Dört ülke yeni Hicaz Demiryolu için sahaya indi: Tarih rayına oturacak

Abdülhamid Han’ın Anadolu ile kutsal toprakları birbirine bağlamak amacıyla hayata geçirdiği Hicaz Demiryolu’nu yeniden aktif hale getirmek için çalışmalar başladı. Türkiye-Suriye-Ürdün ve Suudi Arabistan’dan ekipler proje için sahaya indi.

12 Tem 2026 - 06:00 YAYINLANMA
Dört ülke yeni Hicaz Demiryolu için sahaya indi: Tarih rayına oturacak

İran-ABD savaşında yaşanan Hürmüz ve Babul Mendep kriziyle 100 yıl sonra yeniden gündeme gelen Hicaz Demiryolu projesini canlandırmak için çalışmalara hız verildi. Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun, Suriye, Ürdün ve Arabistan’da imzaladığı mutabakatların ardından, 4 ülkenin teknik heyetleri proje için saha çalışmalarına başladı. Edilen bilgiye, Suriye sınırına kadar uzanan demiryolu hattı aktif olarak kullanıldığı için Türkiye projeye büyük oranda hazır.


TÜRKİYE VE SUUDİ ARABİSTAN HAZIR

Ancak Suriye ayağında atılması gereken adımlar var. İslâhiye ile Halep arasındaki 110 kilometrelik hat iç savaş nedeniyle tahrip olmuş durumda. Halep-Şam arasındaki hattın ise tadilatla kısa sürede aktif hale gelebileceği belirtiliyor. Asıl yatırım yapılması gereken bölüm ise Suriye ile Ürdün arasında. Bu bölgede 400 kilometrelik yeni bir hat inşa edilmesi gerekiyor. Hattın Suudi Arabistan ayağı da büyük ölçüde sorunsuz.

3 SENEDE TAMAMLANACAK

Birbirleri ile görüşmelerine devam eden ülke heyetlerinin bu yıl sonuna kadar hem proje hem de finansman ayağını şekillendirmesi bekleniyor. Nihai imzaların ardından projenin 3 sene içerisinde bitirilmesi planlanıyor. Projede birinci öncelik yük taşımacılığı, ikinci adım ise turizm ve hac seyahatleri olacak. Proje tamamlanırsa Suudi Arabistan (Riyad) kalkan bir tren, Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye’ye gelecek. Oradan da Avrupa’ya ulaşacak.


KUVEYT, KATAR BAE VE UMMAN DA BAĞLANACAK

Proje ile ilgili vizyon bunlarla sınırlı değil. İlerleyen dönemde, Kuveyt, Katar, BAE, Umman gibi ülkelerin sisteme dahil edilmesi, denizlerle bağlantı kurulması (Umman Denizi, Akdeniz ve Karadeniz limanları), aynı güzergahta otoyol yapılması, enerji nakil ve iletişim hattının kurulması da masada. Güney Asya ve Uzak Doğu’dan gelen mal ve ürünlerin Umman’a oradan da Hicaz Demiryolu aracılığıyla Avrupa’ya taşınması da projeksiyonun parçası. Özellikle projeye büyük önem veren Suudi Arabistan’ın, ayrı bir hatla önce Irak’a, oradan da Kalkınma Yolu’na bağlanacak ikinci bir koridor planladığını da gelen bilgiler arasında.


ANADOLU ARAP DÜNYASINA BAĞLANACAK

Sultan 2. Abdülhamid'in en büyük ulaşım projelerinden biri olan ancak 1.Dünya Savaşı’nın ardından kullanılamaz hale gelen Hicaz Demiryolu’nun yeniden canlandırılması Türkiye, Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye’de büyük bir heyecan yarattı. Suriyeli Araştırmacı-Yazar Vael Ulvan, Suriye'de yaşanan son gelişmelerle birlikte Hicaz Demiryolu Projesi’nin yeniden stratejik önem kazandığını söyledi. Avrupa ülkelerinin mallarını güvenli bir ulaşım koridoru üzerinden Avrupa pazarına ulaştırabileceğine dikkat çeken Ulvan şunları kaydetti: “Türkiye ise gelişmiş sanayi altyapısıyla Arap pazarına daha güçlü şekilde erişebilecek. Stratejik konumunun yanı sıra nitelikli ve üretken iş gücüne sahip olan Suriye, Türk yatırımcılar için de önemli bir potansiyel. Anadolu'yu Arap dünyasına bağlayacak bu demiryolu hattı, kültürel, sosyal ve ekonomik ilişkilere büyük katkı saylayacak.”


