Bilgili: İzmir'in Hava Koridoru Neden Yok Edildi?

Saadet Partisi 26. Dönem İzmir 1. Bölge milletvekili adayı Kamil Bilgili, İzmir’in etrafı sahil bantları dikey yapılaşma ile adeta körfez ve etrafı surlarla kale gibi örüldü. Sahil bantlarında yapılan dikey yapılaşma bu kent için bir katliamdır. İzmir’in hava koridoru kesilerek şehrin nefes alması kesildi. Güzelbahçeden Kordon’a, Karşıyaka’ya kadar giden hat yüksek binalar ile Körfezin etrafı surlarla kale gibi örülmüş. İzmir’in hava koridorları yok edildi. Bu kente yapılan en büyük bir kötülükt

31 Eki 2015 - 08:41 YAYINLANMA
Bilgili: İzmir'in Hava Koridoru Neden Yok Edildi?

Saadet Partisi 26. Dönem İzmir 1. Bölge milletvekili adayı Kamil Bilgili, İzmir’in etrafı sahil bantları dikey yapılaşma ile adeta körfez ve etrafı surlarla kale gibi örüldü. Sahil bantlarında yapılan dikey yapılaşma bu kent için bir katliamdır. İzmir’in hava koridoru kesilerek şehrin nefes alması kesildi. Güzelbahçeden Kordon’a, Karşıyaka’ya kadar giden hat yüksek binalar ile Körfezin etrafı surlarla kale gibi örülmüş. İzmir’in hava koridorları yok edildi. Bu kente yapılan en büyük bir kötülüktür” görüşünü dile getirdi.

 

YAŞANILABİLİR ŞEHİRLER

Saadet Partisi 26. Dönem İzmir 1. Bölge milletvekili adayı Kamil Bilgili, Türkiye’nin refah toplumu olma konusunda makro düzeyde ürettikleri projeler kadar, yaşanabilir kentler içinde projeler geliştirdiklerini kaydetti.  Kentleşme olgusunun günümüzde bir gelişmişlik ölçüsü olarak değerlendirildiğini vurgulayan Bilgili, Yaşanabilir şehirler oluşturma konusunda merkezi hükümet ve yerel yönetimlere önemli görevler düştüğünü ancak bu konuda ülkemizde ki fay hatları ve risklerin bilinmesine rağmen hala yeterli adımlar atılmadığını kaydetti.

 

İZMİR KÖRFEZİ SURLARLA ÇEVRİLDİ

İzmir’in fay hatlarının hareketli olduğu bir bölgede bulunduğunun altını çizen Kamil Bilgili, bu kentin sadece risk boyutu değil, şehirleşme olgusunda da büyük sorunlar bulunduğunu açıkladı.   

 İzmir’in kıyı kesimlerinin, körfezin ve etrafını dikey yapılaşma ile surlarla kale gibi örüldüğünü vurgulayan Bilgili şöyle devam etti:

 

“Sahil bantlarında yapılan dikey yapılaşma bu kent için bir katliamdır.  Güzelbahçeden Kordon’a, Karşıyaka’ya kadar körfez, yüksek binalar ile etrafı surlarla kale gibi örülmüştür. Bu durum denizden Körfezden gelen rüzgarların ve hava sirkilasyon akışının İzmir’in arka ve iç kısımlarına ulaşması engellenmiştir. Bunun hangi mantıkla yapıldığını anlamak zor.  Bu kent için Bir katliamdır. Bu katliama zamanında nasıl göz yumulmuş bunu anlamak mümkün değil. Sahil bantlarında izin verilen bu dikey yapılaşma kente yapılmış en büyük kötülüklerden birisidir. Şehrin nefes alması kesilmiştir.

 

KENTSEL DÖNÜŞÜM İHTİYAÇ

DEĞİL, ZORUNLULUKTUR

Kıyı kesiminde ki bu yapılar aynı zamanda iyice yıpranmış ve depreme dayanıksızdır. Yaptığım araştırmalarda İzmir’de 384 bin depreme dayanıksız riskli konut var. Olası büyük bir depremde İzmir için can ve mal kaybı anlamında büyük bir yıkım olur. Dolayısıyla kentsel dönüşüm bu kent için bir ihtiyaç değil, zorunluluktur.”

 

YEREL YÖNETİMLER ENGELLİYOR

Yerel Yönetimlerin gerek kentsel dönüşüm konusunda, gerekse inşaat sektörünün önünün açılması konusunda kolaylaştırıcı rol yerine engelleyici bir kurum gibi hareket ettiğini vurgulayan Saadet Partisi 26. Dönem İzmir 1. Bölge milletvekili adayı Kamil Bilgili, Yerel yönetimler ne yazık ki sektör noktasında bırakın öncülük liderlik etmeyi; engelleyici bir faktör rolündedir. Bugün yapacağınız küçük bir tadilatta bile karşınıza çıkartılan engellere, zorluklara şaşırırısınız. İşi yaptırmak değil, yaptırmamak, engellemek üzere hareket ediyorlar.  Herşey yasal olsa dahi konutlarda almak istediğiniz oturma raporları 6 ayı bulabiliyor. İmar ve ruhsat konusunda inanılmaz sorunlar yaşanıyor. Bunlar kentsel dönüşümü zorlaştıran unsurların sadece bir kısmıdır” diye konuştu.

 

YEREL YÖNETİMLER VE MERKEZİ

HÜKÜMET SEKTÖRÜN ÖNÜNÜ AÇMALI

İzmir’de parsellerin birleştirilerek 6-7 bin metrekarelik alanlar oluşturulduğunu kaydeden Bilgili, Bu alanlarda 1-2 kat yerine her türlü sosyal donatıya sahip dikey yapılar kuruluyor. Ancak bu süreçte inanılmaz zorluk ve engeller ile karşılaşılıyor. Bu noktada hem yerel yönetimlerden hemde hükümet yetkililerinden beklentiler var. Sadece sektörün önünü açsınlar. Arazi ve imar adalarını oluşturmada sektöre destek verilsin. Başka bir beklenti yok” dedi.

 

YETKİ KARMAŞASI VAR

Yerel yönetimler dışında bakanlığında imar-ruhsat konusunda devreye girmesinin ve izin mercii olmasını olumlu bulduklarını belirten Kamil Bilgili, Bakanlığın yetki kullanımını sektörün önünün açılması anlamında olumlu buluyorum.  Ancak burada da bir yetki karmaşası var. Yetkilerin nasıl ve ne şekilde kullanacağı konusunda yerel yönetimler ve merkezi hükümet arasında ki yetki karmaşası giderilmelidir” şeklinde konuştu.

 

YEŞİL OTOPARK PROJESİ

Saadet Partisi olarak ülkemiz ve milletimizin ulusal refahı ile birlikte yaşanılabilir şehirler konusunda da projeler ürettiklerini vurgulayan Kamil Bilgili,  İzmir’de her ne kadar bir yerel yönetim sorunu da olsa da otopark sıkıntısı gibi kentin önemli sorunları içinde çözümler üretiyoruz.  Türkiye’de ilk kez yeşil otopark projesi ile semt pazarları, dinlenme parkları ve ana arterlerde yer altına otoparklar yaparak kentin önemli sorununu çözebiliriz. Yaşanabilir şehirler için bunlar önemlidir” diye konuştu.  

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: