Fuhşa özendiren içeriklerin yaygınlaşmasına karşı HÜDA PAR'dan önlem çağrıları
HÜDA PAR Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında; özellikle genç kızları fuhşa özendiren dizi ve dijital içeriklerin yaygınlaşmasının, sanal fuhuş ve teşhirciliğin; aile kurumunu ve geleceğimizi tehdit ettiğini vurgulayarak alınması gereken önlemler hakkında çağrıda bulundu.
HÜDA PAR Sözcüsü ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, TBMM’de gündeme dair yaptığı değerlendirmelerde çölyak hastalarının ekonomik mağduriyetinin giderilmesi için atılması gereken adımları sıraladı. Glütensiz temel gıda ürünlerinde KDV’nin kaldırılması, üreticilere destek verilmesi ve hastalara yönelik yardımların artırılması gerektiğini vurgulayan Ramanlı; ifade özgürlüğünün korunması, sanal fuhuşla mücadele ve Suriye ile sınır ticaretinin geliştirilmesine ilişkin görüşlerini de paylaştı.
"Siyasi makamlar eleştirilere karşı daha fazla hoşgörü ve tahammül göstermelidir"
Son dönemde dijital mecralara ve sosyal medya hesaplarına yönelik olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından alınan idari kararlar ile sulh ceza hâkimliklerince uygulanan erişimin engellenmesi tedbirlerinin, ifade hürriyeti bağlamında ciddi hukuki tartışmalara yol açtığını belirten Ramanlı, birlikte yaşama idealinin ve çoğulculuğun temel unsurlarından birinin de farklı fikirlerin serbestçe ifade edilebildiği bir tartışma kültürünün varlığı olduğunu söyledi.
Ramanlı, "İfade hürriyetine yönelik yargısal ve idari müdahaleler, ancak şiddeti teşvik eden, kamu barışını açıkça tehdit eden veya başkalarının din, ahlak yahut diğer temel hak ve değerlerini çiğneyen istisnai durumlarda meşru kabul edilebilir. Özellikle siyasi düşüncelerin ifade edilmesi söz konusu olduğunda, siyasi makamlar eleştirilere karşı daha fazla hoşgörü ve tahammül göstermelidir. Koruyucu ve denetleyici hukuki mekanizmaların, ölçüsüz bir biçimde tatbik edilmesi ve insanlar üzerinde sansür etkisi oluşturması, toplumun tek tipleşmesine yol açacaktır. İnsanların, fikirlerini açıklamaktan imtina ettiği bir düzende temel hak ve hürriyetler zedelenmekle kalmayacak; toplumun medeniyet, çok seslilik ve hukuk devleti idealinden uzaklaşmasına neden olan telafisi güç zararlar ortaya çıkacaktır." dedi.
"Dar gelirli çölyak hastalarına nakdî yardımın yanı sıra düzenli gıda desteği sunulmalıdır"
Çölyak hastalarının hayat boyu sürdürmek zorunda oldukları glütensiz beslenmenin, günümüzde ciddi bir ekonomik yük oluşturduğunu ifade eden Ramanlı, araştırmaların, Türkiye’de glütensiz ürünlerin fiyatlarının muadillerine göre 4-5 kat daha yüksek olabildiğini ortaya koyduğunu aktardı.
Üstelik bu ürünlere her yerde ulaşmanın mümkün olmadığını belirten HÜDA PAR Milletvekili Serkan Ramanlı, "Özellikle dar gelirli aileler hem yüksek fiyatlar hem de tedarik ve kargo masrafları nedeniyle temel gıda ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmaktadır. Mevcut nakdî desteklerin günümüz ekonomik şartları karşısında yetersiz kalması da mağduriyeti derinleştirmektedir." diye ekledi.
Ramanlı, "Bu sorunun çözümü için öncelikle glütensiz temel gıda ürünlerinde KDV kaldırılmalı, üreticilere vergi avantajı ve hammadde desteği sağlanmalıdır. SGK tarafından verilen destekler güncel maliyetlere göre artırılmalı; dar gelirli çölyak hastalarına nakdî yardımın yanı sıra düzenli gıda desteği sunulmalıdır. Belediyeler aracılığıyla glütensiz halk ekmek üretimi ve uygun fiyatlı satış noktaları yaygınlaştırılmalıdır. Ayrıca ürünlerin güvenilirliği, etkin ve sıkı denetimlerle güvence altına alınmalıdır." şeklinde öneriler sundu.
"Toplumlar, ahlak ve hayâ duygusunun korunması ile varlıklarını devam ettirebilirler"
Genç kızları kolay yoldan zenginlik ve lüks hayat vaatleriyle fuhşa özendiren dizi ve dijital içeriklerin yaygınlaşmasının, sanal fuhuş ve teşhirciliğin 'kazanç kapısına' dönüştürülmesinin; aile kurumunu ve geleceğimizi tehdit ettiğini vurgulayan Ramanlı, insan bedeninin ticari bir metaya dönüştürülmesine ve fuhşun yaygınlaşmasına seyirci kalmanın, gerekli tedbirleri almamanın toplumun çöküşüne seyirci kalmak olduğunu kaydetti.
Toplumların, ahlak ve hayâ duygusunun korunması ile varlıklarını devam ettirebildiğine işaret eden Ramanlı, şu çağrılarda bulundu:
"İnternet yayınlarını düzenleyen 5651 sayılı Kanun etkin biçimde uygulanmalı, yetersiz kaldığı alanlarda ise caydırıcı yaptırımları kapsayacak şekilde yeni yasal düzenlemeler yapılmalıdır. VPN, DNS değişikliği ve benzeri yöntemlerle erişim engellerinin aşılmasına karşı, diğer ülkelerdeki gelişmiş filtreleme uygulamaları da incelenerek hukuki denetime tabi, etkili teknik tedbirler devreye sokulmalıdır. Gençleri fuhşa özendiren yayın kuruluşlarına ve sanal istismardan kazanç sağlayanlara karşı kararlı bir mücadele başlatılmalıdır. Devlet, nesillerimizi ifsat eden bu düzen karşısında acziyet göstermemeli; aileyi, iffeti ve toplumsal geleceğimizi korumak için gereken hukuki, idari ve teknik adımları gecikmeden atmalıdır."
"Suriye ile sınır ticaretinin canlandırılması büyük önem taşımaktadır"
Son olarak Suriye-Türkiye sınır kapıları hakkında değerlendirmelerde bulunan Ramanlı, Suriye ile sınır ticaretinin canlandırılmasının, hem Türkiye'nin sınır kentleri hem de savaşın yaralarını sarmaya çalışan Suriye açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Ramanlı, "Bu doğrultuda kapalı sınır kapıları yeniden açılmalı, mevcut kapıların kapasitesi ve etkinliği artırılmalı, ticaretin önündeki bürokratik engeller kaldırılmalıdır. Gümrük işlemleri kolaylaştırılmalı, taşımacılık ve geçiş kuralları sadeleştirilerek karşılıklı ticaretin gelişmesinin önü açılmalıdır. Nusaybin-Kamışlı Sınır Kapısı'nın faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmalar önemli bir gelişmedir. Bu çalışmaların hızlandırılmasını ve sınır kapısının bir an önce ticarete açılmasını temenni ediyoruz. Atılacak bu adımlar, Suriye'nin yeniden imarına ve ekonomik toparlanmasına katkı sağlarken sınır kentlerimizde de üretimi, ihracatı, istihdamı ve ekonomik hareketliliği artıracaktır." diye konuştu.