İslam dünyasına model olacak

Proje Ürdün'de de heyecanla takip ediliyor. Ürdünlü Milletvekili Bayan Fakhyr ise projenin yalnızca bir ulaşım yatırımı değil, İslam dünyasının siyasi, ekonomik ve jeopolitik geleceğini şekillendirebilecek stratejik bir vizyon olduğunu söyledi. “Proje, Arap ve İslam dünyasına uluslararası alanda çok daha güçlü bir konum kazandırıp, ülkeler arasında ekonomik, kültürel, bilimsel ve güvenlik alanlarında kapsamlı bir bütünleşme sağlayacak” ifadelerini kullanan Fakhyr, şunları kaydetti: “Ticaretin gelişmesi, kültürel etkileşimin artması ve insanların daha kolay hareket edebilmesi, hem devletler arasındaki ilişkileri güçlendirecek hem toplumların refahını artıracak. Aynı zamanda ortak bir güvenlik ve savunma anlayışının oluşmasına da katkı sunacak. Anadolu ile Hicaz arasında kurulacak bu hat, daha sonra bütün İslam coğrafyasına yayılabilecek örnek bir model haline gelecek. Maden bakımından zengin bölgelerde yaşayanlar altın, petrol, değerli madenler ve diğer yeraltı kaynaklarını çıkarıp güvenli şekilde ülkenin farklı bölgelerine ulaştırabilecek. Tarım bölgelerinde üretilen ürünler de kolayca büyük şehirlere taşınarak üreticilerin gelirini arttırabilecek. Demiryolu aynı zamanda eğitim alanında da büyük bir dönüşüm sağlayacak. Uzak bölgelerde yaşayan öğrenciler Şam, Bağdat ve İstanbul gibi önemli ilim merkezlerine daha kolay ulaşabilecek, eğitimlerini tamamladıktan sonra kendi şehirlerine dönerek bulundukları bölgelerin gelişmesine katkı sunabilecek. Bu sayede merkeze uzak yerleşimler bilgiye, eğitime ve kalkınma imkanlarına daha kolay erişecek. Bu proje her açıdan kalkınmayı artıracak.”


Hürmüz geriliminin ardından Körfez için stratejik oldu

Hicaz Demiryolu Projesi’nin, bölgenin geleceğini şekillendirecek stratejik bir girişim olduğunu söyleyen Suudi Arabistanlı Uluslararası İlişkiler Profesörü Abdülfettah Muhammed Saad, bu hattın, ekonomik, jeopolitik ve kültürel boyutlarıyla bölgeyi dönüştürecek stratejik bir koridor haline geleceğini dile getirdi. “Aynı zamanda Suudi Arabistan, Türkiye, Ürdün ve Suriye arasındaki diplomatik ilişkileri güçlendiren önemli bir yumuşak güç unsuru olacak” diyen Saad şunları kaydetti: “Proje, Suriye'nin yıllar süren bölgesel izolasyondan çıkmasına katkı sağlarken, Suudi Arabistan'ın da Levant bölgesindeki ekonomik ve siyasi etkisini artıracaktır. Demiryolu hattı deniz taşımacılığına kıyasla yük taşımacılığı maliyetlerini yüzde 25 ila 40 oranında azaltacak. Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanan yeni bir kara ticaret koridoru oluşacak. Proje, Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu kapsamında ülkeyi bölgesel bir lojistik merkezine dönüştürme hedefini destekleyecek. Tebük ve Medine başta olmak üzere kuzey bölgelerde inşaat, işletme, bakım ve lojistik alanlarında yeni istihdam imkanları oluşturulacak. Hat, hac ve umre ulaşımını kolaylaştırarak dini ve kültürel turizmi canlandıracak. Kara ulaşımı özellikle Hürmüz Boğazı'nda yaşanan son gelişmelerin ardından Körfez ülkeleri açısından stratejik önem kazanacak.”


Umman’dan Avrupa’ya

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veysel Kurt, Hicaz Demiryolu'nun yeniden canlandırılmasının Türkiye'nin merkez ülke konumunu güçlendireceğini belirterek, "Projenin Türkiye, Suriye, Filistin, Ürdün, Irak, Suudi Arabistan ve Umman'ı kapsaması halinde siyasi ve ekonomik iş birliği daha da güçlenecek" dedi. Küresel taşımacılık ve enerji koridorlarında yoğun rekabet yaşandığını vurgulayan Kurt, "Hat hem uygulanabilirliği hem de stratejik potansiyeliyle benzer projelere göre avantajlı konumda" ifadelerini kullandı.


İsrail denklem dışı kaldı

Hicaz Demiryolu projesinin yeniden gündeme gelmesi, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru projesini denklem dışı bıraktı. İsrail gazetesi The Jerusalem Post, Suudi Arabistan’ın Hindistan'dan başlayıp Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Ürdün ve İsrail üzerinden Doğu Akdeniz'e açılması planlanan IMEC projesi için yeni rota arayışında olduğu bildirildi. İsmi paylaşılmayan kaynaklara dayandırılan haberde, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları ve İsrail-Suudi Arabistan ilişkilerinin normalleşmesine yönelik ivmenin kaybolmasından dolayı Riyad'ın İsrail'i bu projeden dışlayarak Suriye'yi devreye sokmayı hedeflediği aktarıldı. Habere göre kaynaklar, projenin duyurulmasının ardından bölgedeki koşulların önemli ölçüde değişmesi üzerine Suudi yetkililerin, İsrail'i koridor dışında bırakacak alternatif güzergahları aktif olarak değerlendirdiğini belirtti.


Riyad işgalciyi projeden çıkardı

Sultan Abdülhamid Han’ın denge siyasetinden NATO’ya

Demir ağların jeopolitiği: Modern Hicaz Demir Yolu Projesi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: