Değerli metallerde sert kayıplar! Faiz ve büyüme endişeleri etkili oldu

Küresel büyümeye yönelik beklentiler ve FED faiz kararlarına ilişkin endişeler nedeniyle değerli metaller sert kayıplar yaşadı. Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, "Faiz indirimleri yeniden başlamadan veya faiz indirimlerinin yeniden başlayacağına yönelik beklentiler oluşmadan gümüş fiyatlarında yukarı yönlü yeni bir güçlü yükseliş trendi görmek oldukça zor" dedi.

03 Tem 2026 - 11:51 YAYINLANMA
03 Tem 2026 - 11:51 GÜNCELLEME
Değerli metallerde sert kayıplar! Faiz ve büyüme endişeleri etkili oldu

Altın, gümüş, platin ve paladyumun içinde bulunduğu değerli metaller, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin gücünü koruması ve küresel büyümeye yönelik endişelerle yılın ilk yarısında sert düşüşler yaşadı.

ŞAHİN MESAJLAR KAYIPLARI DERİNLEŞTİRDİ

ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlamasıyla bu yılın ilk yarısında emtia piyasasında sert dalgalanmalar görüldü. Bu dalgalanmalardan başta değerli metaller olmak üzere tüm emtialar etkilendi.

Bu yılın ilk ayında rekor kıran altın, gümüş ve platin fiyatlarında savaşın başlamasıyla ibre tersine dönerken, paladyum da bu düşüş eğiliminden nasibini aldı.

Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin enflasyonist baskıları güçlendireceğine yönelik endişeler ve bu endişelerin Fed'e yönelik "şahin" beklentileri artırması değerli metal fiyatlarındaki sert düşüşün en önemli nedeni olarak öne çıktı.

Orta Doğu'daki gerilimin, ticaret politikasına dair belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde artması, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonist baskıları daha da artırabileceği endişesini güçlendirdi.

Enflasyonist endişelerle tahvil faizlerinde görülen yükseliş de emtia fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. Yatırımcıların risklerden kaçınma ve likiditeye dönme isteği de doların güçlenmesine neden oldu. Öte yandan, jeopolitik risklerden dolayı küresel ekonomik aktivitenin zarar görebileceğine yönelik endişeler endüstriyel alanda kullanılan gümüş, platin ve paladyumda sert düşüşlere neden oldu.

WARSH'DAN FİYAT İSTİKRARI VURGUSU

Diğer taraftan geçen ay Fed, politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tutmasına karşın faiz artırım sinyali vermesi, enflasyon ve faiz oranlarına ilişkin tahminlerde yukarı yönlü revizyonlara gitmesi ve Fed Başkanı Kevin Warsh'un fiyat istikrarı vurgusuyla bankanın bu yıl faiz artırımına gideceğine kesin gözüyle bakılması da değerli metal fiyatlarında sert düşüşlere neden olan önde gelen etkiler arasında yer aldı.

Bu gelişmelerle para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed'in yıl sonuna kadar 2 faiz artırımı yapabileceği beklentileri güçlendi. Yılın başlarında Fed'in bağımsızlığına ilişkin endişeler de değerli metal fiyatları için destekleyici olmuştu.

Ancak Fed Başkanı Kevin Warsh'un ilk faiz kararı toplantısındaki "fiyat istikrarı" vurgusu bankanın bağımsızlığına dair endişelerin azalmasını sağladı ve bu durum altın başta olmak üzere değerli metal fiyatları üzerinde satış baskısı oluşturdu.

Gümüş sanayi metalleriyle olan bağı nedeniyle küresel büyüme endişelerine daha duyarlı hareket ederek altına göre daha sert kayıp yaşadı.

Öte yandan Dünya Platin Yatırım Konseyi (WPIC) raporuna göre, platinde bu yılın ilk çeyreğinde arz fazlası bekleniyor. Bu fazlalığın temel nedeni, maden üretimindeki artış ve yatırım talebindeki düşüş oldu.

Çin'in otomotiv sektöründeki yapısal değişim, elektrikli araçların hızla pazar payı kazanması ve geleneksel içten yanmalı motorlardaki katalitik konvertörlerde kullanılan paladyuma yönelik uzun vadeli talep beklentilerini düşürmesiyle birlikte paladyum fiyatları da geriledi.

ALTIN REKORLARDAN GERİ DÖNDÜ

Bu yıla 4 bin 313 dolardan başlayan altının onsu ocak ayında 5 bin 600 doları test ederek rekor kırdı. Ocak ayını yüzde 12,4 değer kazancıyla 4 bin 849 dolardan tamamlayan ons altının bu yükselişi şubatta da devam etti.

Altının onsu şubat ayını yüzde 8,5 değer kazanarak 5 bin 263 dolardan tamamladı. Orta Doğu'da yaşanan söz konusu gelişmelerle değer kaybetmeye başlayan altının onsu martta 4 bin 99 dolara kadar gerilese de bu ayı yüzde 11,32 düşüşle 4 bin 667 dolardan bitirdi. Mart ayında yaşanan bu düşüş 2008 krizinden bu yana en sert aylık gerileme olarak kayıtlara geçti.

Nisanda yüzde 1 değer kaybeden altının onsu, mayıs ayında da yüzde 1,77 geriledi ve mayıs ayını 4 bin 540 dolardan tamamladı. Altının onsu haziran ayını yüzde 11,7 düşüşle 4007 dolardan tamamladı. Böylece altının onsu yılın ilk yarısında yüzde 7,1 değer kaybetmiş oldu.

Söz konusu sebepler gümüş fiyatlarında da etkili oldu. Finansal bir varlık olmasının yanı sıra güneş paneli yapımı başta olmak üzere endüstriyel alanda önemli bir role sahip olması gümüş fiyatlarındaki oynaklığın artmasına neden oldu.

Yıla 71 dolardan başlayan gümüşün onsu ocak ayında 121,7 dolara kadar çıkarak rekor kırdı. Ocak ayını yüzde 17,2 artışla 83,3 dolardan tamamlayan gümüşün onsu, yükselişini şubat ayında da sürdürdü.

Şubat ayını yüzde 12,6 artışla 93,8 dolardan tamamlayan ons gümüş, Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle mart ayında sert geriledi. Mart ayında 61 dolara kadar gerileyen gümüşün onsu bu ayı yüzde 19,9 azalışla 75,1 dolardan, nisan ayında yüzde 1,8 düşüşle 73,7 dolardan tamamladı.

Gümüşün onsu, mayıs ayı sonunda tekrar toparlanarak yüzde 2,1 artışla 75,3 dolara çıkmasına karşın haziran ayında 22,1 azalışla 58,7 dolara geriledi. Gümüş, yılın ilk yarısını da yüzde 17,4 kayıpla tamamladı

Yıla 2 bin 54 dolardan başlayan platinin onsu ise küresel arza yönelik devam eden sıkıntılarla ocak ayında 2 bin 923,3 dolarla rekor kırdı.

Ocak ayını yüzde 6,2 yükselişle 2 bin 182,2 dolarla tamamlayan platinin onsu şubat ayını da yüzde 8,5 artışla 2 bin 366,5 dolardan tamamladı. Mart ayında sert düşen platin bu dönemi artan jeopolitik riskler ve güçlenen dolarla yüzde 17,2 düşüşle 1960,1 dolarla bitirdi.

Platinin onsu, nisan ayında yüzde 1,6 artışla 1991,4 dolara çıkarken, mayıs ayında tekrar düşüşe geçerek 1.922,6 dolara geriledi.

Platin haziran ayını yüzde 19,2 azalışla 1553 dolardan tamamlarken, yılın ilk yarısında yüzde 24,4 değer kaybetti.

Yıla 1603 dolardan başlayan paladyumun onsu ise ocak ayında yüzde 7 artışla 1713,3 dolara, şubat ayında yüzde 4,4 yükselişle 1788,7 dolara çıktı.

Mart ayında yüzde 17 gerilemeyle 1484,8 dolara düşen paladyumun onsu nisan ayında hafif bir toparlanmayla yüzde 3,3 artışla 1533,9 dolara çıktı. Mayıs ayında ise yüzde 11,4 kayıpla 1359,6 dolara inen paladyumun onsu, haziran ayında 10,8 azalışla 1212 dolara indi.

Paladyum, yılın ilk yarısında da yatırımcısına yüzde 24,2 kaybettirdi.

Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yılbaşında geçen yıla göre gümüşte performansın daha düşük olmasını beklediklerini anımsattı.

Özellikle geçen sene faiz indirimleri hikayesinin ön plana çıktığını belirten Ergezen, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu durumun ekonomik büyümede toparlanmaya yol açacağı beklentisi vardı. Bu nedenle de gümüş talebinde ciddi bir toparlanma olması bekleniyordu. Bunun fiyatlara da yansıdığını gördük ama savaşla birlikte özellikle enflasyonun yüksek gelmesi ve bunun faizleri bir süre daha yüksek kalmaya, sabit kalmaya veya hatta belki faiz artırımına gideceği beklentisi küresel büyümeye yönelik beklentileri de aşağıya düşürdü. Hatta raporlarda da zaten aşağı yönlü revizyonlar olduğunu gördük."

Faizlerin bir süre daha yüksek kalacağını kaydeden Ergezen, "Faiz indirimleri yeniden başlamadan veya faiz indirimlerinin yeniden başlayacağına yönelik beklentiler oluşmadan gümüş fiyatlarında yukarı yönlü yeni bir güçlü yükseliş trendi görmek oldukça zor." dedi.

Ergezen, gümüşte yükselişler olması durumunda bu yükselişlerin kar satışlarıyla karşılaşabileceğini vurgulayarak, özellikle faiz artırımlarının da olacağı endişelerinin gümüş tarafındaki baskının ons altına göre daha fazla olmasına yol açtığını belirtti.

"GÜMÜŞTE TEPKİ ALIMLARI OLABİLİR"

Gümüş fiyatlarında belki tepki alımları görebileceklerine işaret eden Ergezen, bu kadar faiz artırımlarının fiyatlandığı bir noktada artık yavaş yavaş kötü haberlerden ziyade iyi haberlerin fiyatlanmaya başlamasının daha muhtemel olduğunu söyledi.

Ergezen, henüz fiziki talebin artacağını söylemenin zor olduğunu dile getirerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Fiziki talebin artmayacağını söylersek burada o zaman şöyle bir hikaye geliyor, yükselişler görebiliriz ama bu yükselişler ciddi bir yükseliş trendi olmayacaktır. Ne zaman ki yeniden faiz indirimlerinin fiyatlanacağı veya beklentilerin arttığı bir piyasa görürüz o zaman yavaş yavaş yukarı yönlü hareketler görülebilir. Ben kısa vadede 120 dolar seviyesinin kolay kolay görüleceğini düşünmüyorum. Burada yükselişin 80 dolar bandında son bulması oldukça muhtemeldir."

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: