Bakan Uraloğlu açıkladı: Türkiye'nin otoyol ağı büyüyor! Uzunluk 30 bin 278 kilometreye çıktı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Yol-İş Sendikası’nın 13. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Bakan Uraloğlu, “Yılın başında 30 bin kilometre bölünmüş yol eşiğini aşarak bölünmüş yol ağımızı 30 bin 278 kilometreye çıkardık” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Yol-İş Sendikası'nın 13. Olağan Genel Kurulu'na katıldı. Burada konuşan Bakan Uraloğlu, küreselleşme ve dünya çapında artan rekabetin, sendikaları hem kendi durumlarını gözden geçirmeye hem de gelecek için stratejiler belirlemeye ittiğini kaydetti.
YOL-İŞ'İN KÖKLÜ GELENEĞİ VE SORUMLULUK BİLİNCİ, ÇALIŞMA HAYATIMIZIN GELİŞİMİNE ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLAMIŞTIR"
Uraloğlu, "Klasik ücret sendikacılığına dayalı sendikacılık anlayışı, yerini sosyal taleplerin yoğun olduğu hizmet sendikacılığına bırakmaktadır. İşte bu noktada Yol-İş Sendikası bu dönüşümü gerçekleştirerek büyük başarı yakalamış güçlü bir sendikadır." dedi.
Yol-İş'in köklü geçmişi hakkında konuşan Bakan Uraloğlu sözlerine şu şekilde devam etti:
"Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kurulmasıyla birlikte 1952 yılında Diyarbakır'da atılan ilk adımları, ardından 1952-1962 yılları arasında çeşitli illerde kurulan sendikaları, son olarak ise 9 Eylül 1963'te Türkiye Yol-İş Federasyonu'nun kuruluşunu görüyoruz. O günden bu yana Yol-İş, yol ve inşaat işçilerinin hak mücadelesinde ve sosyal diyalogda önemli bir mihenk taşı olmuştur. Nereden nereye geldiğimize baktığımızda, o ilk yıllardaki sınırlı imkânlarla yürütülen mücadeleden bugün ülkemizin dört bir yanında modern altyapıyı inşa eden güçlü bir sendikaya ve güçlü bir işçi camiasına ulaştığımızı görüyoruz."
Sendikaları demokrasilerin vazgeçilmez kurumları olarak gördüklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Yol-İş'in bu köklü geleneği ve sorumluluk bilinci, çalışma hayatımızın gelişimine önemli katkılar sağlamıştır. Alın terinin karşılığı sadece teşekkür olmamalıdır elbette. Bizler, 'işçinin ücretini teri kurumadan verin' hadisiyle çalışana haklarının verilmesinin ne kadar önemli olduğunu bildiren bir Peygamberin ümmetiyiz. Bu anlayışla, sosyal diyalog yoluyla işçi ve işveren arasındaki hak ve hukuku her daim gözetme gayretinde olduk." diye konuştu.