruluyor
Turkcell'den yapay zekâ hamlesi: Altyapıyı kuran geleceğe hükmedecek
Gümüşhane'de çıkarılıyor, Türkiye'de çok az bulunuyor: Çin, Hindistan ve İtalya'dan sipariş yağıyor
6 milyar dolarlık dev satış: Vodafone'da en büyük hissedar Fransız şirketi olacak